Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Einmal warf ein Wächter eine Granate in einen der Waschräume der Gefangenen, der voller Menschen war.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.En alguna ocasión, uno de los guardias lanzó una granada al baño de los prisioneros estando lleno de gente.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.한번은, 화장실 내부가 포로들로 꽉 찼었을때 보초병 한명이 그 안으로 수류탄을 던졌는데 그는 거기서 '의심스러운' 웃음소리가
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Pewnego razu jeden ze strażników wrzucił granat do latryny dla więźniów, kiedy było ich tam pełno.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Pri jednej príležitosti jeden zo strážnikov hodil granát do umývarne zajatcov, keď bola plná väzňov.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Při jedné příležitosti jeden ze strážců hodil granát na vězeňské latríny, která byla plná zajatců.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Suatu kali, salah seorang penjaga melempar granat ke dalam toilet yang sedang digunakan oleh para tawanan.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.В един конкретен случай, един от пазачите хвърлил граната в умивалнята, докато била пълна със затворници.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Однажды один из охранников кинул гранату в туалет пленных, когда там было полно людей.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.במקרה אחד ספציפי, אחד השומרים זרק רימון-יד לתוך חדר השירותים של האסירים בזמן שהיה מלא באסירים.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.في احدى الحالات رمى أحد الحراس قنبلة يدوية على مخدع السجناء حينما كانوا فيه
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.捕虜たちでいっぱいのトイレに 手榴弾が投げ込まれたこともありました 彼は不審な笑い声を耳にしたと言います
Bir defasında havaalanındaydım, uçağımı beklerken hayallere dalmış romantik düşüncelerle oyalanıyordum.제가 공항에 갔을 때였어요. 비행기를 기다리면서 사색에 잠겨 아주 낭만적인 생각을 하고 있었어요.
Bir defasında havaalanındaydım, uçağımı beklerken hayallere dalmış romantik düşüncelerle oyalanıyordum.חשבתי את המחשבות הרומנטיות האלו. ואז זה קרה. משהו התחיל לגרד לי ביד.
Bir defasında havaalanındaydım, uçağımı beklerken hayallere dalmış romantik düşüncelerle oyalanıyordum.هو أنني عندما كنت في المطار أنتظر رحلتي وغارق في أحلام اليقظة أفكر في تلك الأفكار العاطفية
Bir defasında "hiçbir Alman askeri bu zenciler için ölmeyecektir" demiştir.Einmal sagte er auch, dass "kein deutscher Soldat für diese Neger sterben würde."
Bir defasında "hiçbir Alman askeri bu zenciler için ölmeyecektir" demiştir.Il a dit une fois : "Les soldats allemands ne vont pas mourir pour ces nègres ."
Bir defasında "hiçbir Alman askeri bu zenciler için ölmeyecektir" demiştir.Una vez llegó a decir que "ningún soldado alemán debería morir por estos negros ".
Bir defasında "hiçbir Alman askeri bu zenciler için ölmeyecektir" demiştir.Κάποτε είπε πως "κανείς Γερμανός στρατιώτης δε θα πέθαινε γι αυτούς τους αράπηδες ."
Bir defasında "hiçbir Alman askeri bu zenciler için ölmeyecektir" demiştir.Он однажды сказал: "немецкие солдаты не будут умирать для этих негров ."
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Bude hodně místa pro morální vášně až budeme mít fakta a budeme vědět, co je nejlepší udělat.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.E o grămadă de loc pentru pasiune morală odată ce avem toate datele și putem găsi ce putem face cel mai bine.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Há muito espaço para paixão moral depois de reunidos os factos e de decidir qual a melhor coisa a fazer.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.사실을 알아낸 다음에도 도덕을 따지거나 무엇이 가장 좋은지 알아낼 시간은 많습니다.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Mihelyst megértettük a tényeket, számos módon reagálhatunk, és kitalálhatjuk, mi a legjobb, amit tehetünk.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.On a tout le temps pour des passions morales une fois qu'on a les faits et qu'on sait comment agir au mieux.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Veliko bo prostora za moralo, ko nademo dejstva in ugotovimo, kaj je najbolje storiti.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.יהיה הרבה מקום ללהט מוסרי כשיהיו לנו העובדות ונוכל להחליט מה הכי טוב לעשות.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.هناك الكثير من الوقت للفض عن المشاعر بعد أن نعرف الحقائق.. ونعرف افضل الطرق لمعالجة الأمر.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.そして 一番良いやり方を考えられます そして 細菌のように絶滅させようとしないことがミソです
Bir insan, bir şeyi bir defa söyleyince anlayamıyor musun?Miért nem ért az első szóból?
Bir insan, bir şeyi bir defa söyleyince anlayamıyor musun?Πως γίνετε να μην καταλαβαίνεις τον άλλον με την πρώτη;
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Een collega zei ooit tegen me,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Egy kollégám egyszer azt mondta nekem:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Eine Lehrerkollegin sagte einmal zu mir:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,En kollega sa en gång till mig,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,En kollega sagde engang til mig,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Jedna kolegyňa mi raz povedala:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Jedna kolegyně mi kdysi řekla:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,한 번은 동료가 저한테 말했죠,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Koleżanka powiedziała mi kiedyś:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Một đồng sự đã nói với tôi một lần rằng,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,O colegă mi-a spus odată:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Suatu kali seorang rekan saya berkata,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Um dia, uma colega disse-me:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Una colega me dijo una vez:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Una collega mi disse un giorno:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Un jour, une collègue m'a dit :
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Μια συνάδελφος μου είπε κάποτε:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Една колежка веднъж ми каза:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Однажды моя коллега сказала:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,Одного разу колега сказала мені:
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,קולגה אמרה לי פעם,
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,زميل قال لي في مرة من المرات
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,「子どもを好きになる手当ては 貰っていない
Bir meslektaşım bir defasında şunu söyledi,有位同事同我講過︰
Biz İsveç'de bir defa okur sonra parti yapmaya giderdik.Di Swedia kita baca buku itu sekali lalu pergi pesta.
Biz İsveç'de bir defa okur sonra parti yapmaya giderdik.En Suecia lo leíamos una vez y nos íbamos de fiesta.
Biz İsveç'de bir defa okur sonra parti yapmaya giderdik.En Suède, on le lisait une fois et ensuite on allait faire la fête.
Biz İsveç'de bir defa okur sonra parti yapmaya giderdik.In Schweden lasen wir es einmal und dann gingen wir zur Party.