birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Many of them said, "He has a demon, and is insane! Why do you listen to him?"
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Therefore many of the Jews, who came to Mary and saw what Jesus did, believed in him.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Many also of those who had believed came, confessing, and declaring their deeds.
İşte bu yüzden birçoğunuz zayıf ve hastadır, bazılarınız da ölmüştür.For this cause many among you are weak and sickly, and not a few sleep.
Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar.Many a man have they led astray, O Lord.
Ama birçoğuna da azab hak olmuştur.Yet there are many who deserve the punishment.
Bu Kur'an, İsrail oğullarına, kendilerinin ayrılığa düştükleri şeylerin birçoğunu anlatmaktadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da yoldan çıkmıştır.So We gave those among them who were believers their reward; but most of them are disobedient.
"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp-saptırdı.Many a man have they led astray, O Lord.
Birçoğu üzerine azap hak olmuştur.Yet there are many who deserve the punishment.
Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,A number of the earlier peoples,
(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,A crowd of earlier generations
Birçoğu da sonrakilerdendir.And a crowd of the later.
Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.So We gave those among them who were believers their reward; but most of them are disobedient.
İnsanların birçoğu da azabı hak etmiştir.Yet there are many who deserve the punishment.
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim!And they misled many.
Öncekilerin birçoğu.A number of the earlier peoples,
Onların birçoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede yarıştıklarını görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
Onların birçoğunda ahde vefadan eser bulmadık. Onların birçoğunu tam sapıklar olarak bulduk.We did not find many of them faithful to their promises, and found many of them disobedient.
"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar.Many a man have they led astray, O Lord.
Birçoğunun da üzerine azap hak olmuştur.Yet there are many who deserve the punishment.
Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Yahut onları, içindekilerin kazançları yüzünden mahveder. Ama birçoğunu affediyor;Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
Onlardan birçoğunun günah, düşmanlık ve haram yemede yarıştıklarını görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
"Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular, Rabbim.Many a man have they led astray, O Lord.
İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkar, etmektedirler.But many men reject the meeting with their Lord.
Yahut yaptıkları yüzünden onları helak eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir.A crowd of earlier generations
"Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular.Many a man have they led astray, O Lord.
Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur.Yet there are many who deserve the punishment.
Fakat yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini zannediyordunuz.In fact you thought that God did not know the things you used to do.
Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
“Ya Rabbî! Doğrusu onlar (putlar) insanların birçoğunu saptırdılar.Many a man have they led astray, O Lord.
Birçoğu önceki ümmetlerden, birçoğu da sonrakilerden.A crowd of earlier generations
Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz.They said, “O Shuaib!
Ama birçoğuna da azab hak olmuştur. Allah kimi aşağılatırsa artık ona değer veren olmaz.And many merit the chastisement; and whom God abases, there is none to honour him.
İnsanların birçoğu da azabı hak etmiştir. Allah'ın alçalttığı kimseyi yükseltebilecek yoktur.And many merit the chastisement; and whom God abases, there is none to honour him.
O gün hepsini toplar da ey cin topluluğu, insanların birçoğunu baştan mı çıkardınız der.On the day when He shall muster them all together: 'Company of jinn, you have made much of mankind.'
Allah bize sizin hallerinizden birçoğunu haber vermiştir.God has already told us tidings of you.
Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Ve biz seni aramızda zayıf bir adam olarak görüyoruz.They said, 'Shuaib, we do not understand much of what thou sayest.
Birçoğunun da üzerine azap hak olmuştur. Allah'ın hakir kıldığına ikramda bulunan olmaz.And many merit the chastisement; and whom God abases, there is none to honour him.
Bununla beraber, insanların birçoğu âyetlerimizden yine de gafildirler.Surely many men are heedless of Our signs.'
Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.Then of them some are guided ones, and many of them are transgressors.
Size asla inanmayacağız! Allah bize sizin hallerinizden birçoğunu haber vermiştir.They will excuse themselves unto you when ye return to them.
İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır.And verily many of the mankind are transgressors.
Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.Then of them some are guided ones, and many of them are transgressors.
Zaten insanların birçoğu Allah’ın emrinden dışarı çıkmaktadırlar.And verily many of the mankind are transgressors.
(Allah, hatalarınızın) Birçoğunu da affeder.And He pardons much. (See the Quran Verse 35:45).
Birçoğunu da affeder (kurtarır).And He pardons much.
(Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir.By it He misleads many, and many He guides thereby.
Ama birçoğunu affediyor;And He pardons much.
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır.And surely, We have created many of the jinns and mankind for Hell.
Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık.And surely, We have created many of the jinns and mankind for Hell.
Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz.And most of them follow nothing but conjecture.
Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular.They have indeed led astray many among mankind.
Doğrusu onlar (putlar) insanların birçoğunu saptırdılar.They have indeed led astray many among mankind.
Fakat onlardan birçoğu da yoldan çıkmıştır.So We gave those of them who believed their reward, but many of them are sinful.
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
Onlardan birçoğunun, küfre sapanlarla dostluk kurduklarını görürsün.You will see many of them befriending those who disbelieve.
İlgili Sayfalar