bir sürü ile cümle

bir sürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Daha bir sürü ayarlar yapılabilmektedir.Sunt mai multe scheme de realizare.
Onun her tarafında bir sürü kese sarkar.El are tatuaje pe tot corpul.
Virüs genellikle bir sürü içinde hızlıca yayılır ve birkaç gün içerisinde tüm domuzlara bulaşır.Tulpinile foarte virulente diseminează rapid, în câteva zile, în toată turma.
Tom'un bir sürü boş zamanı var.Tom are mult timp liber.
Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.În luna aprilie, avem o mulțime de evenimente școlare.
Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.În aprilie, avem o mulțime de evenimente școlare.
Bu yaz bir sürü genç insan Hawaii'ye gitti.În această vară mulți tineri au mers în Hawaii.
Bu yaz bir sürü genç insan Hawaii'ye gitti.În această vară o mulţime de tineri au mers în Hawaii.
O günden sonra Bayan Puff,bir sürücü kursu açmıştır.Meg kell még említeni Puff asszonyt, aki egy csónakvezető tanfolyamot tart.
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.Több park is van a városban.
Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım.Több darabot lemezen is kiadtak.
Her sene festivali kutlamak amaçlı bir sürü insan gelmektedir.Sokan érkeznek az ünnepségre évente.
Paolini ve ailesi bir sürü kütüphane, okul gezdi kitabı tanıtmak için.Paolini és a családja több mint 135 tájékoztatót tartott könyvesboltokban, könyvtárakban és iskolákban.
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.A hajó körül cápák kezdenek úszkálni.
Manastırda bir sürü haçkar da var.A parkban számos kolostor található.
Daha bir sürü ayarlar yapılabilmektedir.Még jó néhány akadályt le kell győznöd.
Evde bir sürü yiyecek vardı.Sok ennivaló volt a házban.
İkincilik başka bir sürücüye verilmedi.Toisena kuljettajana jatkoi Prost.
Her sene festivali kutlamak amaçlı bir sürü insan gelmektedir.Festivaalin järjestämiseen osallistuu vuosittain suuri joukko vapaaehtoisia.
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.Yhteistyötä tehdään laajasti eri tahojen kanssa.
Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım.Pietilän kärjekkäät kirjoitukset vieroittivat monet hänestä.
Bölgede bir sürü küçük göller vardır.Seudulla on lukuisia pieniä järviä.
Onun bir sürü kitabı var.Hänellä on suuri määrä kirjoja.
Her yıl bir sürü kaza olur.Joka vuosi tapahtuu paljon onnettomuuksia.
Roma bir sürü antik yapılara sahiptir.Roomassa on joukko antiikin aikaisia rakennuksia.
Odada bir sürü insan vardı.Huoneessa oli joukko ihmisiä.
Onların ilgilenmesi için bir sürü sorun var.Heillä on monta ongelmaa huolehdittavana.
Grup şimdiye kadar bir EP ve bir sürü Single yayınlamıştır.Η ομάδα κυκλοφόρησε ένα EP και έναν ορισμένο αριθμό singles.
Manastırda bir sürü haçkar da var.Η χώρα έχει επίσης πολλά μοναστήρια.
Uyandığında ise arabasının çekildiğini ve her yanda bir sürü insanın olduğunu görür.Καθώς κατεβαίνει από το αμάξι, μαγεύεται βλέποντας τόσο κόσμο.
Bu nedenle bölgede bir sürü kanal, küçük ada ve bataklık bulunur.Γύρω από την πόλη βρίσκονται αρκετά ποτάμια, κανάλια και μικρά νησιά.
Zemfira Meftahatdinova, hayatı boyu bir sürü ödüller almıştır.Ο Βάθκεθ Μονταλμπάν έλαβε πολλά βραβεία κατά τη διάρκεια της ζωής του.
Asya'da bir sürü insan var.Υπάρχουν πολλοί άνθρωποι στην Ασία.
Tom hızlı bir sürücü.Ο Τομ είναι γρήγορος οδηγός.
Bir sürü pilot tanıyorum.Γνωρίζω πολλούς πιλότους.
Bir sürü pilot biliyorum.Ξέρω πολλούς πιλότους.
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.Det er få større byer indenfor parken.
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.Det snakkes av en rekke ulike folk.
Bunu yaparken de bir sürü şehir gezmiştir.Dertil kom mange utenbys fra.
Zott her yıl bu girişimi ayrı bir kamyon ve bir sürücü ile desteklemektedir.Tiap tahun Zott mendukung inisiatif itu dengan cara menyediakan truk dan pengemudi khusus.
Aynı zamanda bir sürü kitap yazılmış; gösteriler olmuştur.Tetapi dalam banyak naskah, ini juga ditemukan.)
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.Seorang sopir tidur didalam mobil.
Zott her yıl bu girişimi ayrı bir kamyon ve bir sürücü ile desteklemektedir.Mỗi năm, Zott hỗ trợ chương trình này bằng một xe tải và lái xe riêng.
BDSM bir sürü çeşitli eylem, kişilerarası ilişki türü ve altkültürü kapsar.BDSM bao gồm nhiều hoạt động, dạng quan hệ và tiểu văn hóa khác nhau.
Bölgede bir sürü küçük göller vardır.Cũng có rất nhiều hồ nhỏ khác trong khu vực.
Ama aslında içinde bir sürü kırmızılar var.Hầu hết trong chúng có màu đỏ gạch.
Bilinmeyen bir sürü elementin keşfedileceğini düşünmeliyiz.未知の元素の発見が期待される。
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.政治的発言も数多い。
Bu bir sürü içinde birkaç milyar balık anlamına gelmektedir.これは辛うじて生存している数十億人の人々のことを意味した。
Şehrin içinde bir sürü park bulunmaktadır.市内には多くの公園がある。
Bu işlem genellikle Ana işleyici sistemde bir sürücü tarafından yapılırdı.普段はトラック運転手として真面目に働いている。
Film çekimlerinde kitaptaki bir sürü ayrıntıyı hiçe saymak zorunda kalmıştık.私はその物語を膨大な予算で映画化したいと思っていました。
Mariya Stadnik, hayatı boyu bir sürü ödüller almıştır.マルコ・ベロッキオには生涯功労賞が贈られた。
Ve şimdi bir sürü insanın ölümüne neden olan bir kaset için savaşacaktır.また、彼の死が原因で数多くの人物の生涯を狂わせることになる。
Her sene festivali kutlamak amaçlı bir sürü insan gelmektedir.毎年行われる新収穫祭には多くの人が訪れる。
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.他にも 授業でいろいろな人々と出会う。
Bu ikili daha sonra bir sürü isme şarkı verdi.彼は彼らのために数十の曲を作曲しました。
Daha bir sürü ayarlar yapılabilmektedir.折り畳みができるものが多い。
Onun her tarafında bir sürü kese sarkar.大量のダストを至るところで盗んでいる。
Bana bir sürü köpek dışkısı gönderdiler - plastik köpek dışkısı.廃品回収と、子犬をたくさん飼って犬のブリーダーをしている。

İlgili Sayfalar