İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti.ذهبت من خلال دعوة للولايات المتحدة الأمريكية مرتين وللهند مرة واحدة.
Bir defasında "Biliyorum, Bart zor bir çocuk olabilir fakat içindekini de biliyorum.وقالت مرة "أنا أعلم أن بارت يمكن أن يكون لاشيء ولكني أعرف أيضا مايكون بداخله.
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.على عكس مجلس النواب سياسيا أكثر أهمية من النواب، تجتمع يوم واحد فقط في الأسبوع.
Dünya kupasına bir defa 2003 yılında katılmış ve yedinci olmuştur.كما شارك مرة واحدة في كأس العالم لعام 2003 وكان في المركز السابع.
Rahman, yirmi bir defa darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı.من آثاره: التفسير الكبير، يزيد على عشرين جزءًا، سماه "ري الظمآن".
Dünya kendi ekseni etrafında batıdan doğuya bir defada 23 saat 56 dakikada döner.أي أن الأرض تدور مرة كاملة حول محورها خلال 23 ساعة و 56 دقيقة.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.بلغكَ عنّي شيءٌ؟ " فقال له الرسول: " لا، ولكن القرآن مقدَّم ".
İsa bir defasında da kendi öğrencisi Petros'a 'İblis' demişti (Markos 8:33).Jesus também chama seu próprio discípulo Pedro de 'Satã' (Marcos 8:33).
Yarış bir defa daha Etiyopya'lı ve Kenya'lı koşucuların egemenliği altındaydı.O evento foi mais uma vez dominado pelos corredores da Etiópia e do Quênia, além de corredores da Eritreia.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Quando o bebê encontra-se prono (de bruços) deve ser feito um estímulo na lateral das costas.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Deslocava-se laboriosamente, içando-se sobre as patas anteriores e arrastando as traseiras.
Bu kanunun bir kısmında Parlamento'nun her üç yıllık dönemde asgari bir defa çagrılmasını ongormekte idi.O sistema assegurava que de três em três anos, parte do campo estivesse em repouso.
İlaç yalnızca bir defa uygulanmaktadır.Só deve ser utilizado o medicamento em último caso.
İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti.Àquela época, viajou por duas vezes aos Estados Unidos, convite do governo daquele país.
Seçici kurulun belirlediği ödül sahibine bir defalık olmak üzere 15 bin TL tutarında destek sağlanır.Eles oferecem US$ 15.000 ao taxista para um determinado destino.
Başkanlık seçimlerinden hemen sonra bir defaya mahsus olmak üzere toplanır.Nesse caso o Carro Presidencial é utilizado após a missa.
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.O aluno inscreve-se quando quiser, participa quando quiser e termina quando quiser.
Başarılı oyunculuğu kendisine iki defa Emmy Ödülü, bir defa da Tony Ödülü getirmiştir.Este papel valeu-lhe o seu segundo prémio Tony.
Amelia kendini masum olduğunu iddia eder ve oğlunu son bir defa görmesine izin vermesi için yalvarır.Zij houdt vol dat ze onschuldig is en vraagt haar zoon een laatste maal te mogen zien.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Hierna komt een steile helling en daarop weer een afdaling.
Babası savaşmaya gitmeden önce onu bir defa daha görmek istemektedir.Hun vader heeft hij pas na de oorlog teruggezien.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (162'ye kadar tespit edilmiştir).Een enkel vrouwtje kan tot 200 eitjes leggen (gemiddeld 40).
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Hij scoorde deze wedstrijd eenmaal.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Hij keerde op zijn stappen terug en draaide zich vervolgens met zijn rug naar het podium.
Peres iki defa başbakanlık yaptı ve bir defa geçiş dönemi başbakanlığı yaptı.Peres was tweemaal premier van Israël.
Fakat, bir defa arabaların lastikleri bıçaklanmıştı.Een dag later zijn de ruiten van zijn auto ingeslagen.
Yılda bir defa rahmet duası yapılıp gelen kişilere bin kişilik yemek verilmektedir.Zij ontvangen dagelijks duizenden gebedsverzoeken van rond de wereld.
Fingersmih'lerde bir defada bir usta bir çırak ve sekiz üye bulunur.Een piconet bestaat uit een master-node en tot 8 actieve slave-nodes.
Seçilen kişi beş yıl boyunca bir defalığına mahsus bu görevi yürütmektedir.De persoon uit bovengenoemd voorbeeld zegt na vijf jaar zijn verzekering op.
