bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Darwin, bir zamanlar yalnızca küçük bir limana sahip küçük bir kasabaydı.Skegness var opprinnelig en fiskerlandsby med en liten havn.
Çünkü; bir zamanlar yolculuk yapan bu ikili, birbirlerine düşman olmuştu.Da begge partene ble lei dette, stevnte de hverandre til forlik, sluttet fred og gav hverandre gisler.»
Bir zamanlar James Bond karakteri için düşünülmüştür.Han mente at James Bond var på vei ut.
Köyün kurulu olduğu yerde bir zamanlar Rumlar yaşıyordu.I det gamle bondesamfunnet var det nettopp der folk møttes.
Gallimimus sürüleri bir zamanlar çöllerde birbirleriyle yarışırlardı.Bjørnaas deltok i kampene i Nåverdalen.
Bir zamanlar Sovyetler Birliği dünya üzerindeki en büyük nükleer silah gücüne sahipti.Sovjetiske militærrådgivere hadde den største innflytelsen på Egypts væpnede styrker.
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Lyngheiområdene var tidligere dekket av skog.
Bir zamanlar yaygın olan bu formattaki cıva oksit piller, cıva içeriğinden dolayı yıllarca üretilmemiştir.Ingen av Raufossmopedene som var med på turen ble noen gang produsert i den fargen.
Aşağıdaki liste bir zamanlar Dubai'deki en yüksek binaları göstermektedir.Berikut adalah daftar bangunan yang pernah menjadi yang tertinggi di Dubai.
Bir zamanlar iki eski arkadaşına muhbirlik yapmıştır, şimdi ise bu sebeple olarak tehdit edilmektedir.Dia menunggu kedua temannya (Sojoyo dan Mbah Kuryo), yang terlambat datang.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Ujung selatan pegunungan tersebut pernah menjadi bagian dari garis pesisir Samudera Atlantik.
"Bir zamanlar manşettiler 3".Keluarga besar Naun 3.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Ketika Tsar Samuil menyaksikan nasib tentaranya, ia meninggal akibat syok.
"Bir zamanlar 'Kral'dı".Ia memiliki "paras raja".
Bir zamanlar çok iyi arkadaş olan bu iki rakun, artık birbirlerinin en büyük düşmanı.Dua pembalap tersebut sekarang sudah menjadi sahabat dekat.
Bir zamanlar köy nüfusunun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktaydı.Dulunya ia pernah menjalin suatu perjanjian bertetangga baik dengan kaum Muslimin.
Bunlar: "Bir Zamanlar Batıda" , "Amerika Kendine Bakıyor" ve "Hollywood Rüyası" dır.Pada saat ini, studio tersebut sering disebut ""Hollywood Eropa" atau "Hollywood dari Timur".
Bunlar bir zamanlar matematik felsefecilerinin başlıca uğraşı alanıydı.Ini adalah salah satu dari banyak perkara yang diperhatikan di dalam filsafat matematika.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Phần cuối phía nam của núi đã từng là một phần của bờ biển Đại Tây Dương của hòn đảo.
"Bir zamanlar 'Kral'dı".Xưa có một ông vua.
Bir zamanlar bodyguardlık yaptı.Anh đã làm vệ sỹ bao giờ chưa?
Bir zamanlar Madrid şehrinin kenarında iken günümüzde tamamen şehir tarafından kuşatılmıstır.Toàn bộ công viên được bao bọc bởi thành phố Madrid ngày nay.
Bir zamanlar çok iyi arkadaş olan bu iki rakun, artık birbirlerinin en büyük düşmanı.Thế là hai người bạn thân từ thuở nào nay lại là kẻ thủ địch.
"Bir zamanlar manşettiler 3".“Tư trị thông giám, quyển 3”.
Taranto, bir zamanlar Magna Graecia'nın en önemli şehri olarak bilinirdi.Crotone đã lâu một trong những thành phố phát triển nhất của Magna Graecia.
Bir zamanlar Kolhis'in antik kentlerinden olan Kutaisi şehri, nehrin yanına kurulmuştur.Thành phố Kutaisi, từng có thời là thành phố cổ đại của Colchis, nằm trên bờ sông này.
Bu hayvanlar bir zamanlar çok değerli avlardı.Thời kỳ trước đây, bạc có giá cao hơn nhiều.
