Tekkenin kuzeydoğusunda müritlerin gömüldüğü bir de mezarlık vardır.В североизточната половина на камерата е погребан кон.
Kupada bir de gol kaydetti.В дебюта си отбелязва и гол.
Ayrıca bir de bu deneyimi yansıtan Tosya Zelzelesi şiirini yazdı.Също и Ласи-филмът Изпитание за Ласи се позовава на тази история.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Oh, i utuvite si ovo u svoje tvrde glave: žena = osoba. muškarac = osoba.
Ayrıca 2003'ten beri hizmet veren bir de Yahudi okulu bulunmaktadır.Tu je i židovska škola, koja djeluje u Azerbejdžanu od 2003.
Şarkının "Una Noche Más" adında bir de İspanyolca versiyonu bulunmaktadır.Postoji i španjolska verzija pjesme imena "Una Noche Más".
Ayrıca bir de anayasa mahkemesi bulunacaktı.Također bi postojao i Poseban ustavni sud.
Bu yasaya bir de Avogadro yasası'nın eklenmesi, ideal gaz yasasını ortaya çıkarır.Ova tri zakona u kombinaciji s Avogadrovim zakonom čine zakon idealnog plina.
Köyde bir de kilise vardır.U selu se nalazi crkva.
Batman Çayı'nın üzerinde bir de Batman Barajı kuruludur.Grad je imenovan po rijeci Batman Çayı.
Bir de Michael Essien bir sezonluğuna Real Madrid'e kiralanıyor.Međutim, Aris ga je već sljedeće sezone prodao u španjolski Real Madrid.
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."U nekim se opažaju kameni temelji.
PGP'de her kullanıcının bir açık anahtarı bir de özel anahtarı vardır.Svaki korisnik ima svoj tajni ključ i svoj javni ključ.
Bir de bunun üzerine ekonomik buhran vardı.Kr.), što je vjerojatno imalo i neke ekonomske učinke.
Parkın içinde bir de hayvanat bahçesi bulunuyor.Također u ovom području nalazi se i park divljih životinja.
Bir de tasavvufi yanı var.To je slučaj sa lastavicama.
Bir de bunun üzerine Christie ağır bir şekilde hastalanır.Neville zbog toga strašno pati.
Ünitelerin sonunda öğrencilere bir de son test verilmektedir.Škola im onda na kraju godine izda svjedodžbu o završenom razredu.
Köyde bir de avcı kuş (doğan) yetiştiricisi vardır.Od ptica grabljivica u NP Mljet obitavaju vjetruše ((lat.)
Son olarak, kararlar bir de 28 Şubat 1938'de tartışıldı.Nakon rezultata izbora, uspostvljena je vlada 28. veljače 1918.
Bir de Afganistan parlamentodaki yöneticisi de olmuştur.Jedno vrijeme je bio i zastupnik u francuskom parlamentu.
Köyün bir de efsanesi de vardır.Ima i Šumber svoju legendu.
Aynı zamanda, seslendirme çalışmaları yapan sanatçının bir de senaryosu bulunmaktadır.Kreiranje videa za kojeg učenici sami pišu scenarij također može biti zabavno.
İstinye'de bir de itfaiye teşkilatı bulunmaktadır.Na njenom mjestu je vatrogasni dom.
Şehirde bir de uluslararası havaalanı bulunmaktadır.U gradu se nalazi i međunarodna zračna luka.
Ve tabi bir de Şampiyon.Bio je i europski prvak.
Telekomspor maçında bir de gol attı.Natjecala se u bacanju diska.
Can'ın annesi, kendisi aldattığını ve başka kadından bir de kızı olduğunu öğrendiğinden intihar etmiştir.Ona je istraživala smrt svoje majke jer joj je baka ispripovijedala kako ju je neki plemić oteo i ubio.
Konqi'nin bir de Katie adlı kız arkadaşı vardır.Konqi má aj priateľku Katie.
Ancak bunun bir de bedeli vardı.Ale táto ponuka mala aj svoju cenu.
Çoğu evde bir banyonun yanı sıra bir de tuvalet bulunur.V mnohých bytoch býva v kúpeľni umiestnená aj práčka.
Bata'nın bir de ayakkabı müzesi mevcuttur.Súčasťou areálu je aj múzeum výroby topánok.
Roshon'un bir de kız kardeşi vardır.Rocky má tiež mladšiu sestru.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.V roku 2000 miestna komunita otvorila synagógu a kultúrne centrum.
20.000 adet kaynağıyla bir de Yahudi Kütüphanesi bulunur.Nachádza sa tu aj knižnica s 20 000 knižnými jednotkami.
Sanatçı kariyerinin dışında önemli bir de müzik kariyeri vardir.Okrem herectva sa venuje aj hudobnej kariére.
Bir de Pete'nin Michael adında bir oğlu vardır.Má jedného syna Michaela.
Ayrıca kampüs içinde bir de Starbucks Cafe bulunmaktadır.Tu sa okrem iného nachádza kaviareň Café Tortoni.
Bir kedi ve bir de köpekleri vardı, çocuk onları çok severdi.Deti, ženy, psy, všetci ho mali radi.
Köyün bir camisi bir de mezarlığı vardır.Obec má taktiež vlastný cintorín.
Bir de erkek adıdır.Aj boh má svoje meno.
Bir de hecelerin yerini değiştirmek vardır.Vlastne stačí vymeniť kryt.
Böylece bir çadırda yaşamaya başlar ve kendisini kalkındırmak için bir de hademelik işi bulur.Preto sa rozhodne bývať v stane a nájsť si prácu.
Türbenin yanında eski bir camiden kalma kalıntılar ve küçük bir de mezarlık vardır.Okolo kostolíka je malý park a starý cintorín.
Bir de çene altına püskül asılabilir; sineklerden korur.Preto ho uskladňujeme v chlade a chránime pred muchami.
Ayrıca bir de taş kale inşa ettirdi.To bol dôvod vybudovať hrad Sivý Kameň.
Ekim 2013'te açılışı yapılan parkta bir de anıt bulunuyordu.Premiéru na Slovensku mal v októbri 2013.
Bu da kent merkezinde otomobille ulaşımı zorlaştırmakta, buna bir de park sorunu katmaktadır.Keďže je štvrť situovaná v samom centre Paríža, je tu automobilová doprava problematická.
Latin Amerika ve İspanya için bir de İspanyolca versiyonu yapılmıştır: "Lo Hecho Está Hecho".Singel má aj španielsku verziu s názvom „Lo Hecho Está Hecho“.
İstinye'de bir de itfaiye teşkilatı bulunmaktadır.Nachádza sa tu aj hasičský zbor.
Ayrıca bir de özel kolej bulunmaktadır.Nachádza sa tu aj významná univerzita.
Oysa Mitya'nın karanlık bir yüzü ve gizli bir de görevi vardır.Tvár Judity v sebe skrýva niečo tajomné a neodhaliteľné.
Kupada bir de gol kaydetti.Všimol si aj neporiadok na stole.
Eğer birisi kalemi, diğeri de cetveli alırsa bir deadlock oluşur.Ak by si filozof túto paličku zobral, môže nastať deadlock.
Verimli arazileri ve sanayiye uygun yapısı ve bir de demiryolu istasyonu vardır.Mesto má veľmi dobrú infraštruktúru, vrátane železničného terminálu.
Fakat benim üzerimde bir de memleketi emniyet ve huzur içinde tutmak mesuliyeti var.Miestni ľudia žijú v ústraní a veľmi pokojným životom.
Bir de kural olarak ana oğul yol boyunca tek kelime konuşmayacaktır.Zaujímavosťou je, že hlavný hrdina, podobne ako v prvej časti počas celej hry neprehovorí ani slovo.
Ünitelerin sonunda öğrencilere bir de son test verilmektedir.ZÁVEREČNÉ TESTOVANIE Na záver štúdia v štátnych školách študenti absolvujú záverečné testy.
Ayrıca aynı maçta bir de asist yaptı.Zapísal si asistenciu v jednom zápase.
Augustus, aynı zamanda evinin yanına bir de Apollon tapınağı yaptırmıştır.Délos jej i tak poskytol útočisko len výmenou za sľub, že si Apolón zriadi na ostrove chrám.