birçoğu ile cümle
birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.Тим не менш, у багатьох країнах, що розвиваються, жінки у два рази більше ризикують, ніж чоловіки.
Bu özelliklerin birçoğu laboratuvarda incelenmiş ve daha sonra evrende kabul edilmiştir.Багато хто з них були спочатку вивчені в лабораторіях, а потім були виявлені у Всесвіті.
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.Інші очевидці вважали, що загинули від 182 до 257 техасців.
Bu çalışmaların birçoğu teknofobik olarak algılanan teknolojinin daha karanlık tarafını tasvir etmektedir.Багато з цих робіт зображують «темний бік» технології, як її бачать технофоби.
Birçoğu ücretsiz olarak paylaşılır.Деякі ділилися ними безкоштовно...
Yolda birçoğu açlıktan, soğuktan ve hastalıktan ölür.Дуже багато людей гинуло в дорозі від холоду, голоду, хвороб.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Для багатьох це стало знаком того, що для Візантійської імперії настав новий золотий вік.
Birçoğu tek sefer yazmış 186 yazarı vardır.Загальна кількість співробітників установи становить 186 осіб.
Bulunan eserlerin birçoğu Niğde Müzesi 1. Salon'da sergilenmektedir.У залах музею представлені теми: Зал 1.
Eserlerinin birçoğu Fransızca yazılmıştı.Більшість документів написані по-французьки.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Багато з них були погано озброєнні.
Ancak birçoğu İngilizler tarafından öldürülmüş ya da topraklarından sürülmüştü.Багато англійців були вбиті шотландцями, що їх переслідували або місцевими жителями.
Kalan nüfusun birçoğu çay fabrikalarında çalışır veya memurdur.Більшість населення працює або вчиться у Харкові.
Ayrıca dünyanın en yüksek binalarının birçoğunu da tasarlamışlardır.Також представлені карти багатьох найбільших міст світу.
UNİX'li sistemlerin birçoğu RIP ile ilgili programı bünyesinde barındırır.Деякі операційні системи як Unix багаті на програми-фільтри.
Birçoğu ona destek vermekten ayrılmış ve diğerleri ise demoralize olmuşlardı.Багато хто боявся, що незабаром депортують і всіх інших.
Diğer höyüklerin birçoğu günümüzde üzerinde tarım yapılan alanlara dönüşmüşlerdir.Вчорашні колгоспники здебільшого стали сьогоднішніми фермерами.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.За цим випадком прийшла хвороба, від якої помирало дуже багато людей.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Деякі з цих приміщень і сьогодні використовують як сараї або хліви.
2 Aralık 1999 tarihinde, söz ve müziklerinin birçoğu kendisine ait olan Anlattım isimli albümü yayınlandı.2002 року Карла пише слова і музику власного альбому Quelqu'un m'a dit.
İnsektisitlerin birçoğu insanlar için zehirlidir.Багато повитиць отруйні для тварин.
Kış uykusuna birçoğu bir nehir kenarlarında araya gelerek yatar.У природі на період зими впадає у сплячку у заглибинах нешвидких річок.
Onun şiirleri, manzumeleri SSCB'nin uluslarının ve dünya uluslarının birçoğunun dillerine çevrilmiştir.Твори Бірюкова перекладені багатьма мовами народів СРСР і країн соцтабору.
Kurbanlardan birçoğu yakındaki bir tuz madeninde çalışıyordu ve cuma namazı için camide idi.Mnoho obětí pracovalo v nedalekých solných dolech a účastnili se tak páteční modlitby.
Bunların birçoğu ABD destekli Yeşu Operasyonu (Operation Joshua) ile kurtarıldılar.Většina z nich byla evakuována později operací Jozue provedenou Spojenými státy.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.V mnoha zemích rozvojového světa však ženy podléhají riziku dvojnásobně vyššímu než muži.
Yazdığı kitapların birçoğunu Londra'nın ünlü yayıncısı Joseph Johnson yayınlamıştır.Byly převážně poprvé uveřejněny v Londýně nakladatelstvím Joseph Johnson.
Omurgasızların birçoğunda formül, anlamsız (belirli bir kurala uymayan) sonuçlar vermiştir.Což rozzuří spoustu obyvatel, kteří čekali na peníze.
Bu birliklerin birçoğu doğu sınırlarından geliyordu.Většina z nich pocházela z východní části země.
Ancak bunların birçoğu bugün kullanılmamaktadır.Mnohá se však už dnes nepoužívají.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.Nikdy nezapomenu na její zoufalství a zklamání.
Birçoğu sonlu boyutlu vektör alanlarına önemi sınırlar.Opět se omezme na případy konečněrozměrných vektorových prostorů.
