bir tane ile cümle
bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Müttefiklerinden bir tanesi batı komşusu olan Keraitler idi.Et af hendes påståede mirakler skete i nabolandsbyen.
Diffa, Afrika ülkesi Nijer'in yedi bölgesinden bir tanesidir.Diffa er en af Nigers syv regioner.
Ayrıca bir tane bakkal bulunmaktadır (2012).Stor vandsalamander findes (i 2012).
Ermenistan, on bir tane ile bölündürülmektedir.Liechtenstein er opdelt i 11 kommuner.
Ben bir tane almalıyım.Jeg skal købe en.
Bu farkların bir tanesi, üç harfin daha fazla olmasıydı (ů, ə̧ ve ḩ).Al-Manat (arabisk: مناة, også manāh) var en av de tre fremste gudinnene i Mekka.
Dünyada bir tane bulunmaktadır.Det finnes bare én av denne i verden.
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Hver hånd er 6 meter i lengde, og avstanden mellom hendene er 24 meter.
Bu kurallardan bir tanesi de uyuşturucu yasağıdır.I noen av disse er det drogeuttrekk.
RTCG üç TV kanalı vardır: ikisi Karasal, biri Uluslararası; ayrıca bir tane de Radyo istasyonu vardır.RTCG driver tre tv-kanaler: to riksdekkende og én internasjonal.
Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı.Ett av det mer merkelige aspekter av denne fasen av hans liv var hans bok «The Coming of the Fairies» (1921).
Centrale, Afrika ülkesi Togo'nun beş bölgesinden bir tanesidir.Centrale er en av fem regioner i Togo.
Bir tane pisti vardır.Finnes leg.
Semender: On iki efsanevi cillelerden bir tanesidir.Forhallen bæres av tolv søyler (like mange som apostlene).
Okul, Almanya'daki en önemli film okullarından bir tanesidir.Det er en av de mest kjente tyske filmhøyskoler.
Bunlardan bir tanesi seçildi.Her ble andre valgt.
Kulüp Fransa'nın en köklü kulüplerinden bir tanesidir.Klubben er en av de mest populære klubbene i Frankrike.
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.De kan parallellforskyves omkring, og mellom to punkt kan det alltid legges en rett linje.
Bu müzeӀerin 13 tane Washington'da, bir tanesi de New York'ta yer aӀır.To museer ligger i New York og de øvrige i Washington, DC.
Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin).Etterpå ble han revet fra hverandre mellom fire hester (Hengning, trekking og kvartering).
Dış boya skalasında yedi renk vardı ve bu seçeneklerden bir tanesi yeniydi.Seks av de sju fotografene var freelancere, og tre av dem kom fra Tyskland.
Kulüp, 1992 yılında kurulan Premier Lig'in kurucu üyelerinden bir tanesidir.Klubben var en av grunnleggerne av Premier League i 1992.
Ben de aynı tonda bir tane yazdım" dedi.Men vi ville sannsynligvis skrive den samme gamle søpla!»
Bir tanesi sadece DVD, diğeri ise CD&DVD'ye eklenmiş özel bir kitap şeklinde sunumudur.Den er utgitt både som en DVD med en CD inkludert, og som en separat dobbel-CD.
Çoğu ulusal organizasyonların sadece bir tane komitatano'ları mevcuttur.Sebagian besar organisasi-organisasi nasional hanya memiliki satu komitatano.
Bir tane daha olmalı.”Satu orang lagi."
Ermenistan, on bir tane ile bölündürülmektedir.Armenia dibagi menjadi sebelas daerah.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Analisis keuangan adalah salah satu langkah yang paling penting untuk perusahaan sekarang.
En önemli nesnelerden bir tanesi Narmer Paleti'dir.Benda yang paling penting adalah Narmer Palette.
Sheffield Wednesday İngiltere liglerinin dördüncü ve dünyanın en eski profesyonel kulüplerinden bir tanesidir.Sheffield Wednesday adalah salah satu klub profesional tertua di dunia dan tertua kelima di liga Inggris.
