bir sürü ile cümle
bir sürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O bir sürücü ehliyeti almak istiyor.彼女は運転免許を取りたがっている。
Vampir Angel ile Buffy arasındaki aşk ilişkisi bir sürü mecaz anlamı ile doludur." 而吸血鬼Angel和巴菲的愛情也充滿了隱喻。
Virüs genellikle bir sürü içinde hızlıca yayılır ve birkaç gün içerisinde tüm domuzlara bulaşır.通常病毒较快在猪群中散播,几天内就可以感染全部猪群。
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.團內有許多公園。
İkincilik başka bir sürücüye verilmedi.他们的分数没有被给予其他车手。
Çok yönlü bir sürücü olan Clark, Indianapolis 500'de spor araba ve gezinti arabalarıyla yarışmıştır.克拉克是一个多面型的车手,他参加过跑车赛事,房车赛事和印第500。
Günümüzde birbiriyle bağlantısı olmayan bir sürü gökküşağı bayrağı kullanılmaktadır.當今有很多种彩虹旗正在被使用,他们之间可能完全沒有關聯。
Windows XP'nin önemli özelliklerinden biri ise geniş bir sürücü veritabanına sahip olmasıydı.Windows XP的特色之一是它拥有一個基於任務的新图形用户界面。
Karakter ilk defa tanıtıldığında akıllarda bir sürü soru işareti kaldı.當第一次播出時,顯示出她太過信任的表情。
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.有好多政治背景。
Evde yalnız kaldığı zaman Joel bir sürü Riskli İş'e imzasını atmıştır.麥當勞在入伙時已購入整個商場業權。
Bölgede bir sürü küçük göller vardır.지역에는 수많은 작은 호수가 있다.
Bu fikri yaymak için bir sürü sempozyum düzenledi ve 1956'da yaptığı devre başarısız sonuçlandı.그는 많은 심포지엄에서 그의 아이디어를 알렸지만, 1956년 회로를 실제로 구현하려는 그의 시도는 실패했다.
Bilinmeyen bir sürü elementin keşfedileceğini düşünmeliyiz.불보는 깨달은 자들인 여러 부처들을 통칭한다.
Geldikten sonra bir sürü güreşçi yetiştirdi.그 후 사구가 되어 많은 공을 세웠다.
Los Angeles'e taşındıktan sonra bir sürü haklar grubuna katılmayı devam etti.전역 후에는 로스앤젤레스에 거주하며 여러 사회 봉사활동을 하며 지냈다.
Yani, örneğin bir sürücü araba kullanırken, kullandığı arabanın alt bileşenlerinin çoğundan habersizdir.운전 중 사람이 자의적으로 판단해야 할 경우의 수가 대부분 무인 자동차에 기술적 난제로 꼽힌다.
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.다양한 서식지에 널리 분포한다.
Aşk romanının bir sürü türleri vardır.숭배에는 여러 가지 종류가 있다.
Ama aslında içinde bir sürü kırmızılar var.여기에는 수많은 적색 나선은하가 포함되어 있다.
("Bir sürü şeyi çalmak/şeye sakso yapmak yasadışı!") diye cevap verdi.(종종 “보내는 것은 엄하게, 받는 것은 너그럽게”로도 일컬어진다.)
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.하이난 성에서는 매우 많은 배들이 항구로 돌아왔다.
Orada Oscar'ın bir sürü fotoğrafı vardır.호그와트에는 많은 초상화들이 있다.
Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım.또한 그림에도 뛰어나 여러 작품을 남기기도 했다.
Bugün bir sürü ödevim var.오늘 숙제가 너무 많아요.
Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım.אני בוכה בשל כך הרבה.
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.משתתפי ההפלגה צופים בכריש מיוחד במינו השוחה מולם.
Ama aslında içinde bir sürü kırmızılar var.זה בפרט יש הרבה משמרות אדומות גדולות.
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.מצאתי המון וירוסים במחשב של דודה שלי.
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.מצאתי המון וירוסים במחשב של דודתי.
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.במחשב של דודה שלי מצאתי המון וירוסים.
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.במחשב של הדודה מצאתי המון וירוסים.
Napster gibi dosya paylaşım platfromlarında şarkıların isminde bir sürü gerçek olmayan dosya paylaşıma girdi.Из мрежите за споделяне на файлове като Napster се появяват фалшиви песни със същите заглавия.
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.Изведнъж до яхтата се появява голяма акула.
Daha bir sürü ayarlar yapılabilmektedir.Могат да бъдат изведени още много определения.
Bölgede bir sürü küçük göller vardır.На острова има множество малки езера.
Yarına kadar yapılması gereken yapılamayan bir sürü şey var.Има много неща, които няма да могат да бъдат свършени до утре, а е нужно.
Zott her yıl bu girişimi ayrı bir kamyon ve bir sürücü ile desteklemektedir.Svake godine, tvrtka Zott pomaže ovu inicijativu s posebnim kamionom i vozačem.
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.Postoji veliki broj parkova u gradu.
Daha bir sürü ayarlar yapılabilmektedir.Postoji više načina na koji se to može postići.
Burada bir sürü suç işlemiştir.Uslijedio je niz zločina.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Ličinke se najčešće zadržavaju u blizini roditelja.
Amerikan eski stok araba yarışlarında yarışan bir sürücüsü idi.Bili su to jedini vozači u utrci.
Bir sürü şarkısı vardır.Stoga postoje grupe pjesama.
Ama aslında içinde bir sürü kırmızılar var.Je v nej preto veľa červených obrov.
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.V meste sa nachádza viacero parkov.
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.Cestou stretávajú mnohé ďalšie člny.
Burada bir sürü suç işlemiştir.Tu spáchala časť svojich zločinov.
Babasının bir alkolik olduğunu ve hakkında bir sürü suçlama olduğunu görürler.Vedia už vaši, že si alkoholik?
Amerikan eski stok araba yarışlarında yarışan bir sürücüsü idi.Jeho otec bol motocyklový pretekár, ktorý pri pretekoch utrpel smrteľný úraz.
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.Znotraj okrožja se nahaja več mestnih parkov.
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.Krajani so zelo aktivni na različnih prireditvah.
Zott her yıl bu girişimi ayrı bir kamyon ve bir sürücü ile desteklemektedir.Vsako leto Zott Zott pri pobudi sodeluje s tovornjakom in voznikom.
Amerikan eski stok araba yarışlarında yarışan bir sürücüsü idi.Ostalo so bili ameriški dirkači.
Onun her tarafında bir sürü kese sarkar.Na vseh straneh jo obkroža portik.
Bir sürü belirgi, adını onu ilk bulan doktordan almıştır (bunlara eponim belirgiler denir).Zato nekateri znanstveniki imenujejo organizem na začetni stopnji razvoja kot predzarodek (preembrij).
Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım.Napisal je tudi nekaj drugih del.
BDSM bir sürü çeşitli eylem, kişilerarası ilişki türü ve altkültürü kapsar.BDSM apimą plačią žmonių veiklos bei tarpusavio santykių sritį.
Bir sürü şarkısı vardır.Dainose labai daug palyginimų.
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.Mieste daug parkų.