bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir zamanlar tam Mary gibi bir kızla çıkıyordum.I once dated a girl just like Mary.
Bir zamanlar matematik bildiğim kadar kimya bilirdim.At one time I knew chemistry as well as I knew mathematics.
Bir zamanlar o aynı hatayı yaptım.I made that same mistake once.
Tom artık bir zamanlar olduğu gibi utangaç çocuk değil.Tom is no longer the shy boy he once was.
Tom bir zamanlar zengin olmuş olmalı.Tom must've been rich at one time.
Tom bir zamanlar bu arsaya sahipti.Tom once owned this piece of land.
Bir zamanlar Tom gibiydim.I was like Tom once.
Bir zamanlar Tom'a aşıktım.I was in love with Tom once.
Bir zamanlar, Tango adında bir kedi vardı.There was once a cat whose name was Tango.
Bir zamanlar sevdiğim her şey yok oldu.Everything I once loved has been destroyed.
Tom bir zamanlar benim için çok iyi bir arkadaştı.Tom was once a very good friend to me.
Tom bir zamanlar öğretmen olmuş olabilir.Tom might have been a teacher once.
Bir zamanlar genç ve hırslıydım.I was young and ambitious once.
Bir zamanlar güzeldim.I was beautiful once.
Bir zamanlar büyük ve güçlü bir kral güzel prenses ile evlendi.Once upon a time a great and powerful king married a lovely princess.
Bir zamanlar sana aşıktım.I was in love with you once.
Bir zamanlar ona aşıktım.I was in love with him once.
Bir zamanlar onlarla Boston'a gittim.I once went to Boston with them.
Bir zamanlar onunla Boston'a gittim.I once went to Boston with him.
Onların bir zamanlar dans ettiklerini gördüm.I saw them dance once.
Bir zamanlar ona benziyordum.I was like him once.
Bir zamanlar onun gibi birini tanıyordum.I knew someone like him once.
Tom bir zamanlar bir turist rehberi olarak çalıştı.Tom once worked as a tour guide.
Dan Linda'ya bir zamanlar büyük babasına ait olan bir kitabı verdi.Dan gave Linda a book that once belonged to his grandfather.
Tom bir zamanlar büyük annesine ait olan bir yüzüğü Mary'ye verdi.Tom gave Mary a ring that once belonged to his grandmother.
Bir zamanlar her şey daha iyiydi.Once upon a time everything was better.
Seni bir zamanlar uyardım ama sen dinlemedin.I warned you once, but you didn't listen.
Onu bir zamanlar uyardım ama o dinlemedi.I warned him once, but he didn't listen.
Bir zamanlar Pekin'de yaşadım ama şimdi Seul'de yaşıyorum.I have once lived in Beijing, but now live in Seoul.
Tom bir zamanlar uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia ediyor.Tom claims he was once abducted by aliens.
Bir zamanlar basketbol antrenörüydüm.I was a basketball coach at one time.
Bir zamanlar üç güzel kızı olan bir kral vardı.Once upon a time, there was a king who had three beautiful daughters.
Bir zamanlar oniki kızı olan bir kral vardı.There was once upon a time a king who had twelve daughters.
Bir zamanlar fakir olan ama güzel bir kızı olan bir değirmenci vardı.Once upon a time there was a miller who was poor, but he had a beautiful daughter.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kral yaşardı.Once upon a time there lived an old king on a small island.
Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
Bu bana bir zamanlar tanıdığım bir kızı hatırlatıyor.This reminds me of a girl I once knew.
Bir zamanlar sadece bir kızı olan bir kral vardı.Once on a time there was a king who had an only daughter.
Bir zamanlar hepimiz küçüktük.We were all little once.
Tom bir zamanlar benimle çalıştı.Tom once worked with me.
Bir zamanlar senin eski öğrencilerin seni akıl hocaları olarak seçtiklerini biliyorsun.You know your old once students less and less choose you as their mentor.
Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.Scientists have discovered that unicorns once lived in Siberia.
Bugün bir zamanlar olduğumdan daha yaşlıyım ve bir gün olacağımdan daha gencim.Today I am older than I once was, and younger than I will someday be.
Her büyük başarı bir zamanlar imkansız olarak kabul edilirdi.Every great achievement was once considered impossible.
Tom bir zamanlar bir fırında çalıştı.Tom once worked at a bakery.
Bir zamanlar kötü bir adam vardı.Once upon a time, there was a bad man.
Bir zamanlar genç ve deliydim.I was young and crazy once.
Bir zamanlar ben de küçük bir çocuktum.I was a little kid once too.
Bir zamanlar ben de öğrenciydim.I was a student myself once.
Tom bir zamanlar Mary ile nişanlıydı.Tom was once engaged to Mary.
Bir zamanlar aşıktım.I was in love once.
Tom bir zamanlar çok araziye sahipti.Tom once owned a lot of land.
Tom bir zamanlar zenginmiş gibi görünüyor.Tom seems to have been rich at one time.
Ben bir zamanlar bir mahkumdum.I was once a prisoner.
Bir zamanlar Paris'teydim ama o çok uzun zaman önceydi.I was once in Paris, but that was a long time ago.
Buharlı trenler bir zamanlar buradan geçerdi.Steam trains once ran through here.
Bir zamanlar bir denizanası tarafından yakıldım.I was stung by a jellyfish once.
Bir zamanlar onu yapmayı hayal ettim.I once dreamed of doing that.
Bir zamanlar onu yapmayı düşledim.I once dreamed of doing that.
Tom bir zamanlar olduğu kadar hızlı değil.Tom isn't as fast as he once was.