bir tane ile cümle
bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lady Margaret Hall (LMH adıyla bilinir), Oxford Üniversitesi'nin kolejlerinden bir tanesidir.Lady Margaret Hall (LMH) on yksi englantilaisen Oxfordin yliopiston collegeista.
(Sadece bir tane Tree Hill var ve o senin evin.)(Saman torin laidalla on myös Maatalousministeriö, jonka suunnitelma tuli kolmanneksi.)
Bu icatlardan bir tanesi ise bir saat düzeneği açığa çıkarmıştı.Tämän jälkeen heillä oli tunti aikaa valmistaa nämä ruuat.
Ancak bir tane boş küme vardır.Siinä on vain yksi luoto.
Bunlardan bir tanesi seçildi.Valituksi tulisi jompikumpi.
Botamon'un yalnızca bir tane özel saldırısı vardır.Pelkkää beatboxausta on vain yksi kappale.
Bamingui-Bangoran, Afrika ülkesi Orta Afrika Cumhuriyeti'nin toplamda var olan 17 bölgesinden bir tanesidir.Bamingui-Bangoran on yksi Keski-Afrikan tasavallan prefektuureista.
Başlangıçta sadece bir tane praetorluk vardı.Alun perin lentoasemalla oli vain yksi kiitotie.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Kalle Vaarala, Hurmoidun, siis olen?
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Vapaa ajatusten ja mielipiteiden vaihto on ihmisten kallisarvoisimpia oikeuksia.
Göl içerisinde bir tane ada vardır.Järvessä on yksi saari.
Tor'a yapılan eleştirilerden bir tanesi de Tor'un vadettiği güvenliği sağlayamadığı yönündedir.Arvostelijat ovat sanoneet, ettei Tor ole niin turvallinen kuin on väitetty.
Film, II. Dünya Savaşının en gerçekçi gösterimlerinden bir tanesidir.Realistinen kuvaus toisen maailmansodan tapahtumista.
Nana-Mambéré, Afrika ülkesi Orta Afrika Cumhuriyeti'nin toplamda var olan 17 bölgesinden bir tanesidir.Nana-Mambéré on yksi Keski-Afrikan tasavallan prefektuureista.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Mastodon on yksi vaikuttavista New Wave of American Heavy Metal-yhtyeistä.
Bir de yine bir tane beyaz top vardır.Se palasi samalla takaisin mustavalkosarjakuvaksi.
Müfred Kinayeler: Kasdedilen mana sadece bir tane ise.Erisnimet ovat yksiviitteisiä eli niillä on vain yksi tarkoite.
Plateaux, Afrika ülkesi Togo'nun beş bölgesinden bir tanesidir.Plateaux on yksi Togon viidestä alueesta.
Dünyada bir tane bulunmaktadır.Maan päällä paikka yksi on.
Ülkede yalnızca bir tane helikopter pisti bulunur.Maa-alueella elää vain yksi endeeminen jyrsijälaji.
Dişi yumurtalarını her meyveye bir tane olmak üzere kabuk altına yerleştirir.Naaras laskee munat ravintokasveille yksitellen.
Grubun sadece bir tane stüdyo albümü, bir tane de canlı performans kayıdı vardır.Yhtye on tehnyt kymmenen studioalbumia ja yhden live-albumin.
Kazadan sağ olarak kurtulan altı kişiden bir tanesi oldu.Kaikki neljä selvisivät onnettomuudesta hengissä.
En güçlü büyücülerden bir tanesidir.Store Trolltind on harjanteen korkein huippu.
Genel görüşme, TBMM'nin denetleme yetkilerinden bir tanesidir.Laajennukset ovat yksi MMF2:n kantavista voimista.
Başka bir tane deneyin.Kokeile jotakin toista.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Μια οικονομική ανάλυση είναι ένα από τα πιο σημαντικά βήματα για τις εταιρείες σήμερα.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Άρθρο 11 - Η ελεύθερη ανταλλαγή σκέψεων και ιδεών είναι ένα από τα πολυτιμότερα δικαιώματα του ανθρώπου.
Bu yüzden, her zaman en az bir tane doğru olan fakat ispatlanamayan önerme vardır.Έτσι, θα υπάρχει πάντα μια αληθής αλλά μη-αποδείξιμη πρόταση.
