bir karar ile cümle
bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Konsey'in de niha statüyle ilgili bir kararı bu yıl içinde kabul etmesi bekleniyor.The Council in turn is expected to pass a resolution on final status later this year.
Sözcü, "Farklı seçenekler değerlendiriliyor ve henüz kesin bir karar verilmiş değil."Different options are considered and no final decision was made.
Ancak, çalışanların güvenini kademeli olarak kazanma yönüne bir karar alındığını belirtiyor.However, he says, a decision was made to gain employees' confidence progressively.
Aynı zamanda, NATO Saraybosna'da daimi bir karargâh kurdu.At the same time, NATO opened a permanent headquarters in Sarajevo.
Bunları yasaklayamayız, çünkü böyle bir karar ciddi toplumsal sonuçlara yol açar.We can't ban them, as such a decision would have important social consequences.
Bu benim dayatacağım değil, sizin de üzerinde anlaşma sağlamanız gereken bir karardır."This is not a decision I can impose -- it is one you must agree on."
Burada yatırımların başlaması için hızla bir karar verilmelidir." dedi.A quick decision has to be made for the investments here to be started," Basescu said.
Fransız devrimi kıvılcımı bu yolda ki ilk önemli ve radikal bir karardı.The French Revolutionary spirit took the first significant and radical step down that road.
Bu karar oy birliğiyle verildiği için Anami'nin de bu yönde bir karar verdiği anlaşılmaktadır.The Cabinet operated by unanimous decision, and so this meant that Anami had given in.
Jüri açık bir karar verdi.The jury returned an open verdict.
Bireyin yardım etmek için bilinçli bir karara ulaşması.Reach a conscious decision to help.
Bu yönlendirilmiş bir karar değildi.This was not a directed verdict.
Baskı olmadığında, farklı bir karar verilebilir.In the absence of pressure, a decision may be made differently.
Aralık 2010'da ABD Senatosu, Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne ilişkin bir karar taslağını tartıştı.In December 2010, the U.S. Senate discussed a draft resolution on Georgia's territorial integrity.
Lakin etimolojisi konusunda kesin bir karar yoktur.The etymology of silva is unclear.[13]
1930'da Rentschler, Boeing 247 için hangi motorların kullanılacağına dair zor bir karar verdi.In 1930, Rentschler made a difficult decision about which engines to use for the Boeing 247.
Bir karar bu temasın miktarı gerekir üzüm arayüzler ile yer alır.One decision is the amount of contact that the must has with the skins of the grape.
Avrupa Parlamentosu, Baltık davasını destekleyen bir kararı 1982'de kabul etti. [3]The European Parliament passed a resolution supporting the Baltic cause in 1982.[13]
24 Şubat 1803'te Mahkeme, Marbury'nin aleyhine oybirliğiyle 4-0'lık bir karar verdiOn February 24, 1803,[note 2] the Court rendered a unanimous 4–0 decision against Marbury.[note 3]
Şura, İslam kültürlerinde bir karar verme yöntemidir.Shura is a method of decision-making in Islamic cultures.
Kararını özellikle cesur bir karar olarak görmedi.Nor did he consider his decision a particularly courageous one.
Onun akıllıca bir karar olduğunu sanmıyorum.Ich glaube nicht, dass das eine weise Entscheidung war.
Sen iyi bir karar verdin.Du hast eine gute Entscheidung getroffen.
Bu düşüncelerine dayanak olarak 1979 yılında Birleşmiş Milletler'de alınan bir kararı göstermektedir.Hierbei stützt man sich auf eine UN-Resolution des Jahres 1979.
Bunun üzerine Richelieu, o sıralarda yeni kurulan Académie Française'in bu konuda bir karar vermesini istedi.Cid Richelieu beauftragte die neu gegründete Académie française, ein Urteil abzugeben.
Kongre, bir karar alamadan dağıldı.Der Kongress blieb ohne Entscheidung.
Etkinlikten üç gün önce şehir yönetimi "tolere ederiz, ama kabul etmeyiz" şeklinde bir karar aldı.Drei Tage vor dem Fest beschloss der Stadtrat den Anlass «zwar zu tolerieren, nicht aber zu akzeptieren».
