Birçok kez yarış dışı kalmış olmasına rağmen üç defa üçüncü ve bir defa da ikinci oldu.На трьох турнірах збірна здобувала перемоги, а двічі — була третьою.
Bir defa beslendikten sonra oniki ay süreyle beslenmeden yaşayabilirler.Pokud potravu nenajdou, dovedou bez ní přežít i 15 dní.
Dünya kendi ekseni etrafında yaklaşık olarak günde bir defa döner.Země oběhne kolem Slunce jednou za rok a jednou za den se otočí kolem své osy.
Bu hakaret karşısında, Yahudiler bu sefer Simon Bar Kohba'nın önderliğinde bir defa daha ayaklanmışlardır.Po 70 letech došlo k další židovské vzpouře, tentokrát pod vedením Bar Kochby.
Makaroni penguenleri, varolan bütün tüylerini değiştirecek şekilde yılda bir defa tüy döker.Taxisův příkop se dnes skáče jen jednou v roce při Velké pardubické.
Öykü daha sonra, Poe hayattayken sadece bir defa daha yayımlandı.To byl také hlavní důvod proč Sober vyšla jen šest týdnů po vydání Never Again.
Ayrıca birden fazla kullanıcı tarafından indirilen tüm uygulamalar yalnızca bir defa depolanır.Z hlediska uživatele je efektivnější každý dotaz zadávat pouze jednou.
Kuzuyatağı'ndan günde bir defa Gaziantep'e otobüs seferi düzenlenir.Jednou za den v létě sem jezdí autobus z Corte.
Ayrıca bir defa da Paraguay'da Yılın Futbolcusu ödülünü aldı.V roce 1999 získal v Paraguayi ocenění Fotbalista roku.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir.Může naklást až 10 vajíček.
Öykü daha sonra, Poe hayattayken sadece bir defa daha yayımlandı.Povestirea a fost publicată încă o dată în timpul vieții lui Poe.
Bir defasında savaşırken o sahneyi çizebilmek için rakibini durdurduğu bile söylenmektedir.S-a zvonit chiar că a oprit odată un adversar în timpul luptei pentru a desena scena în cărbune.
Darbeden sonra iki defa Tophane müşiri ve bir defa da serasker oldu.S-a luptat de două ori cu Shun, însă a pierdut iar a doua oară și-a revenit.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.A câștigat bătălia cu el însuși.
İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti.Doi ani mai târziu, a vizitat din nou Statele Unite ca reprezentant al Canadei.
Sahne bir defada çekilmiş ve filmde olduğu gibi kullanılmıştı.Debutul ca actriță și l-a făcut în filmul That Night.
Pratikte en fazla bir defa damıtılmış su kullanılır.Legtöbbször öntözésre használják az így nyert vizet.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Egy időben versenyzett is.
Hatta bir defasında bundan Papaz'a da bahseder.Ekkor már papját is említették.
Marco António Simões Caneira (d.9 Şubat 1979, Sintra, Portekiz), Portekizli bir defans oyuncusudur.Marco António Simões Caneira, (Sintra, 1979. február 9. –) egykori portugál válogatott labdarúgó, hátvéd.
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.Azonban egyszer találni fog egy kiskaput, és akkor megteszi, amit akar.
Kendisi birçok kez ringde dövüşmüştür fakat bir defada yenilmemiştir.Élete során számtalan párbajt vívott, de nem talált legyőzőre.
Konsey, üye devlet temsicilerinden oluşur ve yılda en az bir defa toplanırdı.Se koostuu jäsenvaltioiden pysyvistä edustajista ja kokoontuu vähintään kerran viikossa.
Bu üç yıllık anlaşma bir defa daha yenilendi.Se sopimus neuvoteltiin uudelleen kolmesti.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Kilpailu käydään yksipäiväisenä.
Jose bir defa daha Carmen'e kendine geri dönmesi için yalvarır.Don José seuraa häntä, mutta lausuu mennessään Carmenille uhkauksen vielä palata.
Makaroni penguenleri, varolan bütün tüylerini değiştirecek şekilde yılda bir defa tüy döker.Aikuinen pajulintu vaihtaa siis kaikki höyhenensä kahdesti vuodessa.
İngiltere millî futbol takımı, bir defa Dünya Kupası'nı kazanmıştır (1966'da).Englannin jalkapallomaajoukkue voitti maailmanmestaruuden vuonna 1966.
O iyi bir defans oyuncusuydu.Hän oli oikeakätinen takakenttäpelaaja.