Bu katmanlar bölge bir zamanlar devasa bir göl iken oluşmuş olabilir.これらの層は、この地域全体が巨大な湖だった頃に形成された可能性がある。
Artık bir zamanlar olduğu kadının gölgesi gibidir.それは、かつて自分が愛した女性とそっくりだったからだ。
Bayan Botz adı bir zamanlar Matt Groening'e bakıcılık yapan gerçek bir kişiden alınmıştır.ボッツ夫人の名前の由来は、マット・グレイニングが子供時代に子守してもらった人の名前からきている。
Comancheler'in sayısının bir zamanlar 20.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.当時のマオリの人口は2万人ほどであったと推計されている。
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.かつて、おそらくヨーロッパの80-90%は森林で覆われていた。
Bir zamanlar bir ben vardı.この間にも1人いた模様。
Ayrıca bir zamanlar çingene avcılığı yapmış.ある時、狐を捕まえた。
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).先達の虫送り (2010)。
Bir zamanlar üzerinde yaşayan ortakyaşar.昔、かづと同棲していた男。
Bu durum bir zamanlar bu bölgenin deniz suları altında olduğunu göstermektedir.これは縄文時代の海進による下総台地の水際であったことを示している。
Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, ama yine gelecek.それが今あれば、二度とはない、この先ないとすれば、今ある。
Bir zamanlar dünyanın en büyük tiyatrosuydu.これは当時世界最大級のスタジオであった。
"Bir Zamanlar Anadolu'da SİYAD'ı da fethetti".かつては那賀郡とも表記した。
Excursius: Teğmen John Granby'nin bir zamanlar üzerine savaştığı ejderhadır.錬金術師ユージーン・グラントが生み出した怪獣。
Bir zamanlar bir sihirbaz, hokkabaz ya da benzeri eğlence için ortak bir terimdi.このほか観劇、邦楽などの愛好家としても知られた。
Bir zamanlar kenti ziyaret eden müzisyen, tiyatroda bir resital vermiş.かつて馬鹿にしていた元同僚が食堂のテレビの中で歌っていた。
Latince bir zamanlar Avrupa'nın ortak akademik dili idi.拉丁文曾是欧洲通用的学术语言。
Zerdüştlük bir zamanlar çoğunluk diniydi, oysa bugün Zerdüştler sadece on binlerce kişiden oluşmaktadırlar.於是凡懼怕的都獲准回家,剩下來的只有1萬人。
"Bir zamanlar manşettiler 3".異初政者三。
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.倫敦碼頭區是曾為世界最大港口倫敦港的作業區。
Bu katmanlar bölge bir zamanlar devasa bir göl iken oluşmuş olabilir.更早以前這個窪地本身可能是一座大湖泊。
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.16世紀時,卡萊爾城堡曾被用作囚禁蘇格蘭的女王瑪麗一世。
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).國二生(2010年時)。
Bağlar mevkiinde bir zamanlar bir yüzme havuzu da faaliyet göstermekteydi.据说原来建筑南边还有游泳池。
Bu masal göre, bir zamanlar bir kral ve onun 30 oğlu yaşarmış.一个国王和王后生了十二个儿子。
Darwin, bir zamanlar yalnızca küçük bir limana sahip küçük bir kasabaydı.斯塔比亞原本是一個小港口。
Yahudi dilleri, dünya üzerinde Yahudilerin konuştuğu veya bir zamanlar konuşmuş olduğu diller.这话我曾对犹太人说过,如今也照样对你们说。
"Vee bir zamanlar...懷緬,時時其實還有……。
Bir zamanlar dünyanın en büyük tiyatrosuydu.这是世界上最古老的剧场之一。
Bir zamanlar Kambei'nin yardımcısıdır.曾经帮助过蝙蝠侠。
Onu durdurabilecek tek kişi, bir zamanlar en yakın arkadaşı olarak gördüğü büyücü Albus Dumbledore'dur.그린델왈드를 막을 수 있는 유일한 사람은 그의 가장 친한 친구인 알버스 덤블도어라는 마법사이다.
Bir zamanlar içinde 4.000'e yakın insan yaşamıştır.한때는 4만 명에 달하는 주민이 살았다.
Bir zamanlar dünyanın en büyük tiyatrosuydu.당시 세계 최대의 호텔이었다.