bir zaman ile cümle
bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rosa uzun bir zamandır sekreterdir.Rosa has been a secretary for a long time.
Üç yıl, beklemek için uzun bir zaman.Three years is a long time to wait.
Başka bir zaman deneyeceğiz.We'll try another time.
Sami herhangi bir zaman Leyla'yı arayabilir.Sami could call Layla at any time.
Sami zor bir zaman geçiren Leyla'ya yardım etti.Sami helped Layla through a difficult time.
Kalenin kuşatılması uzun bir zaman sürdü.The siege of the fortress lasted a long time.
Onu uzun bir zaman boyunca yaptım.I did that for a long time.
Üç ay beklemek için uzun bir zaman.Three months is a long time to wait.
Onu uzun bir zamandır yapıyorum.I've been doing that for a long time.
Onun nasıl yapılacağını uzun bir zamandır biliyorum.I've known how to do that for a long time.
Onu çok uzun bir zamandır yapıyorum.I've been doing that for a very long time.
Deniz kenarında harika bir zaman geçirdik.We had a magnificent time near the sea.
Ülkemiz zor bir zamandan geçiyor.Our country is going through a difficult time.
Böyle bir zamanda yalnız kalmamalısın.You shouldn't be alone at a time like this.
Bu, onu yapmak için iyi bir zaman olur.This would be a good time to do that.
Bunu yapmak büyük bir zaman kaybı olurdu.Doing that would be a huge waste of time.
Tom ve ben şimdi iyi arkadaşız, ama birbirimizi sevmediğimiz bir zaman vardı.Tom and I are good friends now, but there was a time when we didn't like each other.
Tom'un bir zaman makinesi var.Tom has a time machine.
Tom bir zaman makinesi yaptı.Tom built a time machine.
Tom bir zaman makinesi inşa etti.Tom built a time machine.
Bunu daha sonraki bir zamanda yapmak için başka bir şansın olmayacak.You won't get another chance to do that anytime soon.
Tom bir zaman yolcusu.Tom is a time traveller.
Tom bir zaman gezgini.Tom is a time traveller.
Kötü hava koşullarına rağmen harika bir zaman geçirdik.In spite of the bad weather, we had a great time.
Sevgili First Lady, yakın bir zamanda ailemle ilgili bir eleştirinizi okudum.Dear First Lady, I recently read your criticism of my family.
Arajs Kommando üyelerinin tamamı gönüllüydü ve herhangi bir zamanda özgürce ayrılabilirlerdi.All of the Arajs Kommando members were volunteers, and free to leave at any time.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.There has never been a more suitable moment.
Farklı bir zaman veya pozisyondaki ilk dalga da olabilir.It could be the first wave at a different time or position.
Kış dünyanın bu bölgesinde askeri faaliyet için normal bir zaman olmamaktadır.The winter is not normally a time for military activity in this part of the world.
Williams "Uzun bir zaman, ne kadar uzun?" diye soruyor.Williams asks, "How long is a long time?".
Kısa bir zaman sonra Gladys’tan Lawrence’ın sunduğu iş teklifi telgrafı geldi.A telegram soon arrived from Gladys with a job offer from Lawrence.
Sonlu bir zaman makinesi yapmak için, negatif enerji gerektiğini kanıtlayabilirim.”demiştir.I can prove that to build a finite time machine, you need negative energy."
Kuasar, son 70,000 yıl içinde bir zamanda tükendi.The quasar shut down sometime in the last 70,000 years.
Fermi bu tarihi gösteriden kısa bir zaman önce Kolumbiya’ya vardı.Fermi had arrived at Columbia only a short time before this historic demonstration.
Her durumda, Rhahzadh savaşta bir zaman öldü.In any case, Rhahzadh died sometime in the battle.
Konstantinos ile 1050'den önce bir zaman evlendi.She married Constantine sometime before 1050.
Bu gerçekten dramatik bir zaman.”.It's a really dramatic time."
Sonra Konstantinopolis'e döndü ve orada 565 yılının Mart ayından sonra bir zaman öldü.He then returned to Constantinople, where he died sometime after March 565.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Drinking water of excellent quality is available everywhere and at any time in Germany.
Şair çok yakın bir zamanda bir Türk prensinin İtalya'ya geleceğini bilmektedir.Prosdocimo knows that a Turkish prince will shortly be arriving in Italy.
Tüm katılımcılar herhangi bir zamanda kafesin içinde veya dışında bulunabilir.All participants are allowed to inside and outside the cage at any time.
Varsayalım K'deki belirli bir zaman olan t de biz bütün çubukların sonlarını belirledik.Suppose that at a definite time t, of K we determine the ends of all the rods.
Beliri bir zamanda özellikle aktif olan fikir, Güncel Öz-temsil olarak bilinir.The idea that is specifically active at a given time is known as the Current Self-Representation.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Maria died childless not long after her own marriage.
1997 yılı kadar erken bir zamanda Kabila "ikinci bir Mobutu" olarak eleştirilmeye başlanmıştır.As early as late 1997, Kabila was being denounced as "another Mobutu".
Az bir zaman sonra Bohr Princeton’dan Kolumbiya’ya Fermi’yi görmeye gitti.Bohr soon afterwards went from Princeton to Columbia to see Fermi.
Çin bahçesi üç bin yıldan fazla bir zamandan bu yana geliştirilen manzara bahçe stilidir.The Chinese garden is a landscape garden style which has evolved over three thousand years.
715'den önce bir zamanda, bölünme oldu, fakat bölgesel mi oldu bilinmemektedir.Sometime before 715, the division was given, but whether territorial or coregent is not known.
Winslet yapıma başlanmadan önce rolüne hazırlanmak için Joanna Hoffman ile önemli bir zaman geçirdi.Winslet spent considerable time with Joanna Hoffman to prepare for the role before production began.
Herhangi bir zamanda aktif veya inaktif olabilir.It may be activated or inactivated at any time.
Throughput ise belli bir zamanda yapılan işin miktarını belirtir.Throughput is the amount of work done per unit time.
Bir zaman sonra 7. yüzyılda terk edildi.It was abandoned some time in the seventh century.
Kısa bir zaman sonra Kensington'da da vakalar görülmeye başlandı.Soon cases appeared in Kensington.
Teofanes, Konstantinos'un bir zaman ilk karısına karşı döndüğünü kaydeder.Theophanes records that Constantine had turned against his first wife at some point.
Sıra: Kullanıcılar, yaptıkları yayınları geciktirmek için bir zamanlama kurabilir.Queue: Users are able to set up a schedule to delay posts that they make.
Detaylı olarak, herhangi bir zamanda yayılan ışığın profili bozulmuş olacaktır.In detail, at any point in time the profile of the emitted light is going to be distorted.
Yakın bir zaman sonra "Scooby'ler" olurlar.They soon become known as the "Scoobies".
Bir zaman yönetimi sistemi; proseslerin, araçların, tekniklerin ve metotların tasarımlı bileşimidir.A time management system is a designed combination of processes, tools, techniques, and methods.
2000'ler televizyonda gösterilen e-Sporlar için popüler bir zaman oldu.The 2000s was a popular time for televised esports.
Roger yanıt verir: "Herhangi bir zaman da değil, yalnızca komik olduğu zaman!"Roger responds: "Not at any time!