bir zaman ile cümle

bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Her eyalet hükûmeti, kendi delegesini herhangi bir zamanda değiştirme hakkına sahiptir.ويحق لحكومة الولاية الممثلة أن تعين أو تعفي ممثليها في أي وقت.
Eylemin geçmiş belirli bir zamanda yaşanmış olduğunu gösterir.دلالته على حدث وقع في زمن معين.
Filmin 2012 yılında bir zaman yayınlanacağı kararlaştırılmıştır.ويعتقد أن هذا الفيديو يرجع تاريخه إلى بعض الوقت في عام 2012.
Pioneer 9, özellikle uzun bir zaman çalışır durumda kaldı ve 1987'ye kadar veri göndermeye devam etti.وقد عمل بيونير 9 لفترة طويلة من الزمن واستمر حتى عام 1983.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.ويتم تحضير وجبة عشاء خاصة بهذه الليلة جنبًا إلى جنب مع الشمبانيا.
Lazcanın yakın bir zamana kadar yazı dili bulunmamaktaydı.حتى سن السادسة عشر لم تكن تتحدث جيداً اللغة الإيطالية .
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.الخ ، خلال فترة محددة (يوم أو شهر أو سنة).
Bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen bir diyarda çok ünlü bir şahsiyetin evinde sıradan bir temizlik günüdür.قضت أيامها الأخيرة وحيدة في مسكن غريب غير مُريح.
Ve kısa bir zaman sonra klavuzluk yapan gemiler dönüyordu.في المنحوتات في وقت لاحق ظهرت القوارب مع الأشرعة.
Monozigotik ikizler hamileliğin çok erken bir zamanında ikiye bölünür.بينما تنقسم التوائم أحادية الزيجوت إلى بويضتين مخصبتين في وقت ما مبكر جدا من الحمل.
Pioneer 9, özellikle uzun bir zaman çalışır durumda kaldı ve 1987'ye kadar veri göndermeye devam etti.A Pioneer 9 em especial operou por um longo tempo, transmitindo informações até 1987.
Sonra Konstantinopolis'e döndü ve orada 565 yılının Mart ayından sonra bir zaman öldü.Então retornou para Constantinopla, onde morreu algum momento após março de 565.
Kış dünyanın bu bölgesinde askeri faaliyet için normal bir zaman olmamaktadır.O Inverno não era o tempo usual para atividades militares nessa parte do mundo.
Kısa bir zaman sonra Doug Kelly(şimdi eski takım üyesi) takıma katıldı.Doug Kelly (ex-membro da equipe) juntou-se a equipe logo depois.
3'te paradoksa neden olmuş gibi görünen herhangi bir olay aslında yeni bir zaman çizgisi oluşturur.Na situação 1.3, os eventos que aparentam ter causado um paradoxo criam na realidade uma nova linha do tempo.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Maria morreu sem ter filhos não muito depois do casamento.
(Hicr, 85) ...Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir.Por conta de acontecer sob o prepúcio, é menos comum (ou menos noticiado) o acúmulo em circuncidados.
Konstantinos ile 1050'den önce bir zaman evlendi.Casou-se com Constantino pouco antes do ano de 1050.
Bir zaman için Selahaddin Eyyubi'nin ordusuyla Suriye'de bulunmuş ve sonra Halep ve Şam'da yaşamıştır.Por um tempo esteve com o exército de Saladino na Síria, e mais tarde viveu em Alepo e Damasco.
Daha yakın bir zamanda Eagleton kültürel çalışmaları daha geleneksel edebiyat teorisiyle birleştirdi.Atualmente Eagleton tem integrado os estudos culturais com a teoria literária mais tradicional.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.A potência ativa é a capacidade do circuito de produzir trabalho em um determinado período de tempo.
Bu bir zaman meselesi," dedi.É uma relação a longo prazo", disse.
İyileşmeleri, çok uzun bir zaman aldı.Porém, sua recuperação durou muito mais tempo.
14. yüzyılda bir zaman Bebaia Elpis'in Tipikon'unu yazdı.Em algum momento do século XIV, ela escreveu o Tipicon de Bebaia Élpis.
II. Dünya Savaşı'na az bir zaman kala Çin-Japon Savaşı'nda kullanıldı.Foi concluído a tempo de participar da Segunda Guerra Sino-Japonesa.
Dünyadaki anlam yitimi nedeni ile, herhangi bir zamanda, her şey herkes için geçerli olabilir.Você tem que ser paciente, porque a qualquer hora, a chance pode vir.
Bir zaman yönetimi sistemi; proseslerin, araçların, tekniklerin ve metotların tasarımlı bileşimidir.Um sistema de gerenciamento de tempo é uma combinação de processos, ferramentas, técnicas e métodos.
