Ana içeriğe geç
Sözlük

bir nevi ile cümle

bir nevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayranlar, bir nevi maNga-manya yaşayan müritler gibi davranıyorlar.The fans are believers, cultivating something close to maNga-mania.
Daha varlıklı olanlar, bir nevi mini kasabalarda toplanmayı tercih ediyor.The wealthier are choosing to group in a kind of mini towns.
Suçlamalar ve inkârlar tam hızla devam ederken, siyasi manzarayı bir nevi isteri sarmış durumda.With accusations and denials flying, a kind of hysteria has taken hold of the political landscape.
"Bu bir nevi iki ülke arasında kültürel bir işbirliği."This is a kind of a cultural co-operation among both countries.
Antioksidant, Sırbistan'ın bir nevi kimlik krizi geçirdiğini öne sürüyor.Serbia is going through an identity crisis of sorts, suggests Antioksidant.
Ancak Jolie'nin filminin Pazar günü SC'de bir nevi galası yapıldı.However, Jolie's film did have a premiere of sorts in RS on Sunday.
O kadar uzun süredir bu işi yapıyorum ki artık bir nevi uzman oldumI've been doing it for so long I feel I've become a specialist of sorts.
O gün, yeni ailesini de yanına alarak, bir nevi 'eve geri döner'.It's when she, in a way 'returns home', taking her new family with her.
"Gerçekte, Dayton Anlaşmaları herşeyi yerinde dondurdu ve bir nevi işlevsiz hale geldi.""In reality, the Dayton Accords froze everything in place, and it's been sort of dysfunctional."
HDZ içindeki mevcut olaylar, bir nevi AB üyeliği öncesi temizlik niteliğinde.Current events with HDZ are a kind of purging before joining the EU.
Benim için, bir nevi duygusal kapanış." dedi.For me, it is some kind of emotional closure," Dragojevic told SETimes.
Müzakereler sırasında bir nevi gizli müdahale gelebilir." dedi.Some kind of latent intervention could come during the negotiations," he said.
Ve aslında, kuzeydeki barışsever nüfusu bir nevi rehin aldılar."And basically they take the peace-loving population in the north as a sort of hostage."
Kısacası bir nevi kamu kurumları sicili oluşturduğumuzu söyleyebiliriz.In short, we are creating a public institutions registry.
Anlattığı olayların içinde bizzat bulunduğundan dolayı, eseri bir nevi hatırat sayılabilir.As he himself took part in the events he describes, his work was a kind of memoirs.
Bir nevi tren sonu cihazına ihtiyaç vardır.Some kind of end-of-train device is needed.
Bir nevi çok boyutlu soyut bir yanılsama yaratır ki biz de öyleyiz.It sort of creates an abstract illusion of multi-dimensionalism, which we are.
Kesmik bir nevi lordur.Ein schlesischer Standesherr.
15 Haziran 1970'te patlak veren olaylar da bir nevi dışavurum oldu.Die Geschehnisse am 17. Juni 1953 machen auch in Zodel nicht halt.
Puanlar bir nevi yükselmiş olup bunun yanında kontenjanlar azaltılmıştır.Das verringert die Auflagefläche und damit die Dämpfung.
19. yüzyıl ortaları Azerbaycan için bir nevi rönesans olmuştur.Das 19. Jahrhundert muss für die Friesische Wehde eine glückliche Zeit gewesen sein.
Çünkü sezaryen doğumdan ziyade bir nevi operasyon gerektiren bir işlemdir.Zur Erlangung eines Offizierranges war adelige Geburt wichtigste Voraussetzung.
Bir nevi başbakanlık görevindedir.Es besteht ein Amt eines Vizepremiers.
Yani bir nevi çelişkidir.Ist das ein Widerspruch?
1 Nisan 1956'dan itibaren Friedrichshafen, bir nevi ilçe merkezi (Große Kreisstadt) unvanına sahiptir.Seit 1. April 1956 ist Ravensburg Große Kreisstadt.
Bir nevi şeyh yardımcısı durumundadırlar.Qt unterstützt Modultests (QTestLib).
