bir karar ile cümle
bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
68'de Galba, herkesi şaşırtan bir kararla, Vitellius'u Germania Inferior eyaleti ordu komutanlığına seçti.Наприкінці 68, Гальба, на загальне здивування, вибрав його командувати армією Нижньої Німеччини.
Bu yüzden bir karara varılmakta geciktirdiler.Мене достатньо атакували за прийняте рішення.
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.Тобто кожен може бути присутнім при прийнятті рішення.
Bu karar, doğru bir karardır.Toto rozhodnutí se ukázalo být správným.
Bugüne kadar vilayetlerin lağvedilmesi hakkında herhangi bir resmi bir karar yayınlanmamıştır.Do dnešního dne nebyl vydán žádný zákon, který by provincie zrušil.
İyice düşündüm ve bu kolay bir karar değildi." dedi.Je nám to líto, ale je to rozumné rozhodnutí“.
Fransız Devrimi kıvılcımı bu yoldaki ilk önemli ve radikal bir karardı.Francouzská revoluce znamenala radikální a definitivní ukončení vzestupu.
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.Vybere si snad každý.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, durumla ilgili acil toplantı yaptı ama bir karara varamadı.Consiliul de Securitate al ONU a ținut o ședință de urgență pe această, dar nu a luat nici o decizie.
25 Eylül 2008 tarihinde Avrupa Birliği Konseyi, ACTA destek veren bir kararı kabul etmiştir.Pe 25 septembrie 2008, consiliul a adoptat o rezoluție ostentativ pro-ACTA.
İyice düşündüm ve bu kolay bir karar değildi." dedi.Dar am fost foarte bolnavă și această decizie nu a fost a mea. "
Bu karar, doğru bir karardır.Această decizie va fi definitivă.
"Çuvaş" etnoniminin kökeni ve anlamı üzerine kabul edilmiş evrensel bir karar yoktur.Nu există o definiție universal acceptată a termenului „materie”.
Henüz kesin bir karar yok."Decizia nu e definitivă”.
Her gün yarışmacılar yeteneklerini sergiledikten sonra jüri bir karara varır.După ce concurenții au terminat de gătit fiecare jurat a gustat din dish-ul lor.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Kína nem tudja és nem is kívánja csökkenteni az üvegházhatású gázok kibocsátását.
Bu kolay alınacak bir karar değildir.Nem könnyű a döntés...
Kolay bir karardı; çünkü sizi o dünyaya geri odaklıyor.Nagyon egyszerű a meghatározása: ha hatsz a világra, a világ is visszahat rád.
Galileo'da ise Avrupa Birliği veya Avrupa Uzay Ajansı (ESA) bu tür bir karar almayacaktır.Az Európai Űrügynökség (ESA) és Oroszország is készített hasonló terveket.
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.Hogy mi az a tett, mindenkinek magának kell eldöntenie.
İngiliz birliklerinin de bulunduğu orduda böyle bir karar alınmasının ardında siyasi sebepler de vardır.Sen lisäksi tarvitaan USA:n hallituksen hyväksyntä mahdollisten poliittisten syiden vuoksi.
Birey ekonomik bir karar verirken nasıl davranır?Miten puhumme kun puhumme politiikkaa.
Henüz kesin bir karar yok."Muita vaihtoehtoja ei ole olemassa".
Durum daha fazla kotuye gitmeden Abdurrahman'in bir karar almasi gerekmekteydi.Tällöin Abdul Rahmania ei olisi tarvinnut teloittaa.
Hangisinin yapılacağı filo komutanının taktik duruma göre vereceği bir karardı.Joukkueen pitää valita, kuka tehtävän suorittaa.
İyice düşündüm ve bu kolay bir karar değildi." dedi.Tämä ei ollut siisti eikä yksinkertainen kuolema."
Öyleyse bu karar özgür bir karar değildir.Muutoin kysymys ei ole vapaudesta.
Fransız Devrimi kıvılcımı bu yoldaki ilk önemli ve radikal bir karardı.Kyseessä oli eräs Ranskan suuren vallankumouksen alkuvaiheen merkittävistä ja käänteentekevistä tapahtumista.
