bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.Die kleinen Altstädte Hessens kämpfen ums Überleben.
"Bir zamanlar manşettiler 3"."Lesemeister 3)".
Bir zamanlar Bosna Eyaleti'nin merkeziydi.Früher war er Mitglied von Lietuvos centro sąjunga.
Bir zamanlar bu rol Dördüncü Doktor için düşünülmüştür.Dieses Geschehen wurde gegen Mitte der vierten Staffel dargestellt.
8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok.Ein Jahr zuvor war bereits die Debütsingle Que Si, Que No erschienen.
İskilip ayvasının bir zamanlar önemli bir ihraç ürünü idi.Hier war die Garnspinnerei schon früh ein Haupterwerbszweck.
Bir zamanlar üzerinde yaşayan ortakyaşar.Zeitgenossen, die ich erlebte.
Paramount Pictures yapımcılığında Bir Zamanlar Batıda filmini yönetecekti.Bei Paramount Pictures war er in der Kurzfilm-Abteilung beschäftigt.
Latince bir zamanlar Avrupa'nın ortak akademik dili idi.Latein war im Europa des Mittelalters generell die Verkehrssprache an Universitäten.
Bir zamanlar bir ben vardı.Es war einmal...
"Bir zamanların savaşçı tugayı şimdi öğretmen".Lehrmeister des neuzeitlichen Krieges“.
Bişr-i Hafi biyografi.net Bir Zamanlar Sarhoştu (1992)-Film sayfası ^Zuletzt war Psenny für den Kriegsfilm Diên Biên Phú – Symphonie des Untergangs (1992) als Editor aktiv.
Bir zamanlar, gece olduğunda merakla gözlerini yıldızlarla dolu gökyüzüne çeviriyordu.Des fois, à la nuit tombée, il levait les yeux vers le ciel étoilé avec curiosité.
Bir zamanlar ormanda yaşayan bir cüce varmış.Il était une fois un nain, qui vivait dans la forêt.
Bir zamanlar alüminyum altından daha pahalıydı.Il fut un temps, l'aluminium coûtait plus cher que l'or.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.A un moment donné, tout le monde savait comment jouer avec elles, comment les déchiffrer.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Mais le monde où nous vivons a perdu cette capacité, une capacité qu’ils avaient indubitablement avant.
Artık bir zamanlar olduğu kadının gölgesi gibidir.Je ne suis plus que l'ombre de ce que j'étais.
Bir zamanlar kendilerini Aseuluk olarak adlandıran yaklaşık 200 kişilik İnyupik grubunun kışlık eviydi.Elle n'a été habitée que l'hiver par à peu près 200 Inupiat qui se donnèrent le nom de Aseuluk.
Dorothy 1937’de, bir zamanlar Komünist Parti üyesi olan Tomas Hodgkin ile evlendi.En 1937, Dorothy se marie avec Thomas Hodgkin qui fut aussi pendant un temps membre du parti communiste.
Bir zamanlar bir ben vardı.J'en avais une seule.
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).Toilette matinale (2010).
Balıkçılık bir zamanlar ilçedeki önemli faaliyetlerden biriydi.Il semblerai que la pêche représentait autrefois une activité importante dans le marais.
"Bir zamanlar 'Kral'dı".Autrefois, le roi en était seigneur.
Futbol tutkunu olup bir zamanlar Bölgesel Futbol Ligi'nde Orta sahada oynamıştır.Passionné de football, il joue un temps milieu de terrain en division d'honneur.
Bu hayvanlar bir zamanlar çok değerli avlardı.Cette espèce était autrefois abondante.
Bir zamanlar iki eski arkadaşına muhbirlik yapmıştır, şimdi ise bu sebeple olarak tehdit edilmektedir.Deux vers, substitués aux anciens, dans un des couplets, amenèrent ce résultat.
"Vee bir zamanlar...Ima wa tada...
"Bir zamanlar manşettiler 3".An old friend 3.
