birçoğu ile cümle
birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kitaplarının birçoğu Reader's Digest'te de bulunmaktadır.Collezione di articoli apparsi su Seleções do Reader's Digest.
Kaydettiği şarkıların birçoğu Kongre Kütüphanesi'nde arşivlenmiştir.Molte delle sue registrazioni sono conservate nella Library of Congress.
Birçoğu savaşı ilk aylarında kaybedildi.Il battaglione ha sofferto molte perdite durante i primi mesi della campagna.
Sadece Almanya'da küçük birçoğunluğun sempatisini kazanmıştı.In Germania ha vinto diversi titoli nazionali giovanili.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.Questo sarebbe stato seguito da molte altre delusioni e peggio.
Grubun son albümlerinden birçoğu belli bir tema üzerine kurulmuş konsept albümler şeklindedir.Molti degli album del gruppo sono concept album.
Bu nedenle tarihi eserlerin birçoğu yok olmuştur.La maggior parte dei registri dell'epoca sono andati perduti.
Bu köyde yaşayanların birçoğunun Maraş bölgesinden gelmesi dolayısıyla bu ismi almıştır.Il nome è dovuto al fatto che molti abitanti della zona esercitano questa professione.
Büyük birçoğunluğu güçlü iki-kutuplu genel (global) manyetik alanlara sahiptir.Per volume questi rappresentano due terzi dei rifiuti radioattivi di alto livello ("high-level").
Birçoğu güçlü Yeniçeri Ocağı tarafından tahttan indirildi.Molti giornalisti lo stavano aspettando con ansia al molo.
Şarkının bu sürümünde, orijinal sürümünde yer alan müzisyenlerin birçoğu tekrar yer almıştır.Da qui molte culture musicali fanno risalire le loro origini lontane.
500 şarkı bestelemiş ve bu şarkılardan birçoğu dünya çapında bir başarı yakalamıştır.Ha scritto oltre 500 canzoni e ha fatto molti tour in giro per il mondo.
Albümlerindeki şarkıların birçoğunu kendi yazıp besteliyor.Egli stesso scrive tutte le melodie per i suoi album.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Nel frattempo, la città è invasa dalle aberrazioni e in molti vengono uccisi.
Bu kabilelerden birçoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.Questa gente parlava lingue diverse ma condividea molti aspetti di cultura.
İlçede yaşayanların birçoğu emekli, geri kalan kısmı ise tarım ve hayvancılık ile uğraşmaktadır.La maggior parte degli abitanti sono contadini, mentre il resto lavora nei servizi e nel commercio.
Bu gezegenlerin büyük birçoğunluğu fiili görüntülemeden ziyade doğrudan olmayan çeşitli yöntemlerle saptandı.Numerosi filosofi si occuparono, più o meno indirettamente, della questione.
Bu seferlerin birçoğu İngiltere Dikilitaşları'na işlenmiştir.Molte di queste istituzioni saranno fatte proprie dai regni giudicali.
Birçok Kölemen lideri öldürüldü, birçoğu kaçtı ve çoğu da İngiliz donananmasına sığındı.Più schiavi che mai stavano scappando, molti di loro si unirono poi all'esercito dell'Unione.
Ülkede çok az sayıda Yahudi olup birçoğu İsrail'e göç etmiştir.Gli ebrei scelsero quasi tutti la Francia, e pochi sono passati in Israele.
İnsanların birçoğu öldü.Погибло много людей.
Birçoğuna göre yavaştan keçileri kaçırıyorum.Многие думают, что у меня не всё в порядке с головой.
Olup bitenler birçoğumuzu ciddi derecede üzüyor.Происходящее сильно огорчает многих из нас.
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.Другие очевидцы считали, что погибли от 182 до 257 техасцев.
Bu özelliklerin birçoğu laboratuvarda incelenmiş ve daha sonra evrende kabul edilmiştir.Многие из них были изначально изучены в лабораториях, а затем были обнаружены во Вселенной.
Bu çalışmaların birçoğu teknofobik olarak algılanan teknolojinin daha karanlık tarafını tasvir etmektedir.Многие из этих работ изображают «тёмную сторону» технологии, как её видят технофобы.
Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.Для многих это стало знаком того, что для Византийской империи наступил новый золотой век.
Konuşanların birçoğu bugün İsrail'de yaşamaktadır.Большинство носителей сейчас живут в Израиле.
Birçoğu savaşı ilk aylarında kaybedildi.Большая их часть была потеряна в первые месяцы войны.
