bir zaman ile cümle
bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başka bir zamanda yeniden karşılaşmaya iki tarafta söz vermiştir.Và tối hôm sau hai người hẹn gặp lại nhau.
Bir zaman yönetimi sistemi; proseslerin, araçların, tekniklerin ve metotların tasarımlı bileşimidir.Một hệ thống quản lý thời gian được thiết kế là tập hợp của các quá trình, công cụ, kỹ thuật và phương pháp.
Eskigediz uzun bir zaman önce kurulmuştur.Chùa được xây dựng từ lâu.
İleri bir zamanda öğrencisi Orochimaru tarafından öldürüldü.Sau này ông bị Orochimaru ám sát.
Keselilerde gebelik süresi, genellikle 4 ile 5 hafta gibi çok kısa bir zamanı kapsar.Thời kì mang thai rất ngắn, thường là bốn đến năm tuần.
Dünyadaki anlam yitimi nedeni ile, herhangi bir zamanda, her şey herkes için geçerli olabilir.Bởi lẽ, sự hữu ích của bất kỳ đức tin nào, trong bất kỳ thời điểm nào, có thể phụ thuộc vào hoàn cảnh.
Bir zaman sonra 7. yüzyılda terk edildi.Sau đó đã bị bỏ hoang trong thế kỷ 19.
Kuzey Kutbu'nda yaşayan insan toplulukları yoktur ve herhangi bir zaman dilimine sahip değildir.Không có sự hiện diện thường xuyên của con người tại Bắc Cực, và không có múi giờ riêng biệt cho nó.
Milenyum veya binyıl, bin yıla eşit bir zaman dilimidir.Thiên niên kỷ, còn gọi là thiên kỷ, là một khoảng thời gian dài 1000 năm.
Bir zaman sonra, eşi ölmüş olan peyzaj mimarı David Abbot (Mark Ruffalo) bir ev kiralar.Khi cô không còn ở căn hộ của mình thì David Abbott (Mark Ruffalo) chuyển đến ở.
Pax Cybertronia ya da Cybertron Barışı, Transformers adlı çizgi film'de bir zaman çizgisidir.Primus/Cybertron, cũng trong Đa-vũ-trụ của phim hoạt hình Transformers.
Çok kısa bir zamanda başarıya ulaşır.Mốt thịnh hành trong khoảng thời gian ngắn.
Oyuncu seçimlerinin sonuna gelindiği bir zamanda seçmelere katıldı ve bir haftadan kısa bir sürede rolü aldı.Anh đọc thoại của nhân vật này khi gần kết thúc thời gian tuyển vai và giành vai diễn trong chưa tới một tuần.
Hani bir zaman Peygamber, iki kişiden biri iken kâfirler onu Mekke'den çıkardılar.黄泉渡し(よみわたし) 笠に鈴を付けた使者二人が、霊を船に乗せて黄泉に連れて行く。
Başka bir zamanda yeniden karşılaşmaya iki tarafta söz vermiştir.2人は今晩また逢引することを約束する。
Konstantinos ile 1050'den önce bir zaman evlendi.彼女はコンスタンティノス10世ドゥーカスと1050年以前に結婚した。
Kuşluk, güne ait bir zaman dilimidir.癸丑の日は八専の間日である。
Az bir zaman sonra Bohr Princeton’dan Kolumbiya’ya Fermi’yi görmeye gitti.その後すぐにボーアはフェルミに会うためにプリンストンへ向った。
Bir zaman sonra PC için de çıkmıştır.その後、PC向けもスタート。
Kısa bir zaman sonta Nersan intihar etti.間もなく、靳月光は恥じ入って自殺した。
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.博物館を訪れたゲストは今までにない恐怖を体験することになる。
Ancak bu evlilik kararı çok hazırlıksız bir zamanda gelmiştir.この結婚は当時としてはかなりのスキャンダルだった。
Bu da yaklaşık 40 dakikalık bir zamandır.それまでは40分だった。
Bu bir zaman meselesi," dedi.でも、それも時代という事なんだ」と語っている。
Yakın bir zaman içerisinde kovulması beklenmektedir.間もなく公職追放となる。
Onun dönemi nispeten huzurlu geçen bir zaman dilimi oldu.時代がかった口調で喋る。
Bir zaman sonra sargı çıkarıldığında kulaklarını kaybetmiştir.去り際には切り落とした耳を投げつけた。