Bu da bir nevi saygıydı.Dabei handelte es sich um eine Art Ehrenhaft.
Banka soygunu, bir nevi para elde etmek için genellikle silahlı gruplar tarafından yapılır.Le braquage de banque est souvent utilisé par les groupes armés comme un moyen pour obtenir de l'argent.
Bir nevi ağlenceye dünüştürülmüştür.On lui diagnostique une pleurésie.
Nihongi bir nevi Kojiki'nin yorumudur.Il s'agit d'une version beaucoup plus détaillée du Kojiki.
1940 askeri yenilgisi Fransız milliyetçiliğini bir nevi kesintiye uğrattı.En 1940, la défaite de l'armée française inquiéta l'État-major américain.
Kesmik bir nevi lordur.Un triste sire.
Bir nevi tren sonu cihazına ihtiyaç vardır.Un train en fin de parcours.
15 Haziran 1970'te patlak veren olaylar da bir nevi dışavurum oldu.Une opération tentée en juin 1911 lui fait perdre un œil.
Burada bir nevi çırak görevi görmüştür.Il semble avoir eu des tâches notariales.
Bu rutin artık bir nevi merasime dönüşmüştür.La COSY est dont devenue une expérience de routine.
Bir nevi küçük kiliselerdir.C'est une petite église de briques.
Bir nevi Frankenstein canavarının Deadpool versiyonudur.Son aspect est basé sur le monstre de Frankenstein.
Bir nevi şeyh yardımcısı durumundadırlar.Jardín de Gente (ayuda)
Bir nevi Avrupa'nın AIM-9 Sidewinder'a cevabıdır.Su propósito era el de reemplazar al AIM-9 Sidewinder.
Anlattığı olayların içinde bizzat bulunduğundan dolayı, eseri bir nevi hatırat sayılabilir.Dado que él mismo tomó parte de los sucesos que describe, son una especie de memorias.
Bir nevi küçük kiliselerdir.Mayoritariamente se trata de iglesias de pequeñas dimensiones.
Bir nevi Frankenstein canavarının Deadpool versiyonudur.Filmografía del Monstruo de Frankenstein.
Orijinal eserin bir nevi devamı yani.De ahí la importancia de quedarnos con un original del mismo.
Bir nevi onları öğretmenleridir.Los profesores la consideran una maestra.
Aslında bir nevi bizim gibi.Un Tonto Como Yo.
Ama bunun bir nevi ayran veya tereyağı üretimi olduğu kesin bilinmemektedir.No está claro si es un manzano o un roble.
Aslında bir nevi onları bir karar vermeye zorladık ki onlar da bizi iptal etme kararını verdiler.Más tarde vino otro enviado y con él la orden de que nos moviéramos.
Kesmik bir nevi lordur.Un caballero aclamado.
19. yüzyıl ortaları Azerbaycan için bir nevi rönesans olmuştur.Como balance, la década de 1910 constituyó una época de oro para Rosario Central.
Bir nevi Frankenstein canavarının Deadpool versiyonudur.Una rivisitazione del mostro di Frankenstein.
Bu da bir nevi saygıydı.Ha anche un senso di onore.
Nihongi bir nevi Kojiki'nin yorumudur.Ciò crea la situazione ideale per un kodokushi.
Bir nevi küçük kiliselerdir.Chiesa dei Minori Osservanti.
Orijinal eserin bir nevi devamı yani.Il pensare dunque è un atto originario dell'io puro.
Halk arasında bir nevi tiyatro oyunları sergilenmektedir.In alcuni teatri vengono organizzati incontri-dibattito pomeridiani con il pubblico.
Yani bir nevi İhsan Yıldırım'a benzemekte ve onunla sürekli zıtlaşmaktadır.Esso è un involucro fluidico che assomiglia al corpo e lo accompagna sempre.
Bir nevi küçük kiliselerdir.Есть небольшая церковь.
Bir nevi şeyh yardımcısı durumundadırlar.Вспомогательные опоры (прорезиненные упорные шайбы).
Bu da bir nevi saygıydı.Это было сделано как дань уважения.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod