Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Aprendieron a mantenerse verticales, crecieron en tamaño y forma.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.De-ndată ce învață să stea drepți cresc în mărime și formă.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Gdy nauczyły sie stać prosto, zmieniły rozmiar i kształty.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Keď sa naučili stáť rovno, narástli do rozmerov aj tvarov.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Ketika mereka telah belajar bagaimana untuk berdiri tegak, mereka tumbuh dalam ukuran dan bentuk berbeda beda.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.그것들이 꼿꼿하게 머무르는 방법을 한 번 터득하게 되면, 그들은 다양한 사이즈와 형태로 자라납니다.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Kun ne oppivat pysymään pystyssä, ne kasvoivat ja monimuotoistuivat.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Quando aprenderam a manter-se direitas, cresceram em tamanho e forma.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Sobald sie aufrecht stehen konnten, wurden sie größer und komplexer.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Una volta imparato a stare dritte, crebbero in dimensioni e forme.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Une fois qu'elle on su rester droites, elles ont grandi et pris des formes diverses.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Zodra ze leerden hoe ze rechtop moesten blijven staan, werden ze groter en omvangrijker.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Μόλις έμαθαν πώς να παραμένουν όρθια, αναπτύχθηκαν σε μέγεθος και σχήμα.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Когда они научились стоять прямо, их размер увеличился, увеличилось разнообразие форм.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.Щом се научат как да стоят изправени, нарастват по размер и форма.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.מעת שלמדו לעמוד זקופים, גדלו מידתם וצורתם.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.بمجرد أن تعلمت كيفية البقاء مستقيمة، نمت فى حجمها و شكلها.
Bir defa nasıl dik durulacağını öğrendiklerinde, şekil değiştirip büyüdüler.シダの基本形も後に続きました
Bir defa olan yine oluyor!Einmal ein Mistkerl, immer ein Mistkerl!
Bir defa olan yine oluyor!Jak już się psuje, to na całego!
Bir defa olan yine oluyor!Một lần tồi tệ, luôn luôn tồi tệ!
Bir defa olan yine oluyor!O dată un nesimţit, mereu un nesimţit!
Bir defa olan yine oluyor!RSW: Eens een rotzak, altijd een rotzak!
Bir defa olan yine oluyor!RW: Uma vez um merdas, sempre um merdas!
Bir defa olan yine oluyor!Sekali pengacau, tetap pengacau!
Bir defa olan yine oluyor!Stronzo una volta, stronzo sempre!
Bir defa olan yine oluyor!¡Una vez mierda, siempre una mierda!
Bir defa olan yine oluyor!Une merde un jour, une merde toujours !
Bir defa olan yine oluyor!Веднъж лайно, винаги лайно!
Bir defa olan yine oluyor!Если дурак, то это надолго!
Bİr defa oldukça çok, değil mi?Не многовато всё сразу?
Bir defa pislik yerleri bırakma.لا تترك أي أماكن قذرة .
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,I kiedy zostało mi wytłumaczone, jak szybko zużywamy surowce naturalne ziemi, bardzo się tym przejąłem.
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,Jednou mi bylo jaksi vysvětleno, jak rychle spotřebováváme světové zdroje.
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,Kerran minulle selitettiin, miten nopeasti käytämme maapallon luonnonvaroja.
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,그리고 우리가 얼마나 빨리 전 세계의 자원을 소진하고 있었는지 알게 되었을 때,
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,Op een dag werd me min of meer uitgelegd hoe snel we de voorraden van de wereld opmaken,
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,И как только мне стало известно, что мировые запасы расходуются очень быстро, я начал сильно беспокоиться.
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,וברגע שהוסבר לי כמה מהר אנחנו מכלים את משאבי העולם,
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,وذات مرة قامت بالتوضيح لي مدى السرعة التي نستخدم بها موارد العالم،
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,消費しているのか知ったときに ひどく混乱しました
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Emlékszem egyszer elmondott egy történetet egy esetről, mikor diákjai megtréfálták.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Ik herinner me dat hij me eens een verhaal vertelde over een grap die de studenten met hem uithaalden.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Îmi amintesc că odată mi-a spus o poveste despre o glumă pe care i-au făcut-o studenţii.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Jag minns att han en gång berättade en historia om ett skämt som några studenter utsatte honom för.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Je me rappelle qu'il m'avait raconté une histoire une fois, sur une blague que lui avaient fait ses étudiants.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.그가 저에게 해 준 얘기가 기억나네요. 학생들이 자기를 골탕먹인 일에 대한 얘기인데요.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Lembro-me de uma vez ele me contar uma história sobre uma partida que os alunos lhe pregaram.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Opowiedział mi kiedyś o dowcipie, jaki wykręcili mu studenci.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Recuerdo que alguna vez me contó una historia sobre una broma que le hicieron sus estudiantes.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Ricordo che una volta mi raccontò una storia su uno scherzo che alcuni studenti gli avevano fatto.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Saya ingat suatu kali dia bercerita tentang gurauan para siswanya kepadanya.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Θυμάμαι μια φορά μου είπε μια ιστορία σχετικά με μια πλάκα που του έκαναν οι μαθητές του.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Пам'ятаю, як якось він розповів мені одну історію, як над ним пожартували студенти
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Помню, однажды он рассказал мне историю о шутке, которую сыграли с ним студенты.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.Спомням си как веднъж ми разказа история за една шега, която неговите студентите му изиграли.
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.אני זוכר שהוא סיפר לי פעם סיפור על שעשוע שהסטודנטים
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.لقد اخبرني ذات مرة قصة .. عن دعابة قام بها طلابه ذات يوم معه
Bir defasında bana kendi öğrencilerinin ona yaptığı bir şakayla ilgili bir hikaye anlattığını anımsıyorum.ジョークの話を聞いたことがあります たしか彼の誕生日に
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Egy konkrét esetben, az egyik őr gránátot dobott a börtönlakók mosdójába, amikor éppen tele volt.