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.Byli však pronásledováni a mnozí pobiti; silmaril jim byl odňat.
İsyancıların birçoğu idam edilmiş, aynı zamanda bazı isyancı senetörler ölüm cezası verilmiştir.Mnoho rebelů bylo popraveno, taktéž někteří senátoři byli odsouzeni k smrti.
Ülkede çok az sayıda Yahudi olup birçoğu İsrail'e göç etmiştir.Válku přežilo jen velmi málo židovských obyvatel, ti se většinou vystěhovali do Izraele.
Semt aynı zamanda birçoğu Sovyet baskısından dolayı göç eden önemli bir Çeçen nüfusunu barındırmaktadır.Z toho důvodu obec opustilo velké množství obyvatel hlásících se k české národnosti.
İstanbul’a gelen ayanların birçoğu Sened-i İttifak’a katılmadan geri dönmüşlerdir.Většina z navštívených vězňů se po propuštění do Folsomu nevrátila.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Většinou nedocházelo k ozbrojeným bojům.
Yazıtların birçoğu kırık, eksik ya da zedelenmiş olarak ele geçer.Části některých textů obsahují slova jako nevím, zničeno či setřeno.
Freud rüyaların birçoğunu oidipus kompleksine dayandırır.Takto Freud objevil oidipovský komplex.
Birçoğu da Çukçice ile Rusçayı akıcı biçimde konuşabilmektedir.Téměř všichni umí mluvit i plynně rusky.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.V jejich rodinách se však nepřestaly tajně udržovat některé židovské obřady.
Bunların birçoğu aynı zamanda ortak veya uluslararası görevlerdir.Řada z nich se angažuje ve vrcholových politických funkcích a to jak na úrovni komunální, tak i celostátní.
Birçoğu, 30 kişi değil, en azından 200 kişinin öldürüldüğünü savunmaktadır.Mnozí z nich zastvávají tvrzení, že mrtvých bylo přinejmenším 200.
Birçoğu günümüzde kullanılmaktadır.Mnohá z nich se používají dodnes.
Dizi eleştirmenlerden genellikle olumlu yorumlar alarak başladı, birçoğu Viola Davis'in performansını övdü.Seriál byl kritikou přijat příznivě, obzvláště byl chválen výkon herečky Violy Davis.
Ana madde: Cami Dâru’l‐Kurra ve Dâru’l‐Hadis medreselerinin birçoğu camilerde açılmışlardır.O Hromnicích anebo okolo Hromnic jistá zima bývá; odkudž mnozí chtějí, že jest toho času polovice zimy.
16 Şubat 1894'te geminin buhar borularından birçoğu patladı.Dne 16. března 1894 se u mlýna zřítil balon z Berlína.
1896 Les Plaisirs et les Jours adı altında bu küçük yazıların birçoğundan oluşan bir derleme yayınlandı.V roce 1896 byl pod názvem Les Plaisirs et les Jours (Rozkoše a dni) zveřejněn výbor z těchto raných děl.
Ancak savaş sırasında birçoğu kaybedildi ve az sayıdaki top savaş sonuna kadar ordu servisinde kaldı.Prý stěží polovina všech bojovníků byla schopna po bitvě opustit bojiště.
Basılan kopyaların birçoğu yok edildi.Většina vydaných nákladů byla zničena.
Öğrencilerinin birçoğu oldukça ünlü Karate ustaları oldular.Mnoho z jeho studentů se později stalo slavnými kouzelníky.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.Téměř všechny jeho spisy byly později ztraceny nebo zničeny.
Osmanlı-Rus Savaşları'nın birçoğu Romanya topraklarında çarpışıldı.O serie de războaie ruso-turce au fost date pe teritoriul țărilor române.
Bu tahminlerin birçoğu deneyler tarafından teyit edilmiştir.Această predicție a fost confirmată de numeroase teste.
Metal içeren bileşiklerin birçoğu, özellikle geçiş metalleri içerenler koordinasyon bileşikleridir.Majoritatea compușilor chimici ce conțin metale, în special metale tranziționale, sunt complecși coordinativi.
Wikipedia'nın erken dönem toplum lideridir ve özgün politikaların birçoğunu oluşturan kişidir.El a fost lider al comunității Wikipedia la început și a stabilit multe dintre politicile sale originale.
Gerçekçi sahnelerinin grafik niteliği, birçoğunun hiçbir zaman basmamasına ya da sergilenmemesine neden oldu.Scenele lui realiste au avut ca rezultat faptul că multe opere ale lui nu au fost niciodată expuse.
Eserlerinin birçoğu Fransızca yazılmıştı.Majoritatea operelor lui sunt scrise în limba franceză.
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.Martorii oculari au numărat între 182–257 texani uciși.