birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bağışçıların birçoğu avukatlık mesleği ile uğraşanlar, daha önceden yardım ettiği aileler ve çalışanları idi.Mütterlicherseits hatte Lohe zahlreiche Onkel und Cousins, die bereits zuvor Bürgermeister gewesen waren.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Nachdem sie einige Städte besucht hatten, ließen sie sich in Wien nieder.
Kaplan ve aslan melezi ligerların birçoğu hayvanat bahçesi ve safari parklarında yaşamaktadırlar.Ähnlich wie weiße Löwen und Tiger bringen Liger Besucher in Zoos und Tierparks.
Köyde ilginç lakaplara sahip kimseler vardır ve birçoğu vefat etmiştir.Von da an ist es in der Stadt geblieben und viele Wunder wurden ihm zugeschrieben.
Kanun tekliflerinin birçoğu öncelikle Temsilciler Meclisi'ne sunulur ve daha sonra Senato'ya gönderilir.Gesetzesvorlagen werden zunächst vom Congreso beschlossen und dann dem Senado zugeleitet.
Devrimi takiben devletleştirilen kurumların birçoğu Ahmedinejad döneminde hızla özelleştirilmiştir.Besonders viele Todesopfer waren in den Neubauten aus der Zeit Ahmadineschads zu beklagen.
Müzede Sanatçı Egon Schiele'in çalışmalarının birçoğu sergilemektedir.Hierbei werden von Künstlern geschaffene Werke zum Thema Egon Schiele präsentiert.
Bu tahminlerin birçoğu deneyler tarafından teyit edilmiştir.Diese Vermutung wurde von zahlreichen Zeugen bekräftigt.
UWC öğrencilerinden birçoğu Ulusal Komite sistemiyle seçilir.Wie für die UWCs üblich, werden die Schüler des UWC CSC von ihren jeweiligen Nationalkomitees ausgewählt.
Birçoğunu öldürmelerine rağmen hiçbirinin cesedi yoktur.Obwohl viele von ihnen getötet wurden, ließen sie nicht nach.
Başkentleri Kızıl Vadi (Chih-ku)'ya kadar girmiş, halkın bir kısmını öldürüp birçoğunu esir etmiştir.Diese überfielen die an Land Gegangenen, und Solís sowie die meisten seiner Männer kamen ums Leben.
Bu yüzden askerlerin birçoğu sahili görme imkânı bile bulamamıştır.Viele haben einfach noch keinen schwarzen Offizier gesehen.
Birçoğu Hong Kong'dan civardaki ilçelere öğretmek ve davah için giderler.Viele Menschen von nah und fern kamen, um ihren Rat einzuholen.
Bazı araçlar dışında birçoğu projesinden sağlanmıştır.Davon sind bestimmte Fahrzeuge ausgenommen.
Eserlerinin birçoğu Fransızca yazılmıştı.Viele ihrer Schriften wurden später auf Französisch verfasst.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Hinzu kam eine Pest, die fast alle Einwohner töte.
Avrupa dillerinin birçoğuna da çevrilmiştir.Fast alle Sprachen Europas wurden von ihm beherrscht.
Diğer höyüklerin birçoğu günümüzde üzerinde tarım yapılan alanlara dönüşmüşlerdir.Heute erholen sich viele Touristen auf den Bauernhöfen.
Küçük yerleşim birimlerinin birçoğu tümüyle yıkıldı.Viele kleinere Siedlungen wurden entvölkert.
Yemen’den göçen Yahudilerin birçoğu, Bezalel’insanatçıları oldu.Viele Binnenvertriebene im Jemen waren für humanitäre Organisationen schwer zu erreichen.
Birçoğu mükemmel cinayeti işlemeye kendilerini adamışlardır ve asla yakalanamayacaklarını düşünürler.Manche nehmen generell eine absolute Fixschuld an und meinen, die Arbeit könne nie nachgeholt werden.
Birçoğu da Osmanlı İmparatorluğu'na sığındı.Wer konnte, floh ins Osmanische Reich.
Deprem Stel Ormanı'ndaki stellerin birçoğuna hasar vermiştir.Diese Entwicklung hat zu einer großen Gefährdung vieler Waldökosysteme in den Bergregionen geführt.
Evlerin birçoğu butik otel olarak kullanılmakla beraber bir kısmı hâlâ ev olarak kullanılmaktadır.Der größte Teil des Komplexes wurde aber immer noch als Hotel genutzt.
Doğu Cephesi ile 1942'nin son aylarında ve 1943'ün başlarında bunların birçoğu yok oldu.In zwei Mordaktionen im späten September und späten November 1941 wurde ein Großteil von ihnen umgebracht.