Şehirde bulunan kapılardan bir tanesidir.Ada sejumlah dolmen portal di kota ini.
Bunlardan bir tanesi seçildi.Sepuluh dari mereka dipilih.
Daha sonra bu hareketin liderlerinden bir tanesi oldu.Ia juga adalah salah satu pemimpin dari gerakan tersebut.
Ayrıca şehirde bir tane de çağdaş sanatlar müzesi de bulunur (Museo de Arte Contemporáneo).Di kota ini juga terdapat Australian Centre for Contemporary Art.
12 hizmetkardan bir tanesi.Ia adalah salah satu dari dua belas bersaudara.
Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin).Ia merupakan salah satu dari empat perempuan yang dimasukkan dalam silsilah (selain Maria).
Sen Bir Tanesin, Hepsi grubununu dokuzuncu single'ıdır."Only you" adalah single kedua yang menampilkan empat anggota generasi ke-9.
Yarış sonrasında , serinin son final parçasında bir tane daha zaman yarışı vardı.Final kompetisi tinggal selangkah lagi di depan mata.
Ancak bir tane üretilebilirler.Hanya beberapa yang diproduksi.
(Sadece bir tane Tree Hill var ve o senin evin.)(Ada juga lebih kuno contoh dari Ninole Hills.)
Ancak bir tane boş küme vardır.Tetapi, hanya satu kekurangan AVG.
Bir bakkalı, bir tane de kahvesi vardır.Ia juga membuka sebuah usaha, yaitu sebuah kafe.
Ama çabuk bir tane." ^ Allen 2006, s.Sangat jarang -- hanya sekali, pada tahun 1968, saya rasa.
Bunlarda bir tanesi Avrupa'ya gönderilmiştir.Buahnya sebagian diekspor ke Eropa.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.Akademi ini adalah yang tertua di antara lima académies milik Institut de France.
Bir sezonda haftada 10.000 € almasıyla dünyanın en çok kazanan futbolcularından bir tanesidir.Gaji sebesar £10,000 per pekan membuatnya menjadi pemain sepak bola muda termahal dalam sejarah Inggris.
Saçsızlık teoremi kara deliğin sadece bir tane mikro duruma sahip olabileceğini önerdi.Solusi ini meliputi kemungkinan bahwa lubang hitam memiliki lebih dari satu topologi.
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Beberapa malah berusaha mencurinya dan kemudian dikembalikan.
Halen köy içerisinde bir tanesi misafir kalacak şekilde mevcuttur.Orang di desa ini masih terlihat sangat ramah bagi pendatang.
Rupinin alt birimi paisa'dır (çoğul. paise) ve bir tane rupi, 100 tane paisa'ya bölünür.Pecahan dari rupee adalah paise, yakni seperseratus rupee.
Böylece, efsaneye göre, artık sadece bir tane güneş vardır.Dalam alam semesta ini matahari tentunya hanya ada 1.
Bir de yine bir tane beyaz top vardır.Kampanye tersebut juga mendapat perlawanan serupa dari kalangan kulit putih.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Abadilah, kau jayalah, untukmu SPEGA tercinta..
Amerika Açık 4 Grand Slam tenis turnuvasından bir tanesidir.Queens adalah penyelenggara U.S. Tennis Open, satu dari empat turnamen Grand Slam.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Jika tidak harus minum, orang dapat menghemat waktu 53 menit seminggu.
Her kutuptan bir tane kök eğrisi çıkar.Tiap tusuk mengandung satu ekor belut.
Bu aydın köy öğretmenleri en az bir tane müzik aletini çalmasını da öğreniyordu.Di Desa Gilangharjo, ada beberapa kelompok kesenian yang memainkan alat musik ini.
Üç şarkı seçildi daha sonra Süper Final'de bunların içinden bir tanesi seçildi.3 lagu akan lolos ke babak Super-Final, sebagai salah satu babak di babak final.
Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı.Một trong những điều kỳ quặc ở giai đoạn này trong cuộc đời ông là cuốn sách The Coming of the Fairies (1921).
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Các con tàu chỉ có một bánh lái duy nhất.