birçoğu ile cümle
birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yazıların birçoğu otobiyografik özellik taşımaktadır.Alguns destes ensaios são autobiográficos.
Bu yüzden güçlerinin birçoğu bilinmemektedir.Porém, muitas de suas fontes são desconhecidas.
Birçoğu Mihail tarafından esir alındı, diğerleri de yakınlardaki kalelere sığındılar.Muitos renderam-se a Miguel, enquanto outros fugiram para as cidades fortificadas próximas.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Muitos dos residentes vivem no meio das rochas, algumas habitadas por mais de 3.000 anos.
Beyazların birçoğunu geri çağırdı, fakat Dante bunların arasında değildi.Um vento terrível passa por ele, porém Deus não estava nele.
Bu çiftçilerden birçoğu 1994 soykırımında ailelerini kaybetmişlerdi.Perdeu a maior parte de sua família durante o genocídio de 1994.
Bu projelerin birçoğu üst seviyedeki projelerdir.Muitos desses programas referem-se a passos ousados.
Deneyim çeşitlerinin birçoğunun tinsel farz edildiği form, gerçekliğin bu düzeyinde bulunur.Muitas das experiências consideradas espirituais ocorrem neste nível da realidade.
Eserlerinin birçoğu Fransızca yazılmıştı.Alguns de seus versos foram escritos em francês.
Konuşanların birçoğu bugün İsrail'de yaşamaktadır.Muitos vivem em Israel.
Birçoğu, ıslak ortamlarda yaşayan ökaryotik, fotosentetik organizmalardır.Muitas das algas são eucariotas, organismos fotossintetizantes que vivem no meio ambiente molhados.
Hala birçoğu dönecekmiş gibi çalışmakta, hala birçoğu kiracı.Um número crescente desses expatriados retornaram, enquanto muitos continuam a viver no exterior.
Türk ve İslam devletlerinin birçoğunda toprak yönetimi bu şekildeydi.Sem Contar O Governo Islamista E Árabe Na Maior Parte Do País.
Atanan kayyımlar gazeteci, editör ve yazarların birçoğunu işten çıkarmıştır.Reprimiu a imprensa e prendeu muitos dos editores e escritores.
Birçoğu günümüzde kullanılmaktadır.Muitos deles ainda são usados hoje.
Ancak birçoğu İngilizler tarafından öldürülmüş ya da topraklarından sürülmüştü.Muitos deles morreram ou foram assassinados pelos alemães.
İsyancılardan birçoğu böylece dağılmıştı.Contudo, boa parte dos rebeldes já haviam se retirado.
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.Mostrou desenvoltura e persistência na solução de vários problemas.
Erkek ve çocukların birçoğu öldürüldükten sonra askerler kadınlara saldırmışlar ve tecavüz etmişlerdir.Só matava mulheres e meninos, cujos corpos violava e mutilava.
Birçoğunda gözler büyüyerek başın büyük bir kısmını kaplamıştır.Velhice saudável: múltiplos olhares e múltiplos saberes.
Kamışlı'da insanların birçoğu yöresel Kürt kıyafeti ve Arap elbisesi olan kandura giyerler.Cirwal consiste em uma calça larga usada pelos árabes e muçulmanos por baixo da túnica.
Filmin birçoğu Çin'de Hong Kong'da ve İngiltere'de çekilmiştir.A maioria das cenas foram filmadas na Alemanha e na Áustria.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.A maioria são voluntárias .
Ülkedeki üniversitelerin birçoğunda, haberin ulaşmasına binaen çeşitli kutlamalar gerçekleştirildi.Atualmente muitas escolas por todo o país suspendem suas aulas para comemorarem esta data.
Birçoğu Dumanlı Dağlarda, birçoğu da Mordor’da yerleşiktirler.Muitos deles vêm instalar-se em Marrocos.
Flyovers olan şehirlerin birçoğunda "City Tours" da var.Een aantal steden met Flyovers beschikken daarbovenop over "City Tours".
Konuşanların birçoğu bugün İsrail'de yaşamaktadır.De meesten leven tegenwoordig in Israël.
Bunların birçoğu sonradan Moore'a sipariş vereceklerdi.Later zouden enkele van hen ook werk van Moore aanschaffen.
Bunların birçoğu kendilerini çocuklara veya engellilere adamış olanlardır.Het leeuwendeel van hen was verbannen of voortvluchtig.
Bu ailelerin birçoğu Türkiye'de yaşamaktadır.Veel van zijn familieleden wonen echter in Turkije.
