bir tane ile cümle
bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Açık etiketli çalışma, klinik çalışma yöntemlerinden bir tanesidir.Léčivo musí projít několika fázemi klinického hodnocení.
İngilizce konuşan ülkelerde en sık kullanılan soyadlarından bir tanesidir.V anglicky mluvících zemích jde o velmi rozšířené jméno.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım." dedi.Zcela jistě mi bude stačit jediný“.
Ayrıca bir tane daha ağın inşaat edilmesi planlanmaktadır.Přesto se plánuje stavba dalších bloků.
Göl içerisinde bir tane ada vardır.Pe lac există și o insulă.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Ex în M-ții Făgăraș, în M-ții Retezat.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Machine Head e printre pionerii Noului Val al Heavy Metal-ului American.
1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.În 1820, statuia îngerului a fost înlocuită cu una nouă realizată de Luigi Zandomeneghi.
(Sadece bir tane Tree Hill var ve o senin evin.)(O familie Dalca există în Arad, coborâtă și ea din Munții Apuseni.)
Bir alkali metal olarak bir tane değerlik elektronuna sahiptir.Fiind un metal alcalin, are valența unu.
Her bitki mavi-meyveli zehirleyici etkiye sahip yalnızca bir tane meyve üretir.Fiecare por produce o singură fibră foarte fină.
Köy de bir tane okul vardır.Satul dispune și de o școală generală.
OECD ile G-20 büyük ekonomileri topluluklarının kurucu üyelerinden bir tanesidir.Țara este un membru fondator a OECD și G-20 a economiei majore.
Bu nedenle yaratıcı birkaç tane dünya değil yalnızca bir tane dünya yarattı.Dar pământul nu a creat doar omul, ci și zeii.
Seyit Çağırgani Yakup Gülabi'nin bir tane tekke yeri vardır.Cu toate acestea, gara Selly Oak, care se află în apropeire, are o parcare.
Başlangıçta sadece bir tane praetorluk vardı.Inițial, era un singur premiu general.
Bir tane daha olmalı.”Dă-mi altul”.
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.Și le-am legat într-un mod foarte interesant.
Bir tane süt toplama merkezi vardır.Există patru puncte de colectare lapte.
Kasabada bir tane türbe vardır.În sat exista un singur magazin.
Bir bakkalı, bir tane de kahvesi vardır.Doar cu o masă și un scaun.
Bugüne kadar ortaya çıkan motiflerin sadece bir tane istisnası vardır.La cele arătate până aici notăm o excepție.
Rodrigues, Afrika ülkesi Mauritius'a bağlı olan idari bölgelerinden bir tanesidir.Insula Rodrigues este o dependență a statului Mauritius.
Saçsızlık teoremi kara deliğin sadece bir tane mikro duruma sahip olabileceğini önerdi.Calitatea ilustrațiilor implică faptul că el a trebuit să fi avut un microscop simplu.
Amerika Açık 4 Grand Slam tenis turnuvasından bir tanesidir.A US Open a négy Grand Slam-teniszbajnokság egyike.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.Az öt akadémiából álló Francia Intézet (Institut de France) egyike.
Ülkede yalnızca bir tane helikopter pisti bulunur.Itt található az ország egyetlen helikopterleszálló helye.
Sen Bir Tanesin, Hepsi grubununu dokuzuncu single'ıdır.Csak neki van családja a 9-es csoportból.
Avrupa Forumu için en önemli ve hassas konulardan bir tanesi de Sırbistan Kosova buluşması idi.A mai Szerbia egyik legkritikusabb, legérzékenyebb pontja minden bizonnyal Koszovó státusza.
Bir tane pisti vardır.Egy leánya van.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Az egyik még Skóciában, a másik pedig Strasbourgban.
Advent çelenginde bulunan dört mum, her pazar günü bir tane olmak üzere teker teker yakılır.Az adventi koszorún mind a négy gyertya egyszerre ég az utolsó vasárnapon.
12 hizmetkardan bir tanesi.A tizenkét kispróféta egyike.
