bir zaman ile cümle
bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Türkiye'de premium lager, oldukça uzun bir zamandır bilinmektedir.In Italia, il brano rimase relativamente sconosciuto per molto tempo.
Her şey için bir zaman vardır.Всему своё время.
Tom ve Mary ile birlikte güzel bir zaman geçirdiler.Том и Мэри хорошо провели время вдвоём.
Balık tutmayı çok seviyorum. Bu oldukça sakinleştirici bir zaman geçirme yöntemi.Я люблю рыбалку. Это очень успокаивающее времяпровождение.
Ben çok zor bir zaman geçiriyorum.Я переживаю очень трудное время.
Çok zor bir zaman geçiriyorum.Я переживаю очень трудное время.
Başka bir zaman dinleyeceğim.Послушаю в другой раз.
Yakın bir zaman içerisinde Kazan şehrindeki Esperanto Caddesi yeniden adlandırılacak.Скоро улица Эсперанто в Казани будет переименована.
Kralların ve kraliçelerin dünyada hüküm sürdüğü bir zaman vardı.Было время, когда короли и королевы правили миром.
Kimse gitmiş bir zamanı geri getiremez.Никто не может вернуть прошедшее время.
Dünyada yakın bir zaman içerisinde bu dili konuşan hiç kimse kalmayabilir.Это язык, находящийся под угрозой исчезновения.
Rüşvet uzunca bir zaman evvel Rus kültürünün bir parçası hâline gelmiştir.Взятка давно стала частью российской культуры.
Bir zaman sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.То, чем вы владеете, рано или поздно начинает владеть вами.
Sonra Konstantinopolis'e döndü ve orada 565 yılının Mart ayından sonra bir zaman öldü.После возвращения в Константинополь он вскоре умер после марта 565 года.
Octavia, pek çok insanın ihanet ve entrikalara teslim olduğu bir zamanda yaşamıştır.Октавия жила во времена, когда многие стали жертвами вероломства и интриг.
930'lu yıllar içinde bir zaman Roma'da doğmuştur.Родился в Риме, вероятно, где-то в 930-е годы.
Müze koleksiyonu, sadece küçük bir kısmı herhangi bir zamanda sergilenebilen 32 milyondan fazla parça içerir.В коллекции музея более 32 миллионов экземпляров, только часть которых может быть выставлена одновременно.
Bir Zaman Döndürücü, zamanda yolculuk için kullanılır.Создана и возвращена обратно путешествиями во времени.
Bir zaman yönetimi sistemi; proseslerin, araçların, tekniklerin ve metotların tasarımlı bileşimidir.Система управления временем составляет сочетание процессов, инструментов, техник и методов.
Bir zaman sonra PC için de çıkmıştır.Позже была выпущена на PC.
200 seneyi aşkın bir zamandır, Rothschild ailesi sıklıkla komplo teorilerinin hedefinde olmuştur.На протяжении более чем двух столетий Ротшильды были и остаются частой мишенью для теорий заговора.
1837 yılı yeni bir iş kurmak için hiç uygun bir zaman değildi.1847-й год совсем не был благоприятен для работы.
MÖ 43 yılından sonraki bir zamanda ölmüştür.Не позже лета 45 года умерла.
Bu da 200 senelik bir zaman birimine tekabül eder.Такое сближение можно увидеть лишь раз в двести лет.
Başka bir zamana...) dedi.В другое место, в другое время.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Членам клуба гарантируется срочная техническая помощь в любой точке Германии в любое время суток.
Milletvekillerinin belirlenişi ve Ankara'ya gelişi çok kısa bir zamanda gerçekleşmiştir.Его метеоритное происхождение и принадлежность к Марсу определили гораздо позднее.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.Сама же хозяйка дома в это время преспокойно наслаждается завтраком.
Yani, sağkalım fonksiyonu ölüm zamanının belirli bir zamandan sonra olma olasılığıdır.Возможно, в этом и кроется истинная причина сокрытия времени смерти.
Herhangi bir zamanda da bulmak mümkündür.Их можно встретить в любой момент.
Eskigediz uzun bir zaman önce kurulmuştur.Утюг был изобретён давно.
Bir zaman sonra oyuncu hapisten çıkar.После смерти игрок оказывается в тюрьме.
Daha sonra ikinci bir zaman çizgisi meydana gelir.Почти всегда присутствует форма второго порядка.
Haritanın güvenli bölgesine gitmek için oyunculara belirli bir zaman verilir.Для передвижения по игровому пространству используется карта.