Jason Statham kendi hareket ve dövüş sahnelerinin birçoğunu kendisi yapıyordu.Jason Statham deed zijn eigen autostunts en vechtscènes.
Kells kitabı daha önceki elyazmalarında görülen ikonografik ve stilistik geleneklerin birçoğunu izler.Het Book of Kells volgt veel van de iconografische en stilistische tradities van de eerdere manuscripten.
Bu metodların birçoğu görünür dalgaboylarında çalışır, ve birçoğu ışık alanları oluşturur.Veel van deze methodes werken in het zichtbare deel van het spectrum en produceren lichtvelden.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Vanuit de steden in de omgeving kwamen er dan ook vele mensen op bedevaart.
Mallarını korumaya çalışan 12 Yahudi öldürüldü ve birçoğu yaralandı.Enkele Joden die hun bezittingen trachtten te verdedigen werden gedood.
Tabelaların birçoğu iki dilde de yazılmıştır.Ook de meeste andere aanduidingen zijn in de twee talen te vinden.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Sommigen van hen bleven in het geheim hun joodse geloof voortzetten.
Hatta birçoğu silahsız savaşıyordu.Velen hadden zelfs helemaal geen wapens.
Bu kabilelerden birçoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.De verschillende stammen hadden een soortgelijke taal en cultuur.
Parti ileri gelenlerinden birçoğu tutuklandı.Een groot aantal leden van de Trouw-groep werd gearresteerd.
Deprem Stel Ormanı'ndaki stellerin birçoğuna hasar vermiştir.De aardbeving vernielde vele van de Stelen van Stele Woud.
Bu yüzden güçlerinin birçoğu bilinmemektedir.Daarom is het volle vermogen van zijn krachten niet bekend.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Het gemeentebestuur investeert veel geld in computers en multimedia op de scholen.
Birçoğunun üstü açık ve arkadan kapısı olan kasası bulunuyordu.Aan de voor- en achtergevel liggen ruime kantoorvertrekken.
Grubun eski kadrosunun birçoğu yeniden bir araya gelmişti.De meeste ploegen van het vorige jaar keerden terug.
Bu dili kullananların birçoğu en az iki dil bilmektedir.Sommige van deze talen hebben soms nog maar een paar honderd mensen die deze taal gebruiken.
Örn : Hayvanların birçoğu.)(Zie: veelvouden van bytes).
Diziyi izleyenlerin birçoğunun ortak kanısı bugüne kadar izledikleri en iyi dizi olduğu yönündedir.Veel vrouwen in de serie hebben geclaimd dat hij de knapste man is die ze ooit hebben gezien.
Bu sanatçılardan birçoğu sonraki dönemlerde de karikatürcülüğü sürdürmüştür.Veel kunstenaars werden in latere tijden nog door het schilderij geboeid.
Eva, çektiği filmlerin birçoğunda gözlüğünü takmıştır.In de serie zelf draagt hij vrijwel altijd een bril.
Şarkılardan birçoğunun sözleri İskoçya'nın ulusal şairi Robert Burns'ün (1759-1796) şiirlerinden çevrilmiştir.Deze zijn vooral nagelaten door Schots dichter Robert Burns (1759-1796).
Birçoğu pazarlama fantastiği yeni nesil gurular türedi.Veel leden van de adel traden toe.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.Bij sommige soorten zij de hoorns naar achteren gekromd, bij andere naar voren.
Birçoğu savaşı ilk aylarında kaybedildi.Tijdens de Eerste Wereldoorlog werden veel leden verloren.
Birçoğunun, gazetelerinde köşesi vardır.Veel buurten in het district hebben hun eigen kranten.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Tegenwoordig zijn de meeste winkels in de galerij boekenwinkels en kunstgalerijen.
Birçoğu, 30 kişi değil, en azından 200 kişinin öldürüldüğünü savunmaktadır.30 soldaten en ten minste 200 Gardisten sneuvelden.
Hesse, kitaplarının birçoğunda çile hayatını ve manevi ilhama erişmeyi konu edinmiştir.Veel van de boeken van Hesse gaan over persoonlijke ontwikkeling en groei.
Birçoğu tek sefer yazmış 186 yazarı vardır.Het is duidelijker om '186 duizend' te schrijven.
Bu bölgelerde kümelerin birçoğu en sonunda çarpışıp iç içe geçeceklerdir.Veel van deze riviertjes in dit gebied komen uiteindelijk in de Rábca terecht.