Sonra onu sağlam bir karargâhta yerleştirdik.Es wurde dann in ein Wohnhaus umgewandelt.
Hükümdar böyle bir karar almak zorunda kalmıştı.Hatte der König einen Entschluss gefasst, musste ein Minister diesem folgen.
Henüz kesin bir karar almış değiliz.Eine endgültige Entscheidung ist noch nicht getroffen.
Bu kolay alınacak bir karar değildir.Gar keine so einfache Entscheidung.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Indien akzeptiert keine bindenden Verpflichtungen zur Reduzierung der Treibhausgas-Emissionen.
Henüz kesin bir karar yok."Kann noch kein Urteil abgeben".
Bu karar, doğru bir karardır.Die Entscheidung erwies sich als richtig.
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.Auf diese Abkunft legte sie großen Wert.
1932 yılı Temmuz ayında bir mahkeme, bu sözün Alman ordusuna hakaret içermediği yönünde bir karar verdi.Un tribunal estime en juillet 1932 que cette phrase ne constitue pas une offense pour la Reichswehr.
Sanırım çok erken bir karar aldı ve ona sadık kaldı.Il est parti très sincèrement résolu de rester fidèle.
Henüz kesin bir karar yok."Mais rien n'est encore décidé ».
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.Au matin, chacun devra faire son choix.
Henüz kesin bir karar almış değiliz.Nous n'avons encore rien décidé.
Tam da bu sırada James geleceğini etkileyen bir karar verir.C'est tout simplement son avenir que Johnny doit maintenant reconsidérer.
Feride'nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.Braudel s’appesantira longtemps sur ce choix qui change la face du monde.
Ve Bir Karara Vararak Düşünür.Finalement, elle prend une décision.
Üzücü bir karar vererek memleketinden ayrılır ve Fransa’ya yerleşmeye karar verir.Sentant la menace peser sur lui, il décida de s’exiler en France.
2012 yılında Yunanistan da benzer bir karara imza atmıştır.En avril 2008, la Finlande a annoncé une initiative similaire.
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.C'était très important pour moi d'être là.
Öyleyse bu karar özgür bir karar değildir.Ce ne sont pas des élections libres.
Alain bir karar verdi.Alain tomó una decisión.
Kolay bir karar değildi.No fue una decisión fácil.
Kolay bir karardı; çünkü sizi o dünyaya geri odaklıyor.Fue un corte definitivo, ya que te centra de vuelta en ese mundo.
Bu karar, doğru bir karardır."Yo creo que fue la decisión correcta.
Sandy evliliğini kurtarmak için hayati önem taşıyan bir karar vermek zorunda kalır.Stan decide que sólo queda una cosa por hacer si quiere salvar su matrimonio.
Aldığı bir karar sonucu uzun yıllar bir desen çizmeden uyumamaya başladı.Lo que ella hace hasta que ya no escribe desde hace meses.
Aslında bir nevi onları bir karar vermeye zorladık ki onlar da bizi iptal etme kararını verdiler.Más tarde vino otro enviado y con él la orden de que nos moviéramos.
Bu kolay alınacak bir karar değildir.Pero, esa decisión no es nada fácil.
Bu, ilk başrol William Hartnell'ın sağlık sorunlarından dolayı hızlıca verilen bir karardı.Esto apareció debido a la frágil salud de de William Hartnell.
Verecek başka bir kararımız daha var.Abbiamo ancora un'altra decisione da prendere.
İçki istediği kadar basit bir şey olsa bile, bir karara varamıyor.Stabilire se la donna avesse bevuto oppure no, non era però facile.
O sırada Sparta'da Hyacinthus Festivali kutlanmaktayıdı, bu yüzden bir karara varmayı on gün ertelediler.Gli Spartani, che stavano celebrando la festa di Giacinto, ritardarono la decisione di dieci giorni.
Henüz kesin bir karar almış değiliz.Non è ancora stata presa una decisione definitiva.