bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün yetişkinler bir zamanlar çocuklardı.All grown-ups were once children.
Bir zamanlar Boston'daydım.I was in Boston once.
Bir zamanlar Tom ile birlikte yüzdüm.I once swam with Tom.
Mary artık bir zamanlar olduğu gibi utangaç kız değil.Mary is no longer the shy girl she once was.
Tom bir zamanlar Boston'a gitti.Tom has been to Boston once.
Tom bir zamanlar Boston'daydı.Tom was in Boston once.
Ben bir zamanlar olduğum kadar zengin değilim.I'm not as rich as I once was.
Ben bir zamanlar olduğum kişi değilim.I'm not the person I once was.
Bir zamanlar dünya üzerinde dinozorlar hüküm sürüyordu.Dinosaurs once roamed the earth.
Bir zamanlar senin gibi bir adam tanıyordum.I once knew a man like you.
Duke'un limonatası İran kafelerinde bir zamanlar favoriydi.Duke's Lemonade was once a favorite in Irani cafés.
"Bir zamanların savaşçı tugayı şimdi öğretmen"."Bir zamanların savaşçı tugayı şimdi öğretmen".
"Bir zamanlar 'Kral'dı"."Bir zamanlar 'Kral'dı".
Latince bir zamanlar Avrupa'nın ortak akademik dili idi.Latin was once the universal academic language in Europe.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.At one time everyone knew how to play with them, how to decipher them.
Bu masal göre, bir zamanlar bir kral ve onun 30 oğlu yaşarmış.According to this fable, once upon a time there lived a king with thirty sons.
Hekla bölgesi bir zamanlar ormanlık idi.The Hekla area was once forested.
Bir zamanlar bir sihirbaz, hokkabaz ya da benzeri eğlence için ortak bir terimdi.It was once a common term for a magician, juggler, or other similar entertainers.
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.They were at one time subject to the Funj kings, but their position was in a measure independent.
Bu nedenle bence hip-hop, rock'ın bir zamanlar bulunduğu yerde."That's why, to me, hip-hop is where rock used to be."
Hisse senedinin% 30'u bir zamanlar 2000'lerde LVMH'ye satıldı, bu da hisse senetlerini sattı.30% of the equity was sold to LVMH sometime in the 2000s, which in turn sold those shares.
Bir zamanlar Münih'te Hitler, çocukluk arkadaşı August Kubizek'in yanında Bohem bir hayat yaşadı.Once in Munich, Hitler lived a Bohemian life alongside his childhood friend August Kubizek.
Bir zamanlar kısmen leucogenys içinde yer almıştır.At one time, it was partly included in leucogenys.
Siyah top şeklindeki kubbeler bir zamanlar Rusya'nın karlı kuzeyinde popülerdi.Black ball-shaped domes were once popular in the snowy north of Russia.
Sevgilisinin bir zamanlar Newman'la çıkması ve ilişkiyi bitirenin Newman olması ("The Big Salad").Because she once dated Newman ("The Big Salad").
Bu katmanlar bölge bir zamanlar devasa bir göl iken oluşmuş olabilir.These layers may have formed when the whole area was a giant lake.
"Bakteri" terimi bir zamanlar tüm mikroskopik, tek hücreli prokaryotlar için kullanılırdı.The term "bacteria" was traditionally applied to all microscopic, single-cell prokaryotes.
Nokia bir zamanlar taşınabilir telekomünikasyon alanında liderdi.Nokia was once a world leader in mobile telecommunications.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.But the world where we are living has lost this skill, a skill they certainly once had.
Youngstown bölgesi, bir zamanlar 130 mağazaya sahip olan en büyük Isaly pazarı oldu.The Youngstown area was the largest Isaly's market, boasting at one time almost 130 stores.
Bir zamanlar Titlis'e Wendenstock ya da Nollen denilirdi.In earlier times, Titlis was known under the names Wendenstock or Nollen.