Bir zamanlar insan beyleri veya hükümdarları olan Yüzüktayflarına, Sauron tarafından güç yüzükleri verildi.Les Neuf anneaux des Hommes ont été données aux rois et sorciers des hommes par Sauron.
Nan, Yaşlı Nan olarak bilinir, masalcı ve bir zamanların süt annesi.Nan, domestique de Lé-Ou, vieille femme acariâtre.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.La Région d'Ayeyarwady produisait jadis beaucoup de bois.
Bir zamanlar Merkez İlçe'de, Liberal Forum'un seçim sonuçları ortalamanın üstündedir.Pour la première fois de son histoire, le club atteint les demi-finales de la Libertadores.
Aden Yahudileri, "bir zamanların cemaati" haline geldi.Les Wallons d'aujourd'hui semblent être les Juifs d'hier ».
Bir zamanlar bir astrofizikçi olmak istedim.Una vez quise ser astrofísico.
Biz bir zamanlar gençtik, değil mi, Linda?Nosotros fuimos jóvenes una vez, ¿no es así, Linda?
Bir zamanlar, Nijerya bir Britanya kolonisiydi.Hubo una época en la que Nigeria era colonia británica.
Bir zamanlar İngiltere'de kötü bir kral vardı.Hubo una época en la que en Inglaterra había un mal rey.
Bir zamanlar bir lokantada çalıştım.Una vez trabajé en un restaurante.
Bir zamanlar oradaydım.Estuve ahí una vez.
Bir zamanlar, her sabah koşardım.Hubo una época en la que solía correr todas las mañanas.
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral varmış.Erase una vez un rey que tenía tres hijas.
Seni bir zamanlar uyardım ama sen dinlemedin.Te lo advertí una vez pero no escuchaste.
Bir zamanlar kötü bir adam vardı.Érase una vez un hombre malo.
Bir zamanlar ben de bu konuda senin gibi düşünüyordum.Hubo una época en la que pensaba igual que tú sobre ese tema.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Pero el mundo en el que vivimos ha perdido esta capacidad, una capacidad que ciertamente tuvieron alguna vez.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.En un momento todos sabía cómo jugar con ellos, cómo descifrarlos.
Bu masal göre, bir zamanlar bir kral ve onun 30 oğlu yaşarmış.De acuerdo con esta fábula había una vez un rey con treinta hijos.
"Vee bir zamanlar...Erein Érase una vez...
Bir zamanlar Sovyetler Birliği dünya üzerindeki en büyük nükleer silah gücüne sahipti.Hubo un tiempo en que la Unión soviética mantuvo el arsenal nuclear más grande en el mundo.
Bir zamanlar kısmen leucogenys içinde yer almıştır.En algunos momentos, fue en parte incluido en leucogenys.
Mahallenin başlıca gelir kaynağı bir zamanlar tütün idi.Antes de alcanzar la categoría de ciudad, Tabaco también era uno de ellos.
Resim bir zamanlar Andrea Mantegna'den Albrecht Dürer'ye kadar birçok değişik sanatçıya atfedilmişti.Esta obra ha sido atribuida a varios artistas, desde Andrea Mantegna hasta Alberto Durero.
Bir zamanlar bir ben vardı.Yo tenía una.
Kendisi de koruma oldu ve 363 yılında bir zamanlar babasının geldiği mevkiye o da geldi.Tras integrarse en dicho cuerpo, ascendió en 363 al puesto que había ocupado su padre.
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).Una costura en el tiempo (2010).
"Bir zamanlar 'Kral'dı".Simplemente fue El Rey."
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Antiguamente las zonas de la sierra se encontraban cubiertas de bosque.
Bir zamanlar çoğu kişinin bulunduğu aşağı mahalleden zamanla çoğu kişi yukarı köye göç etmişlerdir.Las fuentes que existían hasta entonces estaban en su mayoría ubicadas en las afueras del pueblo.
"Bir zamanlar manşettiler 3".UN DIA | UNA ARQUITECTA 3.