Ve birçoğu...И другими...
Örn : Hayvanların birçoğu.)Другие животные (например.
1935 yılında Moten ölünce Basie gruptaki müzisyenlerin birçoğunu da alarak yeni bir orkestra kurmuştur.После смерти Мотена в 1935 году, Бэйси пригласил многих музыкантов оркестра в собственную группу.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Тем не менее часть из них тайно продолжала исповедовать иудаизм.
Birçoğu Fransa'ya kaçtı.Многие французы эмигрировали во Францию.
Eserlerinin birçoğu Fransızca yazılmıştı.Многие его письма были написаны по-французски.
Bunun üzerine birçoğu İslam’ı kabul etti.При нем многие аяны были сосланы.
Bu faaliyetlerin birçoğu geleneksel hale gelmiştir.Многие из этих традиций все ещё существуют.
Kale izlerinin birçoğu zaman içerisinde yok olmuştur, sadece küçük bir tepede birkaç kalıntı bulunmaktadır.В скале видны множество отверстий, некоторые из них доступны только скалолазам.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.У них много сараны: собирали её коренья и приготовляли из них кашу.
Jason Statham kendi hareket ve dövüş sahnelerinin birçoğunu kendisi yapıyordu.Саммо Хун занимался постановкой массовых сцен и боёв.
Soğuk Savaşın sona ermesi ile bunların birçoğu günyüzüne çıktı.Из-за того, что ночь выдалась очень холодной, многие из них были вынуждены кутаться в пледы.
Heykellerinin birçoğunu kırdı, paranoya belirtileri göstermeye başladı.Она уничтожила почти все свои работы и, согласно некоторым предположениям, проявляла признаки паранойи.
Sadece Almanya'da küçük birçoğunluğun sempatisini kazanmıştı.Многократно выигрывал крупные и небольшие турниры в Германии.
Ancak Aktium Savaşı'ndan sonra muhaliflerinin birçoğunu affederek itibar kazanmıştı.После разгрома восставших он, однако, был прощён, как и многие знатные участники восстания.
Ancak bunların birçoğu bugün kullanılmamaktadır.Некоторые из них сейчас не используются.
Diziyi izleyenlerin birçoğunun ortak kanısı bugüne kadar izledikleri en iyi dizi olduğu yönündedir.Многие работники, строившие парк, описывали его как самое хорошее, что они когда-либо видели.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.Многие уезжали добровольно.
Şehrin rahat hayatından gelenler arasından birçoğu hastalandı ve bazısı hayat şartlarından dolayı vefat etti."Жизнь в головах очень многих словно утратила свое богатство».
Ofanto nehrinde geçerek geri çekilirlerken birçoğu boğulmuştur.Многие, переправляясь через Днепр, утонули.
Aşağısında deniz görünen bir uçurumda çekilen klip, şarkıda geçen sözlerin birçoğunu da canlandırdı.На скале с видом на море клип воссоздаёт множество воспоминаний, отражённых в тексте песни.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Также организация финансирует и управляет еврейскими школами в разных странах.
Karakterlerin birçoğu yazarın daha sonraki romanı Ulysses'te ufak rollerde yeniden ortaya çıkar.Некоторые из персонажей впоследствии будут введены автором в роман «Улисс».
X. laevisin cinsel erginliğe ulaşması 1-2 yıl sürer ve aynı cinsten diğer türlerin birçoğu gibi tetraploittir.X. laevis требуется от одного до двух лет для достижения половой зрелости.
Birçoğu onun politik inançları ve ekonomik zenginliğinin kesişmesiyle ilgilidir.Для него несомненна связь между политической экономией и нравственностью.
5 - 7 Kasım 1945'te gerçekleşen Trablus pogromuyla 140 Yahudi öldürüldü ve birçoğu da yaralandı.В период с 5 по 7 ноября 1945 г. более 140 евреев были убиты и многие ранены.
Parti ileri gelenlerinden birçoğu tutuklandı.Но было арестовано много моих хороших знакомых.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.Многие из его работ были разрушены или пропали.
Tabelaların birçoğu iki dilde de yazılmıştır.Многие указатели и знаки на дорогах тоже указаны на двух языках.
Hala birçoğu dönecekmiş gibi çalışmakta, hala birçoğu kiracı.Часть добровольцев разъехались по домам, но многие вернулись.
Birçoğu yaz sürgünü yapar.Летом многие из них высыхают.