bir zamanlar ile cümle

bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Có lẽ cô ấy ngủ ở đây một lần," Mary nói.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Forse ha dormito qui una volta", ha detto Maria.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Hän tuijottaa minua niin, että hän saa minut tuntemaan itseni queer.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Kanske hon sov här en gång", sa Maria. "Hon stirrar på mig så att hon får mig att känna queer.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Måske har hun sov her en gang," sagde Mary. "Hun stirrer på mig, så hun får mig til at føle queer.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi.'Misschien is ze hier geslapen, "zei Mary.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Možná tu kdysi spala," řekla Mary.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Možno tu kedysi spala," povedala Mary.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Mungkin dia tidur di sini sekali," kata Mary.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Peut-être qu'elle dormait ici une fois", a déclaré Marie.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Poate că sa culcat o dată pe aici", a spus Maria.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Tal vez dormido aquí una vez", dijo María.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Talvez ela dormiu aqui uma vez", disse Maria.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Ίσως κοιμήθηκε εδώ μια φορά", δήλωσε ο Μαρία.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Може би тя е стъпвал тук веднъж", казва Мери. "Тя се взира в мен така, че тя кара ме да се чувствам странен.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Може бути, вона спала тут колись", сказала Мері.
"Belki bir zamanlar burada uyudu," Mary "dedi."Может быть, она спала здесь когда-то", сказала Мэри.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım.Cândva am iubit o fatã numitã Sara.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım.Ich hatte mal eine Liebste, die Sara hieß.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım. Olamaz! Bana benziyordu, değil mi?Un amour de ma jeunesse s'appelait Sara.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım. Olamaz!Ich hatte mal eine Liebste, die Sara hieß.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım. Olamaz!Nuoruudenrakkauteni nimi oli Sara.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım.Una vez estuve enamorado de una mujer llamada Sara. ¡No!
Bengalliler için salonlarda film izlemek bir zamanlar boş zamanlarını değerlendirmenin en popüler şekliydi.Ver películas en las salas de cine fue durante un tiempo uno de los pasatiempos favoritos de los bengalíes.
Bengalliler için salonlarda film izlemek bir zamanlar boş zamanlarını değerlendirmenin en popüler şekliydi.Когда-то походы в кинотеатр были любимым развлечением бенгальцев.
Bengalliler için salonlarda film izlemek bir zamanlar boş zamanlarını değerlendirmenin en popüler şekliydi.كانت مشاهدة الأفلام في دار السينما نشاطا مفضلا لتمضية الوقت للبنجاليين.
Ben hiç düşünmemiştim. Demek istiyorum ki, O da bir zamanlar yedi yaşındaydı.Cândva trebuie să fi avut 7 ani și a avut și un profesor de engleză, nu?
Ben hiç düşünmemiştim. Demek istiyorum ki, O da bir zamanlar yedi yaşındaydı.Мне в голову не приходило, что ему когда-то было семь лет и кто-то учил его английскому языку!
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Anda tahu, negara Lebanon pernah hancur oleh perang sipil yang panjang dan berdarah.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Como sabem, o Líbano como país já foi destruído uma vez por uma longa e sangrenta guerra civil.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Du förstår, landet Libanon har en gång förstörts av ett långt och blodigt inbördeskrig.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.여러분도 아시다시피 레바논은 길고 피로 얼룩진 내전에 의해 한때 파괴되었던 나라였습니다.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Libanon is ooit verscheurd geweest door een lange en bloederige burgeroorlog.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Libanon som land er engang blevet destrueret af en lang og blodig borgerkrig.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Libanul, ca ţară, a fost distrus de un lung şi sângeros război civil.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Liban został już raz zniszczony przez długie i krwawe wojny domowe.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Sapete, il Libano come nazione è stato distrutto da una lunga e sanguinosa guerra civile.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Tudják, Libanont egyszer egy hosszú és véres polgárháború rombolta le.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Víte, Libanon jako země byla už jednou zničena dlouhou a krvavou občanskou válkou.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Vous savez, le Liban est un pays qui a été détruit par une longue et sanglante guerre civile.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Ya saben, el Líbano como país ya fue una vez destruido por una larga y sangrienta guerra civil.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Ξέρετε, ο Λίβανος είχε καταστραφεί από έναν μακροχρόνιo και αιματηρό εμφύλιο πόλεμο.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Като държава Ливан е бил унищожен от дълга и кървава гражданска война.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Однажды Ливан был полностью разрушен как страна долгой и кровавой гражданской войной.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Усі ви знаєте Ліван як країну, що була зруйнована тривалою кривавою громадянською війною.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.אתם מכירים את לבנון שבעבר הייתה הרוסה על ידי מלחמת אזרחים ארוכה ועקובה מדם
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.كما تعلمون، لبنان كبلد قد تدمر من قبل بسبب حرب أهلية طويلة و دامية.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.荒廃しました 正直 なぜこれを内戦というのかわかりません
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Wie ein Lastwagenfahrer es mir einmal sagte, er sagte:
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Ένας οδηγός φορτηγού κάποτε μου είπε,
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.A fost odată o zi... a fost un timp, acum mulți, mulți ani, când toate continentele erau lipite laolaltă.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Byla doba, před mnoha a mnoha lety, kdy všechny kontinenty byly do sebe zaklíněny.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Był dzień - był taki okres wiele, wiele lat temu, kiedy wszystkie kontynenty były razem.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.C'è stato un giorno -- c'è stata un'epoca, moltissimi anni fa, in cui tutti i continenti erano uniti.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Có một thời điểm, rất nhiều năm về trước, khi tất cả các lục địa dính vào nhau.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Er was een dag - er was een tijd, vele jaren geleden, toen alle continenten nog samen waren geplakt.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Hubo un día—hubo una época, hace muchísimos años, cuando todos los continentes estaban juntos.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Il y eut un jour, il y eut une époque, il y a bien des années, où tous les continents formaient un bloc.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.그곳엔 그 날이 있었고, 그때의 시간이 있었고, 아주아주 몇년 전에죠. 모든 그 대륙들이 함께 붙어있었을 때죠.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.Имаше един ден - имаше едно време преди много много години, когато всички континенти се събраха.

İlgili Sayfalar