Çoğu ulusal organizasyonların sadece bir tane komitatano'ları mevcuttur.A legtöbb megye csak egy megyei központtal rendelkezik.
Bunlardan bir tanesi daha sonra yolda yakalandı ve öldürüldü.Az egyik ilyen portya során tőrbe csalták és megölték.
Şu anda Avrupa'nın en büyük mühendislik ve ticari araç firmalarından bir tanesidir.Ma már Európa egyik vezető jármű- és motorgyártója.
Her gün bir tanesi her zaman bulunuyor.Mindig van egy újabb nap.
Seyirciler yine şok oldu fakat o tişörtün altında bir tane daha var idi.A megjelenést ismét koncertek követték, azonban a tagcserék tovább sújtották a zenekart.
Her ölen kişi için bir tane ağaç dikilmiştir.Minden áldozatnak egy-egy fát ültettek.
Aynı zamanda sözü geçen 4 parçacıktan sadece bir tanesi kalır.Kár, hogy ami egyben teljes, négybe épp én osztom azt.
Yarış sonrasında , serinin son final parçasında bir tane daha zaman yarışı vardı.A verseny későbbi szakaszában, az utolsó előtti napon ismét időmérő versenyt rendeztek.
Max’in bir tane kız kardeşi vardı.Rajtuk kívül egy nővérük volt Jean.
Erivan metrosu, 12,1 kilometre uzunlukta olan bir tane ağ içermektedir.A torinói metrónak egy vonala van, amelynek hossza 13,2 kilométer.
Lefkoşa'da, on bir tane burç ve üç tane kapı bulunur.Freiburgban összesen 9 fürdő, illetve uszoda van, közülük 3 szabadtéri.
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.Mindkét fázisnak lehet nyugvó és haladó szakasza.
Turnusol kağıdı kimyada kullanılan ayıraçlardan bir tanesidir.A tégelyek a kémiai laboratóriumokban használatos edények egyik típusa.
Turnuvada, iki grup maçı ve bir tane de çeyrek final müsabakası yönetmiştir.A tornán két meccsen lépett pályára, egyszer a csoportkör során, egyszer pedig a negyeddöntőben.
Bu denge santrifüjlemesi ile belli yoğunlukta bir taneciğin yüksek derecede saflaşması elde edilebilir.Érdekessége, hogy rendkívül sok diszkózenére lehet csacsacsát táncolni.
Ayrıca bir tane daha ağın inşaat edilmesi planlanmaktadır.Tervben van azonban további vonalak építése is.
Tipik olarak bir tane tebeşir mavisi yumurta yumurtlarlar.Különlegessége, hogy sötétbarna héjú tojásokat produkál.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Jó szívű barát, béjöhetsz.
Bir kaleme ihtiyacınız varsa, size bir tane ödünç veririm.Ha toll kell, tudok kölcsönadni neked egyet.
En az bir tanesi bardan çıkarılınca bile kan içinde idi (Carter, s.Ainakin yksi henkilö vuosi jo verta, kun hänet tuotiin ulos baarista (Carter, s.
Şirketin programcılarından bir tanesi tam zamanlı olarak modlama programları üzerinde çalışmaktadır.Yksi yhtiön ohjelmoijista työskenteleekin täysipäiväisesti modityökalujen parissa.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Ohjausta varten aluksilla oli vain yksi peräsin.
Benim kahramanlarımdan bir tanesi. ''He ovat kaikki vihollisiani.”
Stokholm il meclisi (Stockholms läns landsting) yirmi bir İsveç il meclislerinden bir tanesidir.Stockholms läns landsting) on yksi Ruotsin 20 maakäräjistä.
Breaking Bad tüm zamanların en başarılı televizyon dizilerinden bir tanesi olarak kabul görür.Breaking Badia pidetään yhtenä parhaista televisiosarjoista kautta aikojen.
Her ülke için bir tane Çatı Liste bulunur.Kerrostaloissa jokaista asuntoa kohti on olemassa varasto.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Toisena on Yhdysvallat ja kolmantena Italia.