bir sürü ile cümle
bir sürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.ピタゴラスの定理も教えてくれた
Basın konferansında bulunmamam üzerine... ...hakkımda bir sürü söylenti çıktığının farkındayım.A sajtókonferenciától való távolmaradásom a személyemmel kapcsolatos kedvezőtlen pletykákhoz vezetett.
Basın konferansında bulunmamam üzerine... ...hakkımda bir sürü söylenti çıktığının farkındayım.Les problèmes causés par la conférence de presse ont déclenché des ragots dans le palais.
Basın konferansında bulunmamam üzerine... ...hakkımda bir sürü söylenti çıktığının farkındayım.Εξαιτίας της απουσίας μου από τη συνέντευξη. Γνωρίζω ότι υπάρχουν πολλές φήμες για το πρόσωπο μου.
Basın konferansında bulunmamam üzerine... ...hakkımda bir sürü söylenti çıktığının farkındayım.بسبب غيابي عن اللقاء اعلم ان هناك الكثير من الاشاعات
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Cu alte cuvinte, acest aparat necesită multe lucruri pe care acest spital nu le poate oferi.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Dengan kata lain, mesin ini memerlukan banyak hal yang tidak dapat disediakan rumah sakit ini.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.En d'autres termes, cette machine a besoin de beaucoup de choses que cet hôpital-ci ne peut offrir.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.En otras palabras, esta máquina requiere muchas cosas que este hospital no le puede dar.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.In altre parole, il macchinario ha bisogno di molte cose che quest'ospedale non è in grado d'offrire.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.달리 말해, 이 기계가 필요로 하는 많은 것들은 이런 병원에서는 감당할 수 없습니다.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Más szóval, ez a gép sok olyan dolgot igényel melyet ez a kórház nem tud biztosítani.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Met andere woorden, deze machine vereist een hoop spullen die dit ziekenhuis hier niet kan bieden.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Mit anderen Worten: Diese Maschine benötigt viele Hilfsmittel, die das folgende Krankenhaus nicht bieten kann.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Mε άλλα λόγια, αυτή η συσκευή απαιτεί πολλά που αυτό το νοσοκομείο δεν μπορεί να προσφέρει.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Nói cách khác, thiết bị này cần rất nhiều thứ mà bệnh viện này không thể đáp ứng.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Por outras palavras, esta máquina precisa de muita coisa que este hospital não consegue providenciar.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Ta maszyna potrzebuje całkiem sporo rzeczy, których nie ma w takim szpitalu.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.Другими словами, этому аппарату требуется множество вещей, которыми данная больница не располагает.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.С други думи, апаратурата изисква много неща, които тази болница не винаги може да предложи.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.במילים אחרות, המכונה דורשת הרבה דברים שבית החולים הזה לא יכול להציע.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.بعبارة أخرى هذه الآلة تحتاج إلى الكثير من الأشياء والتي لا يمكن أن يوفرها هذا المستشفى.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.多くの資源を必要とします この画像はマラウイの地方病院に
Başka bir sürü şey daha yaptık.Er waren meer van die activiteiten.
Başka bir sürü şey daha yaptık.다른 동작들도 있었습니다.
Başka bir sürü şey daha yaptık.Robili sme aj ďalšie pohyby.
Başka bir sürü şey daha yaptık.היו עוד מספר פעילויות.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Acum, trei ştiuleţi de porumb, fără alte boabe -- încep să se formeze multe ciuperci.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Ahora, tres mazorcas de maíz, no otros granos -- comenzaron a formarse muchos hongos.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Đây, ba lõi bắp, không cần loại ngũ cốc nào khác -- hàng loạt những cây nấm sẽ mọc lên.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Három kukoricacsutka, más gabona nem kell, sok gomba kezd kialakulni.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Jetzt, drei Maiskolben, kein anderes Getreide -- viele Pilze fangen an zu wachsen.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.현재, 다른 곡식들엔 없지만, 세 개의 옥수수대에서는 많은 버섯들이 자라고 있습니다.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Maintenant, trois épis de maïs, pas d'autre grain -- beaucoup de champignons commencent à se former
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Nu, drie maïskolven, geen ander graan -- heel veel paddenstoelen vormen zich.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Pouze tři klasy, ne víc - spousty hub se začnou objevovat.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Sekarang, tiga tongkol jagung, bukan bijian lain -- banyak jamur mulai terbentuk.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Stačia tri klasy, ale musí to byť práve kukurica a za chvíľu je plná plodníc húb.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Tre majskolber, ikke andet -- masser af svampe begynder at vokse.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Tre majskolvar, inget annat -- massor av svampar börjar ta form.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Trzy kolby kukurydzy, żadnych innych nasion - rozwija się wiele grzybów.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Vain kolme tähkää, ei muuta ainesta -- ja sieniä alkaa muodostua runsaasti.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Με τρία κοτσάνια και κανένα άλλο είδος σιτηρού πλήθος μανιταριών αρχίζουν να εμφανίζονται.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Теперь, три стержня кукурузного початка, никаких других зёрен -- и начинается зарождение грибов.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Три царевични кочана, никакво друго зърно... започват да се формират много гъби.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.ועכשיו, שלושה קלחי תירס, בלי אף זרע אחר -- הרבה פטריות מתחילות להיווצר.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.الآن، ثلاثة من الذرة، لا حبوب أخرى فطر كثير يبدأ بالتشكل
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.たくさんの菌類が育ち始めました 「炭素銀行」は引き出し過多になり
Başkanlık. Bir sürü görüşme yapıyorum."Come dire, "Oh, questo è il mio lavoro, fare il Presidente, Ho tante riunioni, sapete?"
Başkanlık. Bir sürü görüşme yapıyorum."Я проводжу багато зустрічей, еге ж?"
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Ada banyak orang yang frustrasi.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Có rất nhiều người đang thất vọng.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Det finns många människor som är frustrerade.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Er zijn veel gefrustreerde mensen.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Es gibt viele Menschen die frustriert sind.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Há muitas pessoas que estão frustradas.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Hay muchas personas frustradas.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Il y a des tas de gens frustrés.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Jest wiele osób, które je dzieliły.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Je veľa tých, ktorí sú frustrovaní.