Yakın bir zamanda çalışmaların tamamlanması bekleniyor.近い将来に工事が行われる予定である。
Eskigediz uzun bir zaman önce kurulmuştur.遠い昔に封印を施されている。
27 Mayıs darbesi yüzünden son maçlar bir aydan fazla bir zaman sonra oynandı.そして約1ヵ月後の5月27日の試合を最後に、メジャーの舞台を退いた。
Öykü yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir zamanda geçiyor.彼らは恐ろしい歴史を持った家にその事実を知らないまま引っ越す。
Bir zaman gelecek ve Roche sınırı'na yaklaştığından Phobus, gelgit kuvvetlerince parçalanacaktır.未来のある時点でフォボスはロッシュ限界を超え、潮汐力によって破壊されると考えられる。
Çok kısa bir zamanda başarıya ulaşır.短時間で結果が出る。
Yabancı dil olarak Fransızca'yı seçti ve kısa bir zamanda siyasal yaşamında yükselişe geçti.それを教養階級が真似をして、一時的にかなりの外来語がドイツ語に混入するようになった。
Kesikli olay simülasyonları her bir zaman dilimini simüle etmek zorunda değildir.日課の筋トレは何があっても欠かさない。
Uzun bir zamandır sadece yazmaktadır.大字は久那のみ。
Arajs Kommando üyelerinin tamamı gönüllüydü ve herhangi bir zamanda özgürce ayrılabilirlerdi.俗人院長は封建制度のヒエラルキーの中に一定の地位を占めるようになった上、いつでも自分の封地を処分できる自由があった。
Bir zaman sonra her iki tanrıda geri getirilmiş, savaşlarına devam ederler.神事を執り行ったのち、ふたたび各町内へと繰り出し帰っていく。
Bir miyar yıl veya daha fazla bir zaman ölçeği üzerinde sabit değildir.数千年で1秒と狂うことが無い。
O sırtını arkaya cekip usulca yürümekle göstermiştirki, hiç bir zaman düşman karşısından kaçmayacak.道下とは終始余裕の態度で彼をリードしてやり、自分は一度も射精しなかった。
Veya ne kadarlık bir zaman genişliğinde kullanılmışlardı.KDEと並んで、広く使われている。
Gondor daha sonra Umbar'ı fethettiyse de kısa bir zaman diliminde geri kaybetti.康文が朝比奈に負けた後はいつの間にか彼を弟分にしていた。
Bu benim için zor bir zamandı.困難な時代であった。
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.有効期間は、1ヵ月もしくは3ヵ月。
Keamy 6 ve 10 Aralık tarihleri arasındaki bir zamanda Suva, Fiji'de yük gemisi Kahana'ya girer.12月6至10日间的某天,克米在斐济苏瓦登上“卡哈纳号”(Kahana)货轮。
Winslet yapıma başlanmadan önce rolüne hazırlanmak için Joanna Hoffman ile önemli bir zaman geçirdi.溫斯蕾在製片作業開始前,為了準備角色而與喬安娜·霍夫曼相處了一段時間。
Bu benim için zor bir zamandı.这对我来说是一个非常困难的时期。
Ana madde: Kore çayı Kore’de çayın tarihi 2000 yılının üzerine bir zamana dayanır.韩国茶礼作为韩国茶仪式有千年的历史。
200 seneyi aşkın bir zamandır, Rothschild ailesi sıklıkla komplo teorilerinin hedefinde olmuştur.因此在兩個多世紀以來,羅斯柴爾德家族經常成為陰謀論的主題。
Ayrıca Kur'an'a göre Meryem, hurmaların taze olduğu bir zamanda doğum yapmıştır.彥回卒,尚書令王儉以彥回有至行,欲諡「文孝公」。
Yakın bir zaman içerisinde kovulması beklenmektedir.不久即告老请求致仕。
Kurulmak için kötü bir zaman seçmişlerdi.但是,这是一个错误的时代设定。
Eylem belirli bir zamanda gerçekleştirilen etkinliğin tanımıdır.动作是在给定时刻要进行的活动的描述。
Bu taş da bir zaman sonra kaybolmuştur.但有一天此劍忽然不見了!
Başka bir zamana...) dedi.也就是後來的]。
Yakın bir zamanda en zengin ve en etkili asilzade ailelerinden biri olmuşlardır.很快,他们就成为当地最富有以及最具影响力的贵族之一。
Her durumda, Rhahzadh savaşta bir zaman öldü.无论如何,拉扎德在这场战役中阵亡。
Çünkü herhangi bir zaman anında belirli bir yer değiştirmeden bahsediliyor.一般言之, 凡是在某一會所參加了成年禮以後, 就不可再變換會所。
Bir zaman sonra göller tamamen kuruyacaktır.預計此湖在不久之後將會完全消失。
Eskigediz uzun bir zaman önce kurulmuştur.他們的思想在很久、很久之前構造。