bir sürü ile cümle

bir sürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.실제로 동일한 꿈을 공유하는 수 많은 사람들이 존재합니다.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Ma sono anche in tanti a condividere lo stesso sogno.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Sok ember van, akinek az álma közös.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Sunt mulți oameni care împărtășesc același vis.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Wiele osób ma te same marzenia.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Υπάρχουν πολλοί άνθρωποι που μοιράζονται το ίδιο όνειρο.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Има много хора, които всъщност споделят една и съща мечта.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Многие разделяли одну мечту.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.הרבה מאוד אנשים חולקים אותו חלום.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.هناك الكثير ممن يشاركون بعضهم البعض نفس الأحلام
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.自分たちの自由を気にかける人々は沢山いるでしょう
Aynı konuları çiğneyip duran yapıtlar, bir sürü taklitçi ve daha birçok sorun türeyip duruyor.Le storie sono tutte ripetitive, ci sono troppe imitazioni, i problemi continuano a saltar fuori.
Aynı konuları çiğneyip duran yapıtlar, bir sürü taklitçi ve daha birçok sorun türeyip duruyor.Le travail est répétitif, il y a trop de plagiat, des problèmes qui continuent de surgir.
Aynı konuları çiğneyip duran yapıtlar, bir sürü taklitçi ve daha birçok sorun türeyip duruyor.Los trabajos son repetitivos, demasiadas imitaciones, los problemas siguen surgiendo.
Ayrıca bir sürü enstrüman çalıyordu...Az. És zenélt is.
Ayrıca bir sürü enstrüman çalıyordu...Ele tocava muitos instrumentos.
Ayrıca bir sürü enstrüman çalıyordu...Grał na wielu instrumentach.
Ayrıca bir sürü enstrüman çalıyordu...-Och han spelar -Alla möjliga instrument...
Ayrıca bir sürü enstrüman çalıyordu...腸で
Ayrıca, bir sürü son moda pantolonun olduğunu fark ettim.Accessoirement, j'ai remarqué que vous aviez beaucoup de sacs de créateurs.
Ayrıca, bir sürü son moda pantolonun olduğunu fark ettim.Egyébként észrevettem, hogy egy csomó márkás táskája van.
Ayrıca, bir sürü son moda pantolonun olduğunu fark ettim.Υπάρχουν τόσες πολλές τσάντες από μάρκες εδώ μέσα
Ayrıca, bir sürü son moda pantolonun olduğunu fark ettim.لعلمك يوجد الكثير من الحقائب هنا
Babam... ...bir sürü borcu varmýţ.My father... ...has a lot of debt.
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı. Etrafta bir sürü eski otomotiv parçası öylece yatardı.Apámnak volt egy szerelő műhelye, ahol mindig szanaszét hevertek a régi autó alkatrészek.
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı. Etrafta bir sürü eski otomotiv parçası öylece yatardı.Můj otec vlastnil podnik na opravu aut a přístrojů, a všude se válela spousta součástek.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.A travers nos yeux, la nature n' est plus un amas de choses.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.E isso deixa-nos muito solitários e carentes.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.Iniziamo a considerare la natura come una pila di oggetti... ...e questo ci fa sentire soli.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.no tuota, se on vain kasa tavaraa.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.tja, det är bara en mängd saker.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.We kijken naar de natuur alsof het gewoon een berg spullen is.
bakarız, ve, sadece bir sürü "şey" (meta) görürüz.生きるために必要な基本的なことさえ満たされません。
Bana bir sürü kitabını gösterdi.A potem pokazał mi wiele swoich książek.
Bana bir sürü kitabını gösterdi.Er zeigte mir eine große Anzahl seiner Bücher.
Bana bir sürü kitabını gösterdi.Il m'a montré ses livres.
Bana bir sürü kitabını gösterdi.피터는 자신이 가진 수많은 책을 제게 보여줬어요
Bana bir sürü kitabını gösterdi.Ukázal mi mnoho svých knih.
Bana bir sürü rol vermeye başladı.והוא התחיל ללהק אותי בכל מיני תפקידים.
Bana bir sürü rol vermeye başladı.جعلني أشارك في معظم ادواره
Bana bir sürü rol vermeye başladı.やがてブダペスト
Bana bir sürü rol vermeye başladı.멋진 노(老) 지휘자를 만났습니다.
Bana esnetebileceğim bir sürü... ...kasım olduğunu gösterdi.Есть дельтовидные мышцы страсти. Есть брюшной пресс, чтобы быть добрым.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Dia mengajarkan berbagai hal tentang mesin.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti."Ensinou-me todo o tipo de coisas sobre coisas mecânicas.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Er lehrte mich alles Mögliche über mechanische Dinge.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Han lärde mig allt möjligt om mekaniska prylar.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Hij leerde me allerlei dingen over mechanische dingen.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Il m'a appris toutes sortes de choses sur la mécanique.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.기계와 관련된 모든 것을 아버지로부터 배웠지.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.M-a învăţat o mulţime de chestii despre lucrurile mecanice.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Me enseñó toda clase de cosas relacionadas con objetos mecánicos.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Mi insegnò un sacco di cose sulla meccanica.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Mindenfélét megtanított a mechanikus dolgokról.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Nauczył mnie wielu rzeczy związanych z mechaniką.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Μου΄μαθε κάθε λογής πράγματα για μηχανικά θέματα.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Научи ме какво ли не за механичните неща.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.Он научил меня всему, что касается механики.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.הוא לימד אותי שלל דברים על חפצים מכניים.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.وعلمني كل الامور المتعلقة بالميكانيكا

İlgili Sayfalar