bir tane ile cümle
bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun sebeblerinden bir tanesi, başta İbranice olmak üzere diğer dillerden kelimeler kullanılmasıdır.Другие имели ивритские фамилии с самого начала.
Darth Vader bir tane de öğrenci yetiştirmiştir.Отец — Артур воспитывал девочку один.
Ancak bunlardan bir tanesi "referans test" olarak kabul edilir.В дальнейшем эти шаги будут считаться за один шаг «утвердить списки».
Jerry ona gösterirken diğer eliyle onun gözüne bir tane yumruk indirir.Джефф в этот момент гладит её рукой по спине.
Kurulan 38 Waffen-SS tümeni'nden bir tanesidir.Совет состоит из 38 представителей, во главе которых стоит Овад Нур.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Спустить успели лишь один паровой катер.
Bunlardan iki tanesi bukkalde (yanağa bakan) iki tanesi lingualde (dile bakan) ve bir tanesi de distaldedir.Делятся на две группы: потаватоми (1 язык) и собственно оджибве.
Şimdiye dek her kıtada bir tane olacak şekilde yedi tapınak inşa edilmiştir.Вдвоём они основали по семь монастырей каждый.
Benim kahramanlarımdan bir tanesi. ''Ты один из детей моих».
Özellikle bir tanesi, tamamlanmış bir daire biçiminde ölünün göğsünde bulunmuştur.Одна из них, в форме полного круга, находилась на груди покойника.
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.Одно из них было очень интересное.
Yarış sonrasında , serinin son final parçasında bir tane daha zaman yarışı vardı.После дня отдыха гонщиков ждал ещё один горный этап.
Bu denemelerden sadece bir tanesi bir süre başarı sağlayabildi.Интересно, что из этих трёх попыток только одна была успешно реализована.
Çevremde bir tane örneği yoktu.Совхозов в районе нет.
Waffen-SS tümenleri'nden bir tanesidir.Waffen-SS Units (англ.).
Başlangıçta sadece bir tane praetorluk vardı.В начале на стадионе имелась только одна трибуна.
52 kartlık standart bir destede bir tane kupa ası bulunur.Пять последовательных по достоинству карт одной масти.
Norveç Ordusunda bugüne kadar en az bir tane denizaltı komutanı kadın subay bulunmaktadır.وحتي يومنا هذا، يوجد في الجيش النرويجي أقل عدد من الضباط النسائية قائدات الغواصة.
Olaylar, her yer için günde bir tane ile sınırlıdır.تقتصر الحوادث على واحد لكل موقع في اليوم.
Bu şiirlerin yedi tanesi daha önce yayınlanmamışken, sekizi Varlık, bir tanesi ise Ses dergisinde basılmıştı.وبينما لم تُنشر سبعةٍ من هذه الأشعار من قبل فقد طُبع سبعةٍ منها في مجلةِ الوجود وواحدٍ منها في مجلةِ الصوت.
Bir tane daha olmalı.”وسوف يكون هناك واحد "."
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.تتم سرقة أحدها على الأقل لاحقا، ثم تباع، وبعد ذلك تستعاد.
Servet'in iki erkek kardeşi vardı, bir tanesi babası gibi noter oldu, diğeri ise Katolik rahibi oldu.كان لسيرفيت أخوين: أصبح الأول كاتب عدل مثل أبيه، وكان الآخر كاهناً كاثوليكياً.
Popper'a göre sadece bir tane evrensel yöntem vardır; olumsuz deneme ve yanılma yöntemi.ويرى بوبر أنه يوجد منهج كوني واحد؛ ألا وهو منهج التجربة والخطأ السلبي.
Max’in bir tane kız kardeşi vardı.نشأ جونستون مع أخت واحدة.
Ayrıca bir tane Organize Sanayi Bölgesi tam kapasite hizmet vermektedir.علاوة على ذلك وفرت المنطقة الصناعية المنظمة جميع الخدمات.
Bir tane beybladeci çocukları olur.وهناك رجل يصنع أولاده ..
Yenilenebilir enerji formlarından bir tanesidir.و تعتبر أحد أنواع الطاقة المتجددة.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.سأكون قملة تحيط بطوقك، وسأكون سندانا على بابك...
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.يمكن انشاء خط مستقيم من خلال تمديد نهايتي قطعة مستقيمة من الجهتين إلى ما لانهاية.
Göl içerisinde bir tane ada vardır.وهي جزيرة في البحيرة.
