bir tane ile cümle

bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
12 hizmetkardan bir tanesi.Один з 12 малих пророків.
Örneğin, bir tane bot Fransa'nın belediyeleri hakkında 35.000 madde yarattı.Наприклад, бот створив більше 35 000 статей про муніципалітети Франції.
Göl içerisinde bir tane ada vardır.На озері є один острів.
Lejyonda bir tane bulunur.У грі існує поліція.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Machine Head вважають одним із перших гуртів нової хвилі американського хеві-металу.
Türkiye'nin de Helsinki'de bir tane büyükelçiliği vardır.Люксембург має посольство в Копенгагені.
Lefkoşa'da, on bir tane burç ve üç tane kapı bulunur.Прада має 10 бутиків і 3 великих магазини.
JPEG'leri işleme konusunda Microsoft GDI+ güvenlik açığı, yığın taşması tehlikelerinden bir tanesidir.Уразливість Microsoft GDI+ при обробці JPEGів, приклад наскільки небезпечною може бути переповнення в купі.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.Так один з постояльців потонув в тарілці супу.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Вільне повідомлення ідей і поглядів є одним з найцінніших прав людини.
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.Через дві точки можна провести рівно одну пряму.
Darwin ispinozları türlerinden on üçü Galapagos adalarında bulunurken bir tanesi de Cocos Adası'nda bulunur.13 видів групи водяться на Галапагоських островах і одна на острові Кокос.
En güçlü büyücülerden bir tanesidir.Найсильніша відьма з Зачарованих.
Bir tane de üvey kardeşi oldu.Допомагав їм Бабич із Братківців.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Ти маєш жити, мій маленький.
Uçların bir tanesi.Один з ведучих.
Bir tane daha olmalı.”Побачиш, що ще залишиться».
1955'te bilgisayar dünyasına adım attı ve bu alanda en önemli isimlerden bir tanesi hâline geldi.У 1955 році очолив бригаду, яка стала однією з найкращих на підприємстві.
Nehrin üzerine kurulu bir tane hidroelektrik santrali vardır.На річці збудований ряд гідроелектростанцій.
Başlangıçta sadece bir tane praetorluk vardı.Спочатку був лише один трибунал.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.Одна з п'яти академій у складі Інституту Франції.
Ombella-Mpoko, Afrika ülkesi Orta Afrika Cumhuriyeti'nin toplamda var olan 17 bölgesinden bir tanesidir.Омбелла-Мпоко — одна з 14 префектур Центральноафриканської Республіки.
Bunlardan bir tanesi: Gelişmiş Paketleme AracıНовацією стало розміщення вбудованого багажника.
Kendisi de bir tane almayı çok ister fakat parası yoktur.Він хоче їсти, і в нього немає грошей.
Seyirciler yine şok oldu fakat o tişörtün altında bir tane daha var idi.І тільки при монтажі побачили, що Куравльов в одній сцені у різних сорочках!
Karşılaştığı rakiplerin bir tanesi haricinde hepsi Premier League'de mücadele etmekteydi.Всі однокласники, окрім одного, погоджуються піти на фронт.
Bir tanesi gögsünden çıkmıştır.Одну виділили їй.
En sevdiği şeyler cep mendilleridir, her gün için yeni bir tanesi vardır.Площа є місцем проведення масових заходів, щороку на ній встановлюється новорічна ялинка.
Tom ve Mary'nin bir tane kızları var.У Тома та Мері є дочка.
Bu sinema uyarlamalarında bir tanesi de yine Türkiye'de yapılmıştır.Одна з таких екранізацій також була зроблена в Туреччині.
Örneğin, bir tane bot Fransa'nın belediyeleri hakkında 35.000 madde yarattı.Bot například vytvořil přes 35 000 článků o obcích ve Francii.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.V současné době je Akademie věd jednou z pěti akademií tvořících Francouzský institut.
Her reaksiyona dört dideoksinükleotit'ten bir tanesi (ddATP, ddGTP, ddCTP, veya ddTTP) eklenir.Ke každé reakci je přidán pouze jeden ze čtyř dideoxynuklotidů (ddATP, ddGTP, ddCTP, nebo ddTTP).
Saçsızlık teoremi kara deliğin sadece bir tane mikro duruma sahip olabileceğini önerdi.Ve skutečnosti, tzv. teorie bez vlasů zdánlivě předpokládala, že černé díry mají jen jeden mikrostav.
Tenten'e mühür koleksiyonunu gösterir, bunlardan bir tanesi Sildavyalı Kral IV. Ottokar'a aittir.Ukazuje Tintinovi svoji sbírku pečetí, včetně jedné, která patří syldavskému králi Ottokaru IV.
Her ölen kişi için bir tane ağaç dikilmiştir.Kde za každého mrtvého obyvatele z 1. světové války byl vysazen jeden strom.
Bu denemelerden sadece bir tanesi bir süre başarı sağlayabildi.Zbývá jim již pouze jeden pokus, který jim naštěstí vyjde.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Lodní šroub byl pouze jeden.
Günümüzde bu değirmenlerden sadece bir tanesi ayakta durmakta olup, diğerlerinin kalıntıları bile kalmamıştır.Každý týden vypadla jedna diva, dokud tam nezůstaly poslední tři.
Eğer oyuncu en az bir tane kızı öldürür ise; - Jack kızları öldürüp "Adem" maddelerini alır.Pokud se hráč rozhodil vysát více jak jednu sestřičku, Jack je posedlý jejich ADAMem a zabíjí je.
Alkinler Hidrokarbon zincirinde en az bir tane karbon-karbon üçlü bağı içeren organik bileşiklerdir.Cykloalkyny mají mezi uhlíky nejméně jednu trojnou vazbu.
Kendisi de bir tane almayı çok ister fakat parası yoktur.Uvádí rovněž, že jsme si koupili téměř vše, ale nemáme nic.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.Každou chvíli se v nich někdo utopil.
Her bir parça sadece bir tane kullanıcı mesajı içerir.Na jednoho uživatele připadá právě jeden řádek.
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.Danou úsečku na jedné i druhé straně libovolně prodloužit.
Göğceli Camii tek bir tane çivi kullanılmadan inşa edilmiştir.Byla postavena bez jediného hřebíku.
Önceden iki kahve vardı şimdi bir tane var.Původně měla dvě obtížnosti, nyní pouze jednu.
Erongo, Afrika ülkesi Namibya'nın toplamda var olan on dört bölgesinden bir tanesidir.Erongo je jeden ze čtrnácti regionů Namibijské republiky.
Copperbelt, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.Copperbelt je jedna z devíti provincií v Zambii.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Od té doby se o někom neúspěšném říká, že „dopadl jak sedláci u Chlumce“.
Ama çabuk bir tane." ^ Allen 2006, s.Hospodářská politika. : VŠEM, 2006.
Başka bir tane yazıyordum ve bu da ağır elektronik tonları içeriyordu.Stroj byl velmi objemný a těžký a navíc obsahoval psací stroj.
Onlardan bir tanesi günümüzde hala kullanılmaktadır. ^ Benjaminson, Chani.Dostupné online. (anglicky) BAER, Benjamin.
Bu eşinden de bir tane kızı dünyaya gelmiştir.Tentokrát se jeho přítelkyni narodil chlapec.
Sonraki modellerde ise tarette kullanılan bir tane makineli tüfek çıkartıldı.Další kulomet stejného typu byl umístěn v trupu.
Bir durumdan bir geçiş sembolüyle en fazla bir tane duruma gidilebilir.V jednom regionu může být maximálně jeden počáteční stav.
12 hizmetkardan bir tanesi.Pocházel z 12 sourozenců.
Ogooué-Maritime, Afrika ülkesi Gabon'un toplamda var olan dokuz ilinden bir tanesidir.Ogooué-Maritime je jedna z 9 provincií v Gabonu.
Bunlardan bir tanesi oldukça uzun olup, dağın tabanına kadar devam ettiği söylenmektedir.Jedna z nejznámějších tvrdí, že nyní pobývá na Měsíci.
18'er MW'lık üç üniteye sahiptir (Bir tanesi yedektir.)Three of Kind (trips) je trojice (např. tři králové).

İlgili Sayfalar