Galapagos'un kendi içinde ve adadan adaya kapalı kalan hayat, birinden bir diğerine değişmişti,בבידוד של הגאלאפאגוס .ונוסף על כך, בבידוד שבין אי לאי ,הם השתנו, מאחד לתוך האחר
Galapagos'un kendi içinde ve adadan adaya kapalı kalan hayat, birinden bir diğerine değişmiştiفي العزلة على غالاباغوس وبعد ذلك أبعد عزلة من الجزيرة إلى الجزيرة غيّرت شكل واحد إلى آخر
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Alle interagieren miteinander.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Allemaal interageren ze met elkaar.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.모든 것들이 다른 것들과 상호작용합니다.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Toate interacționează unul cu altul.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Todos interactúan con todos.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Tous agissent les uns avec les autres.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Tutti interagiscono tra di loro.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Wszystkie z nich oddziaływały ze sobą wzajemnie.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Όλα συσχετίζονται μεταξύ τους.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Все они взаимодействуют друг с другом.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.Всички те си взаимодействат едно с друго.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.כולם מגיבים האחד עם השני.
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.كلهم يتفاعلون مع بعضهم
Herbiri bir diğeri ile etkileşiyor.私たちが目にするこの系の複雑さ
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Allebei dachten ze dat de ander een dwaas was.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Chacun pensait que l'autre n'était qu'un idiot.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Jeder hielt den anderen für einen Narren.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Každý si pomyslel, že ten druhý je blázen.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Każdy z nich myślał, że ten drugi był głupcem.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.둘은 서로 상대를 바보라고 생각했죠.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Masing-masing berpikir yang lainnya bodoh.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Mindketten azt gondolták a másikról, hogy bolond.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.O gimnosofista pensou:
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Ognuno pensava che l'altro fosse uno sciocco.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Και οι δύο νόμισαν ότι ο άλλος είναι ανόητος.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Гимнософът казал: "Защо той завладява света?
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Каждый из них подумал, что его собеседник глупец.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.כל אחד חשב שהשני שוטה.
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.كل منهما أعتقد ان الأخر مغفل
Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.裸行者はいいました「なぜ彼は世界を征服しているのか?
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Aucune fourmi ne commande le comportement d'une autre fourmi.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Geen mier bepaalt het gedrag van enige andere mier.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Ingen myrer dirigerer en anden myres adfærd.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Keine Ameise steuert das Verhalten irgendeiner anderen Ameise.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.어떤 개미도 다른 개미의 행동을 지시하지 않습니다.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Nici o furnică nu dirijează comportamentul oricărei alte furnici.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Ninguna hormiga dirige el comportamiento de otra hormiga.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Żadna mrówka nie kieruje zachowaniem innej.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Никоя мравка не насочва поведението на никоя друга мравка.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.Ни один муравей не управляет поведением другого.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.אף נמלה לא מכווינה את ההתנהגות של אף נמלה אחרת.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.ليس هناك نملة توجه سلوك نملة أخرى.
Hiçbir karınca bir diğerinin davranışını yönetmez.私はその仕組みを解明しようとしています
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Ingen får missgynnas på grund av dessa omständigheter.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Kukaan ei saa joutua toista huonompaan asemaan näiden asioiden vuoksi.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Nadie puede verse en una situación desfavorable por ninguno de estos motivos.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Personne ne doit se retrouver dans une situation désavantageuse pour aucune de ces raisons.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Никого нельзя ставить в худшее положение по вышеуказанным причинам.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.لا يجوز أن يوضع الإنسان في مكانة أقل شأناً من غيره بسبب هذه الأسباب.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.《平等待遇法》规定,任何人都不可因性别、年龄、种族、民族、国籍、语言、宗教、信仰、政见、观念、健康状况、残疾、性取向或其它个人因素而受到任何不平等待遇。任何人都不可因上述原因而收到不平等待遇。
High Line'nın zemininden 8 fit yukarıda olduğunuz bu üst geçit benim favori yerlerimden bir diğeri.이 다리는 8피트 정도 하이라인의 표면위에 있으며 나무로 뒤덮인곳을 지나갑니다.
High Line'nın zemininden 8 fit yukarıda olduğunuz bu üst geçit benim favori yerlerimden bir diğeri.High Linen yläpuolella, joka kulkee puiden oksien lomassa.
High Line'nın zemininden 8 fit yukarıda olduğunuz bu üst geçit benim favori yerlerimden bir diğeri.המעבר העליון כו אתם כמעט 3 מטר מעל הקו הגבוה, עוברים דרך צמרות העצים.
High Line'nın zemininden 8 fit yukarıda olduğunuz bu üst geçit benim favori yerlerimden bir diğeri.هذا الجسر حيث تكون على بعد ثمانية أقدام من سطح الهايلاين، تسير عبر مظلة أشجار.
High Line'nın zemininden 8 fit yukarıda olduğunuz bu üst geçit benim favori yerlerimden bir diğeri.生い茂る緑の中を歩くことができます 私のお気に入りに一つです 以前のハイラインは巨大な広告板で埋まっていました
Ikisi de gulduler. Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Rồi cả 2 cùng cười phá lên vì nghĩ rằng người kia quả là một kẻ ngốc
Ikisi de gulduler. Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu.Și amândoi au început să râdă, pentru că fiecare dintre ei credea că celălalt era un prost.
Ikisi de gulduler. Her ikisi de bir digerinin ahmak oldugunu dusundu."¿Y tú qué estás haciendo?" y Alexander contestó: "estoy conquistando el mundo".