Ama onlardan birçoğu bundan sonra da yeryüzünde aşırı gitmektedir.Et puis voilà qu'en dépit de cela, beaucoup d'entre eux se mettent à commettre des excès sur la terre. » (Cor.
Ve birçoğu...Et bien d'autres....
Bunların birçoğu kendilerini çocuklara veya engellilere adamış olanlardır.La plupart d'entre eux venaient de milieux pauvres ou en difficulté.
Tabelaların birçoğu iki dilde de yazılmıştır.La plupart des indications sont dans les deux langages.
Bu işletmelerin birçoğu hızla büyük konglomera haline geldi.Nombre de ces affaires se développent rapidement et deviennent d'importants conglomérats.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Que de cités, donc, avons-Nous fait périr, parce qu'elles commettaient des tyrannies.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Beaucoup d’hommes furent mis hors de combat.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.Après sa mort, une grande partie de son œuvre picturale a été perdue ou détruite.
Atinalıların birçoğu yarı eğitilmiş durumdaydı.La plupart des fossiles ont été découverts dans la moitié supérieure de la formation.
Basılan kopyaların birçoğu yok edildi.La plupart des copies sont détruites.
Çatışmada savaşanların birçoğu Bağımsızlık Savaşı sırasında İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) üyesiydi.Beaucoup de membres de la famille de Gordon ont combattu lors de la guerre d'indépendance.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.Enfin, de nombreux habitants du village sont à la retraite.
Bu, özellikle B vitaminlerinin birçoğu için geçerlidir.Au niveau des vitamines, elle apporte des vitamines B en particulier de la vitamine B9.
İnsektisitlerin birçoğu insanlar için zehirlidir.Certains d'entre eux sont toxiques pour l'homme.
Birçok işgalci Germen kabilesi çoktan Hristiyanlaşmıştı, yine de birçoğu Aryanizm'in takipçisiydi.La plupart des tribus germaines étaient déjà christianisées, quoiqu'en majeure partie arienne.
Kitaplarının birçoğu Reader's Digest'te de bulunmaktadır.Ainsi il illustre de nombreux ouvrages commerciaux, dont les guides édités par Reader’s Digest.
Birçoğu onun politik inançları ve ekonomik zenginliğinin kesişmesiyle ilgilidir.Il critique notamment les notions d'efficacité économique et de rationalité économique.
Birçoğu işkenceye uğradı ve sürgün edildi.La plupart ont été torturés et tués.
Savoy kont ve düklerinden birçoğunun adı.Nom de plusieurs comtes et ducs de Nevers.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Pour bien des spectateurs, c’était le signe précurseur du nouvel âge d’or qui attendait l’empire byzantin.
Kralların birçoğu sadece adlarına bastırdıkları madeni paralardan tanınmaktadır.Beaucoup d’entre eux ne sont connus que par leurs monnaies.
Diğer höyüklerin birçoğu günümüzde üzerinde tarım yapılan alanlara dönüşmüşlerdir.Nombreuses sont les parcelles cultivées aujourd'hui transformées en lotissements.
Eserlerinin birçoğu Fransızca yazılmıştı.Plusieurs de ses œuvres sont en français.
Birçoğunu yayınladı.Il a continué à beaucoup publier.
Bunların birçoğu ABD destekli Yeşu Operasyonu (Operation Joshua) ile kurtarıldılar.La plupart finirent par être évacués plus tard lors de l'Opération Josué menée par les États-Unis.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.La plupart de ces noms se sont perdus au cours de l'Histoire.
Bu pozisyonların birçoğu A. A. Troitzky tarafından çözümlenmiştir.Ces séries précoces ont été étudiées par A. Deroc.
Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilmiş, birçoğu ertelenmiştir.Sur les 238 accusés, 110 furent condamnés et des millions de dollars furent récupérés.
Bu filmlerin birçoğu, klasik haline gelmiş düşük bütçeli korku filmleridir.Maintenant, beaucoup sont des films à petit budget.
Uygulamaların birçoğu jeofizik akışkanlar dinamikleri içerir.La plupart des applications impliquent la dynamique des fluides géophysiques.
Bu kabilelerden birçoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.Les trois royaumes partagent une culture et une langue similaires.
Artık günümüzde görevlerin birçoğu otomatik olarak yapılmaktadır.De nos jours, les machines sont en grande partie automatisées.
Söz konusu arşivlerde birçoğu edebi ve dinsel içerikli “Mitannice” metin bulunmuştur.À cette époque, nombreux sont les exemples recensés de publicités remplies de fautes et d'anglicismes.
Şu anda sakınma bölgesinde olan gökadaların birçoğunu görebileceğiz.On pourra observer des voûtes d'arêtes au rez-de-chaussée.
Birçoğu yaz sürgünü yapar.Il arrive qu'elles tarissent certains étés.
İlgili Sayfalar