bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.היה יום -- היה זמן, לפני שנים רבות, שכל היבשות היו דבוקות ביחד.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.كان هناك يوم -- كان هناك وقت، الكثير من السنوات الماضية، عندما إلتصقت كل القارات سوياً.
Bir gün -- bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, bütün kıtalar birbirlerine kenetliydi.世界は一つの大きな塊で 「パンゲア大陸」といいました
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Egy barátom egyszer megkérdezte:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Eine Freundin hat mich einmal gefragt:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Jedna kamarádka se mě zeptala:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Kamarátka sa ma raz spýtala, povedala,
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Kiedyś znajoma spytała mnie,
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Un jour, un chauffeur-routier m'a dit:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,친구가 제게 물었던 적이 있습니다. 그녀는 말했습니다.
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Một người bạn từng hỏi tôi,
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Ooit vroeg een vriendin me:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Seorang teman pernah bertanya,
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Um amiga perguntou-me uma vez:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Una amiga me preguntó una vez,
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Un'amica una volta mi ha chiesto,
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Μια φίλη κάποτε με ρώτησε:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Веднъж една приятелка ме попита:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,Подруга однажды спросила меня:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,"Як гадаєш, коли жінкам нарешті дозволять водити?"
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,חברה פעם שאלה אותי, היא אמרה,
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,سألتني صديقة في مرة، قالت:
Bir zamanlar bir arkadaş bana sordu, dedi ki,"女性も運転できるようになるのって いつだろう"
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Aj ja som raz mal sen, zlatko.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Είχα κι εγώ ένα όνειρο κάποτε, παιδί μου.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Аз имах една мечта прeди време, сине.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."У мене колись була мрія, малюк.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."У меня однажды была мечта, малыш.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."היה לי פעם חלום, ילד,
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum.كان لدي حلم يا بني
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum.お前が生まれちゃったんだよ」
Bir zamanlar... Bir kadın bir efsaneye dönüştü.Det var en gång ... en kvinna som blev en legend.
Bir zamanlar... Bir kadın bir efsaneye dönüştü.Er was eens... ... een vrouw die een legende werd.
Bir zamanlar... Bir kadın bir efsaneye dönüştü.옛날 옛적 살아 생전에 이미 전설의 지위에
Bir zamanlar... Bir kadın bir efsaneye dönüştü.Някога... eдна жена сe превръща в легенда.
Bir zamanlar... Bir kadın bir efsaneye dönüştü....كان يا ما كان امراة أصبحت أسطورة
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Ako mi raz jeden vodič kamiónu povedal:
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Aşa cum un şofer de camion mi-a spus cândva
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Come mi ha detto una volta un camionista,
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Como alguna vez me dijo un camionero:
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum. Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"Am avut şi eu un vis cândva, copile, dar apoi te-ai născut tu." (Râsete) (Râsete) (Aplauze)
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Como um camionista uma vez me disse:
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Een vrachtwagenchauffeur zei ooit tegen me
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Enkrat mi je voznik tovornjaka dejal:
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Jak mi jednou pověděl jeden řidič náklaďáku:
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum. Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"Dulu aku memiliki impian, tapi kemudian kamu lahir." (Tawa) (Tawa) (Tepuk tangan)
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:한 트럭운전사께서 저에게 말씀하셨듯,
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum. Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"Jednou jsem měl svůj sen, ale pak ses narodil." (Smích) (Smích) (Potlesk)
Bir zamanlar bir kamyon şoförünün söylediği gibi:Pewien kierowca ciężąrówki ujął to tak:
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum. Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"Też miałem kiedyś marzenie, ale potem ty się urodziłeś".
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum. Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"Una vez tuve un sueño, hijo... pero entonces naciste tú".
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Eu já tive um sonho uma vez, miúdo.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Ich hatte einmal einen Traum, mein Kind.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Ik droomde ook, kind.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."J'avais un rêve autrefois, chéri.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Jeg havde en drøm engang, knægt.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."얘야, 나도 한때 꿈이 있었단다.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Minullakin oli kerran unelma, lapseni.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Nekem is volt egy álmom egyszer, fiam.
"Bir zamanlar bir hayalim vardı çocuğum."Ta đã có một ước mơ, con à.