bir tane ile cümle
bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bundan dolayıda 7.26’ da bir tane küçük pik gözükür.Egli aveva sette corna e sette occhi" (5,6).
12 hizmetkardan bir tanesi.È una dei 12 messageri.
Her gün bir tanesi her zaman bulunuyor.Tutti i giorni va a trovarne una.
Bu icatlardan bir tanesi ise bir saat düzeneği açığa çıkarmıştı.Perciò l'unica cosa da fare è trovare chi ha inventato quell'orologio.
Ah kapınızda bir tanem, kul ben olayım.Credo in te, cara amica mia.
Bir tane daha olmalı.”E un'altra ancora!".
Ayrıca 2016 Yaz Olimpiyatları'nda futbol müsabakaları için kullanılacak stadyumlardan bir tanesidir.Sarà anche uno dei luoghi utilizzati per le partite di calcio alle Olimpiadi estive 2016.
Bir tane pisti bulunmaktadır.Esso dispone di una sola pista.
Şimdiye dek her kıtada bir tane olacak şekilde yedi tapınak inşa edilmiştir.Qui essi fondarono, una dopo l'altra, le sette città che ancor oggi vi si trovano.
Etemon'un kölelerinden bir tanesi.Uno degli schiavi di Jamil.
Amerika Açık 4 Grand Slam tenis turnuvasından bir tanesidir.US Open - Uno dei quattro tornei del Grande Slam.
Bosch bir tanesi dışında tablolarının hiçbirine tarih atmamıştır.Bosch non datò mai i suoi dipinti e ne firmò solo alcuni.
Dünyada bir tane bulunmaktadır.C'è un posto per me nel mondo.
Ayrıca kollarında her çocuğu için bir tane olmak üzere beş tane dövmesi var.Inoltre realizzò dieci dipinti per ciascuno dei suoi figli.
52 kartlık standart bir destede bir tane kupa ası bulunur.Viene utilizzato un mazzo standard da 52 carte.
Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin).Vi erano anche 4 combattenti creati (maschio e femmina, con i loro stili di combattimento e aspetti).
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Ciascun braccio è lungo 6 metri e la distanza fra la punta delle dita è di 24 metri.
Normalde 80 tanka sahip olan bir tank tugayının bir tane tankı kaldı.Panzer-Division che disponeva ancora di circa 80 panzer.
Fūjin (風神) veya Futen, Japon rüzgâr tanrısı ve en büyük Şinto tanrılarından bir tanesidir.Fūjin è il dio del vento giapponese e il più vecchio degli dei dello shintoismo.
Ayrıca salon dışına da aynı boyutlarda bir tane de antrenman havuzu inşa edildi.All'esterno dei confini del giardino è stata creata anche una piscina.
Ayrıca mahallede bir tane de kütüphane mevcuttur.Nel parco è presente anche una biblioteca.
Bunlardan bir tanesi de bizim doğup Büyüdüğümüz YUVA Köyü idi.È questo l'ambiente dove sono cresciuto e dove vivo.
Nehrin üzerine kurulu bir tane hidroelektrik santrali vardır.Sul fiume vi è anche una centrale idroelettrica.
Kızıl Ordu bünyesinde bir tanesi 50 araçtan oluşan 65 adet.Al 1932, nell'Armata Rossa erano disponibili 65 battaglioni equipaggiati con 50 carri ognuno.
Bir tane anal pul bulunur. ^ McDiarmid RW, Campbell JA, Touré T. 1999.Attualmente sono riconosciute cinque sottospecie. ^ McDiarmid RW, Campbell JA, Touré T. 1999.
Kweneng Bölgesi, Afrika ülkesi Botsvana'nın toplamda var olan dokuz bölgesinden bir tanesidir.Kweneng è uno dei nove distretti del Botswana.
II. Julius'un mezarındaki tamamlanmamış heykellerden bir tanesidir.Fa parte della serie dei Prigioni "non-finiti" per la tomba di Giulio II.
11 kapısı(geçit) ile bir tane terminal binası vardır.Il Terminal 1 ha 11 gate: dalla 1 alla 11.
Advent çelenginde bulunan dört mum, her pazar günü bir tane olmak üzere teker teker yakılır.La corona rimpicciolita fu addobbata dalle famiglie con 4 candele, una per ogni domenica d'Avvento.
