birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Satın aldığı şeylerin birçoğu Naziler tarafından "yozlaşmış sanat" olarak etiketlenecek bir tarzdı.Een tiental van zijn schilderijen werd hetzelfde jaar als 'entartete kunst' door de nazi's in beslag genomen.
Artık günümüzde görevlerin birçoğu otomatik olarak yapılmaktadır.Dit vanwege de reden dat een aantal van de nu bestaande taken zullen worden geautomatiseerd.
Birçoğu Fransa'ya kaçtı.Toen zijn veel mensen naar Hongkong gevlucht.
Albümde yer alan şarkıların birçoğu Zeki Müren yorumuylada bilinmektedir.De meeste nummers die op het album te horen zijn, zijn dan ook covers van bekende zangeressen.
Bu yüzden birçoğu sesleri taklit edebilir.Hierdoor kunnen geluiden goed gelokaliseerd worden.
Atinalıların birçoğu yarı eğitilmiş durumdaydı.De meeste tunieken werden aan een stuk geweven.
Bu inançların birçoğunda ölmüş kişiler ruh varlıklar şeklinde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler.Mensen die aan deze aandoening lijden, gaan op den duur in hun eigen leugens geloven.
Bu hastalığa yakalananların birçoğu hayatını kaybediyor.Deze ziekte schijnt veel koeien het leven te kosten.
Bu şirketlerin birçoğu petrol endüstrisiyle yakından ilgilidir.Deze sectoren zijn nauw verbonden met de olie- en gasindustrie.
Ebu Cafer Taberî'nin yazdığı eserlerin birçoğu kaybolmuş ve zamanımıza kadar ulaşamamıştır.Van Robbert Duval zijn niet veel kunstwerken bekend en voor zover bekend heeft er niet één de tijd overleefd.
Birçoğu Peru Devlet Kütüphanesi'nde bulunabilmektedir.Większość z nich można znaleźć w Bibliotece Narodowej Peru.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Dla wielu był to znak początku nowego złotego wieku dla Cesarstwa Bizantyńskiego.
Artık günümüzde görevlerin birçoğu otomatik olarak yapılmaktadır.Wiele funkcji wykonywanych dotychczas przez dyżurnych ruchu odbywa się automatycznie.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.W tym czasie panowała już wśród przesiedleńców epidemia i wielu z nich zmarło.
Birçoğunu yayınladı.Wiele publikował.
Bunların birçoğu ABD destekli Yeşu Operasyonu (Operation Joshua) ile kurtarıldılar.Większość z nich została ewakuowana w czasie późniejszej amerykańskiej Operacji Jozue.
Ve birçoğu...I wielu innych...
Bu tahminlerin birçoğu deneyler tarafından teyit edilmiştir.Przewidywania te potwierdzone są przez szereg eksperymentów.
Apps'i kullanan müşterilerin birçoğu Apps müşteri sayfasında öne çıkarılıyor.Wielu z klientów korzystających z usługi Apps zostało wymienionych na stronie z listą jej użytkowników.
1896 Les Plaisirs et les Jours adı altında bu küçük yazıların birçoğundan oluşan bir derleme yayınlandı.W 1896 wiele z tych tekstów zostało zebranych i wydrukowanych pod tytułem Les Plaisirs et les Jours.
Bu şirketlerin birçoğu petrol endüstrisiyle yakından ilgilidir.Sektory te są ściśle związane z przemysłem naftowym i gazowniczym.
Birçoğu tek sefer yazmış 186 yazarı vardır.Łącznie ukazało się 186 numerów.
Bunların birçoğu "serçe" sözcüğünün türevleridir.Niektórzy definiują się tym słowem z dumą.
Kitaplarının birçoğu Reader's Digest'te de bulunmaktadır.Jej fragmenty zostały opublikowane w czasopiśmie Reader’s Digest.
Birçoğu Fransa'ya kaçtı.Większość z nich trafiła do Francji.
Köy nüfusunun birçoğu göç etmiştir.Wiele mieszkańców wsi wtedy wyemigrowało.
Ülkede çok az sayıda Yahudi olup birçoğu İsrail'e göç etmiştir.Żydzi masowo wybierali Francję, bardzo niewielu wyjechało do Izraela.
Japon askerleri Mançuryalı haydutların çoğunu öldürür, "İyi" de Japon askerlerinden birçoğunu öldürür.Koreańczycy, mimo starań swych japońskich „panów”, licznie dezerterowali.
Birçoğu ücretsiz olarak paylaşılır.Część z nich dostępna jest bezpłatnie.