Bir defa tahta oturan şehzadeyi oradan atmak neredeyse imkansızdı.In een loopgraaf vuren was daardoor vrijwel onmogelijk.
Dünya, günde bir defa kendi ekseni etrafında döner.De aarde draait eenmaal per etmaal rond om haar as.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Czasem z nią rywalizuje.
Ayrıca bir defa da Paraguay'da Yılın Futbolcusu ödülünü aldı.Otrzymał wówczas nagrodę dla Piłkarza Roku w Paragwaju.
Bir defada 6 yumurta bırakırlar.W każdym takim poziomie jest 6 jajek.
İlaç yalnızca bir defa uygulanmaktadır.Lek przyjmuje się jednorazowo.
Öykü daha sonra, Poe hayattayken sadece bir defa daha yayımlandı.Nowela została opublikowana raz jeszcze za życia Poe.
Bir defa kaynatıldıktan sonra üzerine un ilave edilir.Po tym czasie rozpływają się one po powierzchni; zastępują je kolejne granule.
Jose bir defa daha Carmen'e kendine geri dönmesi için yalvarır.Błaga Carmen, by wróciła do niego.
Bunların en ünlüsü, sadece ilk gösterimden sonra bir defa gösterilen epilog sahnesiydi.To było największe uczucie wyczynu, jakie kiedykolwiek mieliśmy schodząc ze sceny.
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.W przeciwieństwie do podobnych izb z innych krajów Eerste Kamer obraduje tylko raz w tygodniu.
Kendisi birçok kez ringde dövüşmüştür fakat bir defada yenilmemiştir.Jeszcze kilkukrotnie stawał na podium, jednak nigdy nie zwyciężył.
Bir defa beslendikten sonra oniki ay süreyle beslenmeden yaşayabilirler.Bez jedzenia może przeżyć do kilku miesięcy.
Bu rakam bugüne kadar alanda bir defada gözlenen en yüksek sayıdır.Do dzisiaj uważa się tę płytę za najlepszą w całym dorobku zespołu.
Hatta bir defasında bundan Papaz'a da bahseder.Czasami roli tej podejmuje się również kapłan voodoo.
Dünya kendi ekseni etrafında yaklaşık olarak günde bir defa döner.Gwiazda szybko obraca się wokół osi, około raz na dobę.
Kimse bir defada iki şeyi yapamaz.Nikt nie może zrobić dwóch rzeczy na raz.
Beitar, İsrail Kupasını yedi defa kazanırken, Hapoel sadece bir defa kazanmıştır.Beitar har vunnit Israel State Cup sju gånger, medan Hapoel endast vunnit cupen en gång.
Darbeden sonra iki defa Tophane müşiri ve bir defa da serasker oldu.Därefter delades stammen i två grupper och skingrades.
Kendisiyle bir defa yarışıyoruz.Han tävlade sedan själv med dem.
Sahne bir defada çekilmiş ve filmde olduğu gibi kullanılmıştı.Romanen blev en hit och har även spelats in som film.
Bir defalık bir durum veya olay tasvir edilir.Är det en slump, eller finns det ett samband?
Bir defada kuluçkadan çıkan civciv sayısı genellikle 4 dür, fakat 3'ten 6'ya kadar bu sayı değişebilir.Oftast är antalet stavelser fyra i alla rader, men det kan variera mellan fyra och åtta.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.Av tradition samlas de enligt denna ordning: 1. ”Fader, förlåt dem, de vet inte vad de gör.”
Hatta bir defasında bundan Papaz'a da bahseder.Також згадується вперше про священика.
Rahman, yirmi bir defa darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı.سورة القصص) або Розповідь — двадцять восьма сура Корану.
Per l'ultima volta! - "Ah, son bir defa daha" ); fakat Prens onları dinlemez.(«Рано чи пізно, Вони знайдуть тебе…») «No door is to be opened before the previous one is closed!»
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir.Загалом відкладається до 100 яєць.
O iyi bir defans oyuncusuydu.Принц був добрим вояком.
Oyuncular bir defa da yalnızca iki tane silah taşıyabilir.Головний герой може одночасно нести дві одиниці вогнепальної зброї.
Ancak bir defa bıçaklamıştım, kanı görünce, bıçaklamaya devam ettim.Двічі поранений, спливаючи кров'ю, він продовжував бій.