Waffen-SS tümenleri'nden bir tanesidir.Divisioni delle Waffen-SS
Nana-Grébizi, Afrika ülkesi Orta Afrika Cumhuriyeti'nin toplamda var olan 17 bölgesinden bir tanesidir.La municipalità è una delle 17 che circondano circondano Città del Messico.
Ayrıca Avusturya, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımına en çok karşı çıkan ülkelerden bir tanesidir.Berlusconi è uno dei più forti sostenitori dell'adesione della Turchia all'Unione europea.
Bunlardan bir tanesi seçildi.È stato scelto, mi sembra.
ATP Tour'da yer alan ATP World Tour Masters 1000'in organizasyonlarından bir tanesidir.Questo è l'elenco in ordine temporale dei tornei ATP World Tour Masters 1000.
Ermenistan, on bir tane ile bölündürülmektedir.La Provincia di Artemisa è suddivisa in 11 comuni.
Başına bir tane kadın asker bırakmışlardı.Una ragazza di strada si concede ad un militare.
Dolma kalemim eski. Yeni bir tane istiyorum.Моя ручка старая. Я хочу новую.
Bir tane sevdiğim aşık olduğum kadın var, ellerimden kayıp gitmesine izin veremem.Я люблю одну женщину и не позволю себе её потерять.
Yirmi öğrenciden sadece bir tanesi kitabı okumuştu.Из двадцати учеников только один прочитал книгу.
Bugün, Fransa Enstitüsü'nü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.Сейчас Академия является одной из пяти академий, входящих в Институт Франции.
Örneğin, bir tane bot Fransa'nın belediyeleri hakkında 35.000 madde yarattı.Например, бот создал свыше 35 000 статей о муниципалитетах Франции.
RTCG üç TV kanalı vardır: ikisi Karasal, biri Uluslararası; ayrıca bir tane de Radyo istasyonu vardır.РТЦГ имеет 3 телевизионных канала: два местных, один международный, а также есть радиостанции.
Bir tane daha olmalı.”Пойдём найдём ещё одного».
"You Are the Only One" (Türkçe: Sen bir tanesin), Sergey Lazarev tarafından seslendirilen şarkı.«You Are the Only One» — песня Сергея Лазарева.
Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin).Видимо, их было четверо (хорошо сохранилась фигура над Богоматерью из Благовещения).
Çoğu ulusal organizasyonların sadece bir tane komitatano'ları mevcuttur.Большинство международных организаций имеют только лишь одного руководителя.
Birûni’nin bir tane de romanı vardır.Бернала был роман.
Beldede bir tane de halk kütüphanesi bulunur.Есть здесь и доступная всем желающим публичная библиотека.
Yaşlılardan bir tanesi elindeki bıçakla toprağa bir çukur açmış.Один из участников взялся копать ножом землю в этом месте.
Bu denge santrifüjlemesi ile belli yoğunlukta bir taneciğin yüksek derecede saflaşması elde edilebilir.Возможно, именно поэтому, в финском танце физическое начало акцентируется так сильно.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Но даже если вы исчерпаете весь лимит, у вас все равно будет по 15 секунд на ход.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Из них лишь один взрослый мужчина, а остальные - дети и женщины.
Çatıya çıkarlar ve bir tanesi karşıdaki evin damına atlayıverir.Они выбираются на крышу одного из домов.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.Так один из постояльцев утонул в тарелке супа.
Bunlardan bir tanesi seçildi.Все они были избраны.
Bir tanesi filme alınan üç tane de film senaryosu yazdı.Сценарий к обоим фильмам написал один человек.
Zar(die) içinde çok yakın bir zamana kadar sadece bir tane işlemci çekirdeği bulunuyordu.Напротив него лежало существо, только отдаленно напоминавшее человека.
Ülkede yalnızca bir tane helikopter pisti bulunur.В аэропорту есть только одна взлётно-посадочная полоса.
Hem TDM (FL, RL) hem de farklı frekans (FL, RL) dağıtımlarını destekleyen ilk standartlardan bir tanesidir.Один из первых стандартов поддерживал TDM (FL,RL) и раздельно-частотное (FL, RL) размещение.
Dişi yumurtalarını her meyveye bir tane olmak üzere kabuk altına yerleştirir.Яйца откладывает по одному в мякоть плода.