Sadece bir tane çocuğu Hermione vardır.Εγώ έχω μόνο έναν, τον Παρμενίωνα.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.Αποτελεί την παλαιότερη από τις πέντε ακαδημίες του Γαλλικού Ινστιτούτου.
Dişi yumurtalarını her meyveye bir tane olmak üzere kabuk altına yerleştirir.Εναποθέτει τα αυγά του ένα σε κάθε καρπό.
Haritanın tam ortasında bir tane rün çıkma noktası bulunuyor.Τέλος, στο κέντρο του κύκλου αυτού βρίσκεται ένας χάρτης του νησιού.
Ülkede yalnızca bir tane helikopter pisti bulunur.Υπάρχει μόνον ένας τερματικός σταθμός στο αεροδρόμιο.
Ancak bir tane boş küme vardır.Αποδεικνύεται ότι υπάρχει μόνο ένα κενό σύνολο.
Köyde bir tane kahvehane vardır.Στο χωριό υπάρχουν δύο καφενεία.
Ayrıca mahallede bir tanede halk eğitim kurs merkezi vardır.Ίσως μάλιστα, κάποια εποχή, να υπήρξε και σπουδαίο θρησκευτικό κέντρο της περιοχής.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Αδελφή μου αγαπημένη, άσε με να φύγω!
Gözlenmiş olan 25 novadan sadece bir tanesi fark edilebilir derecede kırmızılaşma göstermektedir.Από τα 27 σύμφωνα που παρουσιάζονται, μόνο τα 15 γραμμένα με μαύρα αποτελούν αδιαμφισβήτητα φωνήματα.
John ve Freelove ikilisinin üç oğlundan ancak bir tanesi hakkında bilgi vardır.Για τα άλλα δύο παιδιά της Κλεοπάτρας και του Αντωνίου, δεν υπάρχουν πληροφορίες.
Ancak bir tane üretilebilirler.Κατασκευάστηκε μόνο ένα.
Çalışmalar kapsamında yirmi beş şarkı ortaya çıktı ve bunlardan on bir tanesi albüme dahil edildi.Το καλοκαίρι του 1975, ηχογραφήθηκαν δώδεκα κομμάτια εκ των οποίων τα δέκα μπήκαν στο δίσκο.
Bir tane daha olmalı.”Χρειάζονται περισσότερες.»
"Yeni bir ev aldın mı?" "Evet, bir tane aldım."«Καινούργιο σπίτι αγόρασες;» «Ναι, ένα αγόρασα.»
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Mindst én af disse blev senere stjålet, solgt og genfundet.
Servet'in iki erkek kardeşi vardı, bir tanesi babası gibi noter oldu, diğeri ise Katolik rahibi oldu.Serveto havde to brødre: Den ene blev notar som deres far, mens den anden blev katolsk præst.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Hvis det stadig står lige, spilles femten minutter mere.
Korece'nin iki tane standardı var, bir tanesi Güney Kore standardı, ve öbürü Kuzey Kore standardıdır.Der er to primære standarder inden for koreansk, den sydkoreanske standard og den nordkoreanske standard.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.I Lühe druknede en person.
Bir süre sonra içeri bir tane daha Doktor girer.En dag ankommer en ny fange.
Tunç Arezzo Kimerası Etrüsk sanatının en bilinen örneklerinden bir tanesidir.Kimæren fra Arezzo er en bronzefigur og et af de bedst kendte eksempler på etruskisk kunst.
Advent çelenginde bulunan dört mum, her pazar günü bir tane olmak üzere teker teker yakılır.Adventskransens fire lys symboliserer de fire adventssøndage inden jul, og man tænder et lys hver søndag.
Bunlardan bir tanesi seçildi.Den ene af disse er identificeret.
Bir tanesi "koş ve tosla" yöntemidir.Et kryds i spil, som for eksempel "kryds og bolle".
Seyirciler yine şok oldu fakat o tişörtün altında bir tane daha var idi.Mens visigoterne stadig var i Italien, dukkede der en ny modkejser op på banen.
(Sadece bir tane Tree Hill var ve o senin evin.)(Han er en af ni kendte Eagle Scouts, som har modtaget Medal of Honor.)
Işte buyurun elimdeki nota da bunların bir tanesi.Herunder ses en oversigt over disse.
Bir tane halkaya sahiptir.Han har noget pondus.
Köy de bir tane okul vardır.Landsbyen havde også en skole.
Ancak bir tane üretilebilirler.Kun en blev bygget.