Bu yüzden birçoğu sesleri taklit edebilir.Potrafią wydawać różnorodne odgłosy.
Bu özelliklerin birçoğu güncellenmiş bir Yahoo!Część sławnych osób pojawiła się na Yahoo!
Fakat daha sonra bu söylenenlerin birçoğunun abartma ya da kurgulama olduğu ortaya çıktı.Podobne doniesienia okazały się jednak być w większości fałszywe bądź przesadzone.
Birçoğunda ince olan bu 5 segment, Androctonus cinsinde belirgin biçimde kalındır.Pręciki, których jest 5, i słupek zrośnięte są w androgynofor.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.W ciągu wieków wiele z nich zaginęło.
Büyük birçoğunluk Anadolu'ya alışamayıp tekrar geri dönmeye karar vermişlerdir.To zachęciło niektórych ludzi do powrotu na Comino i powtórne osiedlenie się tutaj.
Avrupa dillerinin birçoğuna da çevrilmiştir.Została ona zapożyczona przez większość języków europejskich.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Część z nich posiada nawierzchnię piaszczystą, a część żwirową.
Bunlardan birçoğu Bizans Imparatorluğu arazilerine kaçtılar.Wielu z nich uciekło przed reżimem do Tanzanii.
Birçoğu hastalık, bitkinlik veya gardiyanlardan gördükleri işkence nedeniyle öldü.Ponad 30 tys. osób zdołało jednak opuścić obóz dzięki pomocy zatrudnionego tam polskiego personelu.
Apps'i kullanan müşterilerin birçoğu Apps müşteri sayfasında öne çıkarılıyor.Många av kunderna som använder Apps finns med på Apps kundsida.
Birçoğu ücretsiz olarak paylaşılır.Många av dessa är gratis.
İnsektisitlerin birçoğu insanlar için zehirlidir.Många är giftiga för människor.
Bu şirketlerin birçoğu petrol endüstrisiyle yakından ilgilidir.Många verksamheter är också relaterade till oljeindustrin.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.Nazistiska ledare fördömde rökning och kritiserade tobakskonsumtion offentligt.
1828'de vuku bulan ikinci vakada, kıdemli madencilerin birçoğu ölürken Brunel da ölümden kıl payı kurtuldu.Vid den andra översvämningen 1828 lyckades Brunel nätt och jämnt undkomma att förolyckas.
Bu çalışmaların birçoğu teknofobik olarak algılanan teknolojinin daha karanlık tarafını tasvir etmektedir.Många av dessa verk skildrar enligt teknofobin en mörk sida av tekniken.
Ve birçoğu...Mycket, många.
Binlerce kadrosu hapse atıldı, birçoğu yargılanmadan infaz edildiler.Många av dem avrättades utan rättegång.
350'nin üstünde filmde oynamıştır ve bunların birçoğunda Hank Armstrong ona eşlik eden erkek olmuştur.Också enligt IAFD har hon medverkat i 351 filmer, ofta tillsammans med sin man Hank Armstrong.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Den var även obeväpnad.
İnsanlardaki hastalıkların birçoğuna köpeklerde de rastlanır.Samma sjukdom förekommer även hos hundar.
Ünlü icatların veya eğlence ürünlerinin birçoğu kişinin hayal gücünün ilhamı sayesinde üretilmiştir.De kändaste uppfinningarna och produkterna skapades av inspiration från någons fantasi.
Birçoğu belirgin dönem değişimi göstermektedir.Födovalet visar stora årstidsvariationer.
Söz konusu arşivlerde birçoğu edebi ve dinsel içerikli “Mitannice” metin bulunmuştur.De allra flesta individer befinner sig någonstans mellan bokstavstrogen religiositet och ateism.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.De flesta av hans verk är försvunna eller förstörda.
Köy halkının birçoğu emekli düzeyindedir.De flesta invånarna i byn är pensionärer.
Birçoğu onun politik inançları ve ekonomik zenginliğinin kesişmesiyle ilgilidir.Detta syftar ofta på att förtydliga deras enighet och politiska självständighet.
Film bugün çekilmiş olsaydı, hayvanların yer aldığı sahnelerin birçoğunu gerçekleştirmek mümkün olmayacaktı.När filmen spelades in kunde man inte få alla cirkusdjuren in i studion.
Grubun eski kadrosunun birçoğu yeniden bir araya gelmişti.Flera av bandets tidigare medlemmar ställde upp.
Ve birçoğu...І багато іншого...
İlgili Sayfalar