Albümün hazırlık aşaması iki yıl sürerken stüdyo kayıtları ise bir buçuk yıllık bir zamana yayıldı.Прежде чем приступить к записи альбома, мы гастролировали в течение полутора лет.
Eylemin geçmiş belirli bir zamanda yaşanmış olduğunu gösterir.Описывает действие, произошедшее в неопределённом прошлом.
Zar(die) içinde çok yakın bir zamana kadar sadece bir tane işlemci çekirdeği bulunuyordu.Напротив него лежало существо, только отдаленно напоминавшее человека.
Çok kısa bir zamanda başarıya ulaşır.За короткое время добился высоких результатов.
Oyunda herhangi bir zaman kısıtlaması yoktur.В этой игре время ограничено.
Böyle bir zamanda, ondan bu koltuk değneğini almaya cesaret edemeyeceğini belirtmişti.Всё думал, что они не посмеют поднять на него руку.
Belli bir zaman geçtikten sonra şu anki halini alarak Büyük Belen Köyü olmuştur.До достижения своего нынешнего вида деревня прошла долгий путь.
Yakın bir zamanda oğlu olmuştur.Вскоре у них родился сын.
Yarışma, verilen algoritmik problemlerin belirli bir zamanda çözülmesi şeklinde gerçekleştirilir.Соревнование состоит из набора алгоритмических задач, которые должны быть решены за определенное время.
Fakat yakın bir zamanda grubun kurucusu Ceccagno gruptan ayrıldı.Но вскоре после Чигракова коллектив покинул Сечкин.
Bir zaman bir uçurumun kenarında dururken Sid adlı bir miskin onun ayağına çarpar.В этот момент кто-то посторонний выбивает стул у неё из-под ног.
Başka bir Zaman Lordu daha olan Usta'nın olduğu belli olmuştur.Как оказалось в дальнейшем, этот мудрец был прав.
İyileşmeleri, çok uzun bir zaman aldı.Ремонт занимал большое время.
Başka bir zamanda yeniden karşılaşmaya iki tarafta söz vermiştir.Они обещали друг другу встретиться снова в другой жизни.
Kesikli olay simülasyonları her bir zaman dilimini simüle etmek zorunda değildir.Белоголовые ласточки не отстраивают гнёзда каждый раз.
Uzun bir zaman boyunca bölgenin büyük bir kısmı Hysia'de Spartalıları mağlup eden Argosluların elindeydi.В Сенате долго обсуждали, кто внёс наибольший вклад в победу над Спартаком.
Bazı türler, kuluçka dönemlerinde dört aya yakın bir zaman açlığa dayanırlar.Запасы подкожного жира позволяют ей при необходимости голодать месяц и более.
İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye edilir.Приблизительно в это время впервые кофе употребляют с сахаром.
Bilet rezervesi yapmış turistler daha kısa bir zaman içinde müzeyi ziyaret edebilir.В ней, приезжающие туристы, кроме посещения музея, могут помолиться.
Olaylar, 18. yüzyılda belirtilmemiş bir zamanda geçer ve mektubun tarihleri "17-" olarak verilmiştir.يحدث ذلك في وقت غير محدد من القرن الثامن عشر، حيث يتم إعطاء تواريخ الرسائل على شكل أرقام مثل (17).
Kısa bir zamanda baş ve sorumlu yazar yardımcısı olarak görev almıştır.في فترة من الزمن قصيره شغل منصب مساعد رئيس ومساعد كاتب مسئول.
Bir zaman yönetimi sistemi; proseslerin, araçların, tekniklerin ve metotların tasarımlı bileşimidir.نظام إدارة الوقت هو مجموعة مصممة من العمليات والأدوات والتقنيات والأساليب.
Ciddi şekilde ameliyat sonrası ağrı görülür ve iyileşme genelde 2–4 hafta gibi bir zaman alır.ويترافق مع ألم شديد بعد الجراحة، وعادةً ما يتطلب من 2 إلى 4 أسابيع للتَعافي.
Genel olarak yerleştirmede, en az beş uydu verilen herhangi bir zamanda verilen herhangi bir noktadan görünür.ومع ذلك، فإن كل حالة أصلية، بغض النظر عن حجمها، مضمونة على الأقل خمسة مقاعد.
Bir zaman sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.ومن لم يكن له ما يظله أصبح يملك الأفياء..
Kuasar, son 70,000 yıl içinde bir zamanda tükendi.ولقد وصل تاهوا أقصى امتداد له منذ ما يقرب من 70 ألف عام.