Kolay bir karardı; çünkü sizi o dünyaya geri odaklıyor.Ήταν μια καθαρή αφαίρεση, επειδή σε έστελνε πίσω σε αυτόν τον κόσμο.
Oybirliğiyle alınmış bir karar ardından, Isabella’nın Holly Romano’ya karşı ihmalkar olduğu beyan edilmiştir.Μετά από μια σχεδόν ομόφωνη απόφαση, η Ισαμπέλα δικάστηκε αμελής ως προς την Χόλλυ Ραμόνα.
27 Mart'ta BM Güvenlik Konseyi, Kırım referandumunun yasal olmadığını belirten bir karar çıkarmıştır.27 Μαρτίου: Ο ΟΗΕ ανακοινώνει ότι δεν αναγνωρίζει ως νόμιμο το δημοψήφισμα της Κριμαίας.
Henüz kesin bir karar yok."Ακριβής ημερομηνία δεν αναφέρθηκε.»
2009'da, Pirate Bay davası, izleyicinin birincil kurucuları için suçlu bir kararda sona erdi.Στις αρχές του 2005 το ανώτατο δικαστήριο της Χιλής για τις ίδιες κατηγορίες τoν αθώωσε.
Bir karar almak zorundayız.Πρέπει να πάρουμε μια απόφαση.
Bir karar almak zorundayız.Πρέπει να πάρουμε μία απόφαση.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Aftalen sætter ikke reelle krav til reduktion af drivhusgasser.
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.Der var stor interesse for at deltage.
Benim için çok zor bir karardı.Det er en svær beslutning.
"Çuvaş" etnoniminin kökeni ve anlamı üzerine kabul edilmiş evrensel bir karar yoktur.En universielt accepteret definition på begrebet camping findes ikke.
Ancak, Ocak 2007'de öyle bir kararı olmadığını açıkladı.Per november 2007 er der endnu ikke truffet nogen beslutning om dette.
Bu karar, doğru bir karardır.Denne dom synes at være fuldstændig rigtig.
Henüz kesin bir karar almış değiliz.Noget endeligt svar gives endnu ikke.
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.Hver af disse kræver da sin egen løsning.
Öyleyse bu karar özgür bir karar değildir.Valgene var derfor ikke noe fritt valg.
Bu karar, doğru bir karardır.Dommen er dermed rettskraftig.
Ancak hükümet bu yönde bir karar almadı.Men regjeringa reagerte ikke på brevet på noen måte.
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.Dette var en viktig grunn til å invadere.
27 Mart'ta BM Güvenlik Konseyi, Kırım referandumunun yasal olmadığını belirten bir karar çıkarmıştır.27. mars vedtok FNs hovedforsamling en resolusjon som fordømte folkeavstemningen på Krim.
Benim için çok zor bir karardı.Det har nok vært en vanskelig beslutning.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, durumla ilgili acil toplantı yaptı ama bir karara varamadı.Nasjonalforsamlingen drøftet saken, men tok ingen avgjørelse.
Her gün yarışmacılar yeteneklerini sergiledikten sonra jüri bir karara varır.Årlig konkurranse hvor en jury kårer en vinner hver år.
2009'da, Pirate Bay davası, izleyicinin birincil kurucuları için suçlu bir kararda sona erdi.Pada tahun 2009, the tuntutan Pirate Bay berakhir dengan hasil vonis bersalah untuk pendiri website.
Bu karar, doğru bir karardır.Dalam hal keputusan, maka keputusan itu bersifat mutlak benar.
Benim için çok zor bir karardı."Ini adalah keputusan sulit.
İyice düşündüm ve bu kolay bir karar değildi." dedi.Kemudian dia menyatakan bahwa "itu bukan keputusan yang mudah".
Henüz kesin bir karar almış değiliz.Tetapi belum ada keputusan yang diambil.
"Beni genel müdür yapmaları cesur bir karar". milliyet gazetesi."Mendikbud Lantik Kepala Balitbang". ^ Inilah Koran.
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.Merupakan suatu kehormatan besar untuk dipilih melakukan hal ini.
İyice düşündüm ve bu kolay bir karar değildi." dedi.Tôi đã suy nghĩ rất kỹ và điều này thật không dễ quyết định chút nào."
Henüz kesin bir karar almış değiliz.Một quyết định vẫn chưa được đưa ra.