Köyde bir tane Sağlık ocağı vardır fakat şimdilerde ise kapatıldı.هناك بعض الأنفاق تحت الأرض في الحصن وهي الآن مغلقة.
Bunlardan bir tanesi Rönesans donamı mimarisidir.لأن ذلك أحد أدوات النهضة.
Güzelyurt belediyesinin sekiz, Lefke beldiyesinin ise on bir tane köyü vardır.8 دير الصالحين: هو دير كان يضم عشر غرف وكان لكل أسرة غرفة واحدة.
Ancak bir tane üretilebilirler.صُنع واحده فقط منها.
Sağlık ocağı vardır işler vaziyette bir tane ebe ve haftada bir gün doktor gelmektedir.الذي يتجمع في بئر أمام البيت و تأخذه شاحنة مرة في الأسبوع.
Shield Grunt Birimi, oyundaki üç Grunt biriminden bir tanesidir.ستونتون ايلاند هي ثاني المناطق الثلاث التي سيشاهدها اللاعب في اللعبة.
Ayrıca Michael’a bir tane işaret fişeği vererek onu çok dikkatli kullanmalarını söyler.كما استمروا بتوجيه الأوامر لـ"توم" الذي جاراهم بسبب منحهم إياه بقشيشاً كبيراً.
11 kapısı(geçit) ile bir tane terminal binası vardır.المبنى رقم 1: يحتوي على 11 بوابة.
Bunlardan bir tanesi tüccar Ali'dir.أهداها أحد التجار الهنود.
Üç hikâyede bir tane, iki hikâyede ise iki tane "ve" kullanılmıştır.تستخدم الكلمتان a، وan، في موضعين مختلفين.
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Pelo menos um destes mais tarde foi roubado, vendido e recuperado.
Servet'in iki erkek kardeşi vardı, bir tanesi babası gibi noter oldu, diğeri ise Katolik rahibi oldu.Servet tinha dois irmãos: um que depois se tornou um notário, como seu pai, e outro que era um padre católico.
Her iki erkek kardeşi I. Andronikos'a isyan etmiş, bir tanesi hapsedilmiş, diğeri kör edilmiştir.Os seus dois irmãos tinham-se revoltado contra Andrónico I Comneno; um foi aprisionado e o outro cegado.
Bunlardan bir tanesi Floransa’daki Biblioteca Medicea-Laurenziana’da bulunmaktadır.Esses se encontram na Biblioteca Medicea Laurenziana, em Florença.
Bunların arasında en kötü şöhretlilerden bir tanesi de Rum Hrisantos idi.A gens Mêmia (em latim: gens Memmia) era uma família plebéia em Roma.
En az bir tanesi bardan çıkarılınca bile kan içinde idi (Carter, s.Pelo menos uma já estava sangrando quando foi tirada do bar (Carter, pp. 152-153).
Her ölen kişi için bir tane ağaç dikilmiştir.Cada árvore representa uma pessoa assassinada.
Şarkının bir tane daha resmi reggaeton remiksi vardır; "E. Arroyo Reggaeton Remix".Há outro remix oficial em reggaeton chamado "Eddie Arroyo Reggaeton Remix".
Ailesi ve 3 kardeşiyle (bir tanesi kendinden büyük olmak üzere) yaşıyordu.Ele também dividiu suas terras igualmente entre ele e os pobres por três vezes.
1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.Em 1820 substituiu-se a estátua do anjo por uma nova, feita por Luigi Zandomeneghi.
Orkestralarda genellikle bir tane tuba bulunur.O teatro tem habitualmente um fosso onde se situa a orquestra.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.É a mais antiga das 5 academias que compõem o Instituto da França.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Um era habitado por humanos, e o outro por demônios.
Siyonist akımın amaçlarından bir tanesi İsrail topraklarında bir üniversite kurmaktı.Um dos sonhos do movimento sionista é o do estabelecimento de uma universidade hebraica na terra de Israel.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.O Machine Head foi uma das bandas pioneiras no New Wave of American Heavy Metal.
“The Four Horsemen” ayrıca Metallica için kullanılan takma adlardan bir tanesidir."The Four Horsemen" também é o nome de uma banda brasileira cover dos Metallica.
Yevgeny Belyaev, en ünlü solistlerinden bir tanesidir.Lee Hyori é considera uma das solistas mais bem sucedidas.
Bunlardan bir tanesi oldukça uzun olup, dağın tabanına kadar devam ettiği söylenmektedir.Aqui estão algumas: - Pode ter vindo do Monte do Carapacho.
Bir tanede seçkin bir okul vardır.O professor deve construir uma aula significativa.