Sürü robotları üzerinde çalışan Vardy, bir zamanlar Boyce ile kısa bir hikâye üzerinde çalıştı.Vardy once worked on a short story with Boyce based on his robotics research.
Lundum bir zamanlar Cabo Verde'de rağbet gören bir müzik türüdür.The lundum is a musical genre that was once in vogue in Cape Verde.
Patlayıcı ile balık avlama sonucu yunus ölümü bir zamanlar Vietnam ve Tayland'ta yaygındı.Collateral deaths of dolphins due to blast fishing were once common in Vietnam and Thailand.
Bir zamanlar birlikte çalıştığımız iyi bir dostumdu.Really good people we worked with, you know?
Bir zamanlar Sovyetler Birliği dünya üzerindeki en büyük nükleer silah gücüne sahipti.At one time, the Soviet Union maintained the world's largest nuclear arsenal in history.
Böylece bir zamanlar bir bütünlük teşkil eden habitatlar ayrı parçalara bölünmüş hale gelir.Habitats which were once continuous become divided into separate fragments.
"Bir Zamanlar Anadolu'da SİYAD'ı da fethetti"."Bir Zamanlar Anadolu'da Oscar'a aday adayı oldu".
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.When Tsar Samuil saw the broken remains of his once gallant army, he died of shock.
Örneğin, " bir zamanlar" dan "sekiz yıl sonra"ya konu ilgisiz olarak değişir.1C "Eight Years Later, Still Something to Prove".
Artık bir zamanlar olduğu kadının gölgesi gibidir.Today, Greene is a shadow of what it once was.
Ataları ise bir zamanlar Anduin nehrinin kıyılarında yaşamışlardır.Formerly its gardens in the rear extended down to the East River.
Köy olarak bölgenin bir zamanlar merkezi idi.The town was once a district center.
Bir zamanlar Çin'in kuzeyinde Anyang, Henan'a kadar olan bölgede yaşamışlardır.They once occurred as far north as Anyang, Henan in northern China.
Aşağıdaki liste bir zamanlar Dubai'deki en yüksek binaları göstermektedir.This is a list of the buildings that once were the tallest in Dubai.
Bir zamanlar bodyguardlık yaptı.Have you ever been a bodyguard?
Bağlar mevkiinde bir zamanlar bir yüzme havuzu da faaliyet göstermekteydi.One group even lobbied vigorously for a swimming pool to be built.
Bayan Botz adı bir zamanlar Matt Groening'e bakıcılık yapan gerçek bir kişiden alınmıştır.The name "Ms. Botz" was based on a real person that once babysat Groening when he was younger.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.Eighty to ninety per cent of Europe was once covered by forest.
O bir zamanlar Japonya'daki ünlü dövüş ustası Hamato Yoshi'nin evcil hayvanıydı.He once was a pet for a renowned martial artist named Hamato Yoshi in Japan.
Bir zamanlar bir ben vardı.No, you already had one.
Bir zamanlar Gana'da cypraea kabukları bir tür para birimi olarak kullanılıyordu.That is why in some Baserri they used to have a billy-goat.
Bir zamanlar Bastet'le özdeleştirilirdi.We drank absinthe once.
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).The Winter's Tale Third Series (2010).
Bir zamanlar üzerinde yaşayan ortakyaşar.People previously involved
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.One of the islands contains a castle, where Mary, Queen of Scots was once held prisoner.
Balıkçılık bir zamanlar ilçedeki önemli faaliyetlerden biriydi.Sea fishing was usually a part-time activity.
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.There, the last survivors must fight to a stalemate.
Aynı şekilde bir zamanlar Almanları da bu şatoda ağırlamıştır.Germans have also settled in this area.
Mesela Aral Denizi bir zamanlar dünya çapında dördüncü büyük temiz su gölüydü.An example. The Aral Sea was once the fourth largest fresh water lake worldwide.