Daha sonra bir defa da küme düştü fakat sonra yeniden 1. Lige geri dönmeyi başardı.Seuraavana päivänä se jäi kiinni uudestaan, mutta sen irrotus onnistui taaskin.
Babası savaşmaya gitmeden önce onu bir defa daha görmek istemektedir.Hän tekee sovun perheensä kanssa ennen lopputaistelua.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir.Ne voivat elinaikanaan munia 20–100 munaa.
Monetta, şarkıyı birinci yarı finalde seslendirdi ve ülke bir defa daha finale yükselemedi.H Μονέττα τραγούδησε στον πρώτο ημιτελικό αλλά δεν προκρίθηκε στον τελικό.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (162'ye kadar tespit edilmiştir).Τα αβγά επωάζονται κατά μέσον όρο 11 ημέρες (εύρος 10-16).
Bir defa beslendikten sonra oniki ay süreyle beslenmeden yaşayabilirler.Με νερό χωρίς τροφή μπορούν να επιβιώνουν μερικούς μήνες.
Internet Satranç Kulübünde bir defasında en yüksek rekoru elde ederek.Παίζεται στην Ιταλία η παλαιότερη καταγεγραμμένη παρτίδα σκακιού.
Dünya kendi ekseni etrafında yaklaşık olarak günde bir defa döner.Η Λουκία περιστρέφεται γύρω από τον εαυτό της μία φορά κάθε 7 ώρες.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Ισούται με ένα τρέξιμο.
Bir defasında "Biliyorum, Bart zor bir çocuk olabilir fakat içindekini de biliyorum.Hun sagde engang: "Jeg ved at Bart kan være en stor mundfuld, men jeg ved også, hvad han er indeni.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Han er tidligere konkurrencegymnast.
Bir defalık bir durum veya olay tasvir edilir.Reportagen beskriver et sted eller en begivenhed.
WWE'de geçirdiği süre boyunca bir defa WWE Divalar Şampiyonası'nda mücadele etmiştir. .Mens han har kommenteret i WWE, har han også wrestlet enkelte kampe.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Ståltrawlerne er kun hjemme en del af året.
Bu üç yıllık anlaşma bir defa daha yenilendi.Denne blev dog taget af programmet igen allerede efter tre år.
B dakik, hızlı ve isteklidir, uyanması için bir defa dürtülmesi yeterli olur.Er noget temperamentsfuld vågen og vagtsom og den vil helst være afsondret i rugetiden.
Yeni alınacaklara ilişkin oylama yılda bir defa yapılır.Valg av nye, verdige medlemmer finner sted en gang i året.
Rahman, yirmi bir defa darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı.Dette er tjue års våpenhvile!».
SuproLeague turnuvası ise 2000-01 sezonu olmak üzere sadece bir defa düzenlenmiş oldu.En engangsutgave av turneringen ble spilt i 2000–01.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir.Dronningen kan legge 100 egg per dag.
Sri Lanka bir defa Kriket Dünya Kupası Elemeleri'ne katılmış ve bu elemede birinci olmuştur.Europäische Reisegepäckversicherung ble det kalt og var det første av sitt slag.
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.Den må bare få ta kontakt når den selv ønsker det, og på sin måte.
Dünya kupasına bir defa 2003 yılında katılmış ve yedinci olmuştur.Hun deltok også i VM 2003 der hun ble nummer sju.
Pratikte en fazla bir defa damıtılmış su kullanılır.I praksis ble det mest brukt av infanteriet i sistnevnte utførelse.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Setelah adonan tersebut diaduk-aduk, kemudian digoreng.
Rahman, yirmi bir defa darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı.Akan tetapi, dia menipu dua kali untuk memperoleh berkat itu dengan caranya sendiri (Kejadian 27:19-20).
Bu transfer ayrıca İngiltere'de bir defans oyuncusu için ödenen en yüksek bonservis bedeli oldu.Biaya tersebut masih menjadi biaya tertinggi yang dibayar oleh suatu klub dari Inggris.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Musim tanam pagi di lebak hanya sekali dalam setahun.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Pertandingan hanya digelar satu kali.
Batman da bir defasında Drake'in kendisini bir dedektif olarak geçeceğini söylemiştir.Chính Batman đã tuyên bố rằng một ngày nào đó Drake sẽ vượt qua mình.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.Và Nữ hoàng đáp lại: "Không có gì, lần tới sẽ là một hoàng tử thôi!".