birçoğu ile cümle
birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Mutta vanhukset, monet valehtelevat koska he olivat kuolleet, kömpelö, hidas, raskas ja kalpea kuin lyijy .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--O神は、彼女が来る! [ナースとピーターの入力]を。
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Tapi orang tua, banyak berpura-pura karena mereka mati, memimpin berat, lambat, berat dan pucat seperti .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Αλλά παλιά λαοί, πολλοί προσποιούνται όπως ήταν νεκρός? Δυσκίνητο, αργό, βαρύ και χλωμό ως επικεφαλής .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Но старики, многие делают вид, как они были мертвы; громоздкие, медленные, тяжелые и бледный, как привести .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--Но старите хора, много се преструват, тъй като те са мъртви, тромав, бавен, тежък и бледа като олово .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--אבל הזקנים, רבים להעמיד פנים כמו שהם מתים; להוביל מסורבלת איטי, כבד, חיוור כמו .--
Ama eski millet, birçoğu ölmüş gibi anlatmamakta, hantal, yavaş, ağır ve soluk olarak kurşun .--ولكن الناس من العمر ، كما اختلق العديد من القتلى كانوا ؛ يؤدي عملي ، بطيئة ، ثقيلة وشاحبا و.--
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?많은 사람들이 궁금해 합니다. 이 모든 테크놀로지는 우리 뇌에 어떻게 작용하는 걸까?
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?Mnohí z nás sa zamýšľajú nad tým, ako tá všetká technika navôkol pôsobí na náš mozok.
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?Mnozí z nás přemýšlí nad tím, jak vlastne všechna ta technika kolem nás ovlivňuje náš mozek.
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?Muchos nos preguntamos qué le hace la nueva tecnología a nuestro cerebro.
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?Ne întrebăm adesea în ce fel ne afectează tehnologia creierul? .
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?Viele von uns fragen sich: was macht all die Technik mit unserem Gehirn?
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?Мнозина от нас се чудят какво правят всички тези технологии с нашите мозъци.
[Anlatan] Birçoğumuz şunu merak ediyor: Tüm bu teknoloji beynimize ne yapıyor?[المعلقة] يتساءل الكثيرون عما تفعله كل هذه التقنية بأدمغتنا؟
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Când ați ieșit în pauză, mulți dintre voi ați întâlnit membri ai tribului vostru. Și ați discutat cu ei.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Gironzolando durante la pausa molti di voi hanno incontrato membri della propria tribu'.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.쉬는 시간에 돌아다니면서 많은 분들이 자신이 속한 부족원들과 만나 이야기를 하지요.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Στη διάρκεια του διαλλείματος, πολλοί από σας βρεθήκατε με μέλη της φυλής σας.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Гуляя во время перерыва многие из вас встретили членов вашего племени. И вы говорили с ними.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Докато се разхождате през почивката много от вас са срещнали членове на вашето племе.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.בהפסקות, בזמן שהסתובבתם פגשתם חברים בשבט שלכם, ושוחחתם עמם.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.عند التجوال أثناء فترة الراحة العديد منك ألتقى بأعضاء من قبيلته. وكنتم تحادثونهم.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.自分の仲間に会って 言葉を交わしたことでしょう リーダーとして望ましい行動をしていた方も 大勢いました
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Beaucoup de ces décès étaient tout à fait évitables.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.많은 수의 사망이 완전히 예방 가능한 것이었기 때문입니다.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Muchas de estas muertes fueron totalmente previsibles.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Multe dintre aceste decese pot fi prevenite.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Veel van deze sterfgevallen waren volledig te voorkomen.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Viele dieser Menschen hätten nicht sterben müssen.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Wielu z tych zgonów można było zapobiec.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Многие из этих смертей можно было предотвратить.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.Много от тези смъртни случаи са били напълно предотвратими.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.הרבה ממקרי המוות האלה לגמרי ניתנים למניעה.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.كثير من هذه الوفيات يمكن تفاديها تماما.
Aslında bu da doğru değil. Bu ölümlerin birçoğu kesinlikle önlenebilirdi.下痢に関する多くの死は 完全に防ぐことが出来るからです
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Asta ar înlătura o mare parte din opoziție.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Cela démolirait beaucoup d'opposition.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Das wird einen Großteil der Gegner hinwegfegen.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Điều đó sẽ thổi bay rất nhiều ý kiến phản đối.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Esto disipará en gran medida la oposición.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Ez az ellenállás nagy részét meg fogja szüntetni. Amikor az emberek kezében lesz ez a technológia,
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.이 변화는 많은 반대 의견들을 일축할 것입니다.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Odbúra to veľkú časť opozície.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Sbaraglierà molta opposizione.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.To rozgromi większość jej przeciwników.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Toto smete spoustu odporu.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Veel tegenstand zal weggevaagd worden.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Това ще премахне опозицията срещу нея.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Это разуверит большую часть оппозиции.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.זה יבטל חלק גדול מההתנגדות.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.للتخلص من معارضة الناس لها
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.この技術が普及すれば
Bankacılığın çok saygıdeğer bir meslek olduğu söylendiğinde birçoğumuz bankacılığa girmek istiyoruz.Când ni se spune că a fi bancher este o profesie foarte respectabilă mulţi dintre noi vor această meserie.
Bankacılığın çok saygıdeğer bir meslek olduğu söylendiğinde birçoğumuz bankacılığa girmek istiyoruz.De definierar vad vi vill ha och hur vi ser på oss själva. När bankväsendet sägs vara respektabelt-
Bankacılığın çok saygıdeğer bir meslek olduğu söylendiğinde birçoğumuz bankacılığa girmek istiyoruz.Gdy mówi się nam, że praca w banku jest bardzo szanowana wielu z nas chce pracować w bankowości.
Bankacılığın çok saygıdeğer bir meslek olduğu söylendiğinde birçoğumuz bankacılığa girmek istiyoruz.Ha azt mondják, a bankszakma nagyon tiszteletreméltó, akkor sokan a bankban akarunk dolgozni.
Bankacılığın çok saygıdeğer bir meslek olduğu söylendiğinde birçoğumuz bankacılığa girmek istiyoruz.Když nám řeknou, že bankéřství je velmi vážená profese, spousta z nás chce jít dělat bankéře.
Bankacılığın çok saygıdeğer bir meslek olduğu söylendiğinde birçoğumuz bankacılığa girmek istiyoruz.Keď počujeme, že bankár je vážená profesia, mnohí chceme ísť do bankového sektoru.