Bu da yaklaşık 40 dakikalık bir zamandır.Tudo isso sucedeu em quarenta minutos.
Bir zaman sonra PC için de çıkmıştır.Foi lançado para PC posteriormente.
Tarsus kısa süre sonra, yüzyılın dönüşüne yakın bir zaman, Bizans tarafından geri alındı.Tarso foi aparentemente recuperada pelos bizantinos logo depois, em algum momento em torno do fim do século.
Temmuz 1166'dan sonra) ile 1120 yılından önce bir zaman evlenmiştir.1085 - depois de julho de 1166) em algum momento antes de 1120.
718-730 arası bir zaman kaldırılmış ve yerine bir dizi denizci thema kurulmuştur.A unidade foi debandada e substituída por uma série de temas marítimos entre 718 e 730.
Gemisi Millenium Falcon, Kessel Run turunu 12 parsekten daha az bir zamanda tamamlamıştır.Sob o comando de Solo, a Falcon se tornou famosa, completando a Corrida Kessel em menos de doze parsecs.
Buraya ailesi ile birlikte gider ve bir zaman burada kalır.Volta para junto da sua famíla, desta vez para sempre.
Ayrıca, MTV News'de yaptığı açıklamada, "Çok iyi bir zaman geçirmeyi bekleyeceksiniz.Também em entrevista à MTV News, Bieber disse: "Vocês podem esperar apenas por um grande momento.
Sevgili First Lady, yakın bir zamanda ailemle ilgili bir eleştirinizi okudum.Primeira menção de uma lesão de ma ex-esposa.
Bir zaman sonra, imparatorluk bölgesel üstünlüğünü yavaş yavaş kaybetmeye başladı.Dali em diante, o sujeito progressivamente perde sua autonomia pessoal.
Bu benim için zor bir zamandı.Foi uma época difícil.
Yi Cheng 30 yıla yakın bir zamanı Göktürklerle geçirdi.Lau Si Chun passou 30 anos praticando.
Keselilerde gebelik süresi, genellikle 4 ile 5 hafta gibi çok kısa bir zamanı kapsar.A gestação é muito curta, tipicamente de quatro a cinco semanas.
Gondor daha sonra Umbar'ı fethettiyse de kısa bir zaman diliminde geri kaybetti.Embora Wanda mais tarde tenha lembrado sua perda, ela suprimiu essa memória a longo prazo.
Herhangi bir zamanda üç web arabirimi mevcuttu.Até três interfaces estavam disponíveis a qualquer momento.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Mais vale tarde do que nunca.
Çin bahçesi üç bin yıldan fazla bir zamandan bu yana geliştirilen manzara bahçe stilidir.De Chinese tuin is een type landschapstuin dat zich in meer dan drieduizend jaar heeft ontwikkeld.
Bir zaman sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.Wat je bewaart houd je nog tegoed voor een andere keer.
Çıldır gölü, yakın bir zamana kadar zaman zaman kapalı bir havza halinde kalmıştır.Mijn toegewijde hart zal een veilige haven zijn in het laatste moment.
Bir miyar yıl veya daha fazla bir zaman ölçeği üzerinde sabit değildir.Echter niet voor één maand maar voor een langere tijd.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Dat was meer dan ooit.
Bir zaman sonra PC için de çıkmıştır.Een jaar later is het spel ook voor de PC uitgekomen.
İyileşmeleri, çok uzun bir zaman aldı.Het herstel duurde lang.
Zar(die) içinde çok yakın bir zamana kadar sadece bir tane işlemci çekirdeği bulunuyordu.Er blijkt overduidelijk, dat zij voor hem slechts een vluchtig tijdverdrijf was.
Yakın bir zaman içerisinde kovulması beklenmektedir.Te voorzien was dat ze binnen afzienbare tijd uit de vaart zouden worden genomen.
Bu da 200 senelik bir zaman birimine tekabül eder.Het duurt 1200 jaar om een baan om elkaar maken.
Öyküdeki her şey çok kısa bir zaman aralığında olup biter.Het verhaal speelt zich in een korte tijdspanne af.
Bir zaman sonra oyuncu hapisten çıkar.Hierdoor komt de speler in de gevangenis.
Bu törenlerin belli bir zamanı yoktur.Er zijn geen vaste tijden.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.Het lunchpakket wordt zoals de naam aangeeft genuttigd rond het middaguur, als lunch.
Bu, değişim için iyi bir zamandı.Het was tijd voor verandering.
Sistem beş dakika gibi kısa bir zamanda atışa hazır hale getirilebilir.In minder dan vijf minuten is de attractie klaar voor gebruik.
Resimleri aradan 50 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra Luca Signorelli tamamladı.Veel later heeft Luca Signorelli het voltooid.

İlgili Sayfalar