Gemide bir de sıhhiye grubu vardı.Na palube mali so sebou tiež niekoľko zvierat.
Tekkenin kuzeydoğusunda müritlerin gömüldüğü bir de mezarlık vardır.Je tu aj pamätník pochovaných v severnej Afrike.
Sanatçı albüme bir de cover eklemiştir.Výberový album obsahuje aj nové skladby.
Köyde bir de postahane bulunmaktadır.Tam se nahaja tudi pošta.
Bir de köpeği vardır.Dobil je psa.
Ayrıca bir de havuz bulunmaktadır.V hiši pa je tudi bazen.
Evlendikten sonra bir de çocukları olacaktır.Seveda se želim nekega dne poročiti in imeti otroke.
Şehirde bir de uluslararası havaalanı bulunmaktadır.V mestu je tudi mednarodno letališče.
Ayrıca kısa süreliğine bir de sutopu takımı kuruldu.Za krajši čas pa je bila ustanovljena tudi orožniška divizija.
Bir de yine bir tane beyaz top vardır.Ima obliko bele žoge.
Okulda ayrıca bir de botanik serası bulunur.Univerza ima tudi lep botanični vrt.
Bir de Apple 2010 yılında iPad cihazlarını tanıttı.Prvo generacijo iPada je Apple predstavil leta 2010.
Girit vilayetinde bunların dışında bir de umumi meclis bulunacaktı.V vseh Ogrskih občinah so poleg občinskega odbora imeli še občinsko predstojništvo.
Derginin aynı isimde bir de yayınevi bulunmaktadır.Izdajale so tudi revijo z istim imenom.
Köyde bir de kilise vardır.V vasi je tudi binkoštna cerkev.
Şehirde bir de Tatar tiyatrosu da bulunuyordu.V mestu je tudi Rimsko gledališče.
Alt kata bir de küçük konferans odası vardır.Na razpolago je tudi manjša sejna soba namenjena sestankom.
Yine yaşlıların ifadesine göre bu mesire yerinde yıllarca önce bir de kilise bulunmaktaymış.Po ljudskem pričanju naj bi pred leti na lokaciji gradu stal prvotno ženski samostan.
Sabah uyanmışlar bir de bakmışlar ki ayı gitmiş.Zjutraj se je zbudila in si zaželela videti to deželo.
Bu düzleme dik olarak bir de yükseklik eklendiğinde üç boyut elde edilir.Ko se prijavijo, imajo tri poskuse, da preskočijo višino.
Ayrıca burada hakkında tutuklama kararı verilenler için bir de bölüm bulunmaktadır.Tukaj je bil tudi poseben prostor za izvrševanje obsodb.
Bir de X86 tabanlı olmayan sistemler vardır.Teče le na procesorjih ARM, obstajajo pa tudi neizdani porti za x86.
Köyde bir de kilise vardır.Kaime taip pat yra bažnyčia.
Bu bölgede bir de türbe bulunmaktadır.Taip pat šia kryptimi yra ir tunelis.
Aynı zamanda bir de mezarlık inşa edilmiştir.Greičiausiai tada buvo pastatyta ir koplyčia.
Ayrıca küçük bir de liman bulunmaktadır.Be to yra mažas uostas.
Ayrıca bir de taş kale inşa ettirdi.Tada buvo pastatyta akmeninė pilis.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Taip pat ji dėvi futuristinius akinius.
Ayrıca bir de Demir Çağı mezarları açılmıştır.Nustatė geležies amžiaus kapinynų datavimą.
Pinter'ın filmde küçük bir de rolü vardır.Dexter filme teko kur kas mažesnis vaidmuo.
Gemide bir de sıhhiye grubu vardı.Laive būdavo vienas bataleris.
Lea'nın bir de kızı oldu ve ona da Dina adını verdi.Ana tuo tarpu pagimdo dukterį, kurią pavadina Ani.
Ayrıca bir de anayasa mahkemesi bulunacaktı.Gali kreiptis į Konstitucinį Teismą.
İki disklik albüm beğeniyle karşılandı ve bir de altın plak kazandı.Pasižymėjo dviem rezultatyviais perdavimais ir gavo geltoną kortelę.
Ayrıca bu maçta bir de asist yaptı.Be to į pagalbą atėjo … mano varžovas!
Dekleran olan kişi dürt oyununu seçtiğinde bir de sayı seçer.Traukiami burtai ir žaidėjas, kuris laimėjo burtų traukimą, gali pasirinkti figūrų spalvą.
Nintendo versiyonunda bir de çoklu oyuncu modu bulunacaktır.Nintendo DS versijoje yra mažiau komandų ir žaidėjų.
İngilizler yalnızca tepeye tırmanmak değil bir de bataklığı geçmek zorunda kalmışlardı.Reikėjo ne tik iškalti statulą iš akmens, bet ir nutempti ją iki pajūrio.
Ayrıca bir de şelale mevcuttur.Taip pat yra ir su skoniu.
Ayrıca bir de kilit sistemine sahiptir.Buvo taip pat Kulmo pakamaris.
Ayrıca bir de kadın takımı kurulmuştur.Klubas taip pat turi ir moterų komandą.
Ayrıca bir de asist yaptı.Ten atliko tik pagalbinį vaidmenį.
Bir de insanın kendi iradesi ile seçtiği eylemlerin yaratılmasıdır.Už tokį elgesį žmogus turi atsakyti, nes pasirinko pats.
20.000 adet kaynağıyla bir de Yahudi Kütüphanesi bulunur.Yra gausi, daugiau, kaip 20 000 tomų arabų raštų biblioteka.
Bir de bunun üzerine ekonomik buhran vardı.Tai sukėlė ekonominį bumą.
Bir üzüntülü bir de sevinçli haber aldım.Ji fiksuoja džiugias ir liūdnas gyvenimo akimirkas.
NGC 3169 Grubu, iki sarmal gökada, bir merceksi gökada ve bir de düzensiz gökada içermektedir.39. kuusjoone nimeks on 蹇 (jiǎn), All Mägi (艮 gèn), ülal Vesi (坎 kǎn).
Aynı zamanda bir de mezarlık inşa edilmiştir.Sel ajal rajati ka surnuaed.
Bir geçmişte kalan gerçek kimlik var, bir yaşadıkları var, bir de şimdiki kimliği.Senise õigussubjekti olemasolu jätkub ja tema identiteet on endine.
Bir de Pete'nin Michael adında bir oğlu vardır.Neil on poeg Michael.
Ayrıca burada hakkında tutuklama kararı verilenler için bir de bölüm bulunmaktadır.Tema suhtes kehtis endiselt vahistamisorder.
Bir de sarı kart aldı.Teises mängus sai ta kollase kaardi.
Bu yasaya bir de Avogadro yasası'nın eklenmesi, ideal gaz yasasını ortaya çıkarır.Avogadro seadus on ideaalsete gaaside seadus.
Bir de gençken kardeşinin ona okuduğu şiirden bilir.Lapsepõlve veetis ta sama valla Jursi külas, mille kohta võib lugeda ka tema luuletustest.
Ayrıca mahallede bir de hidroelektrik santrali bulunmaktadır.Linnas on ka hüdroelektrijaam.
Ayrıca bir de boş yeşil sepetimiz olsun.Esineb ka täiesti rohelisi isendeid.
Göl içinde bir de yüzen ada vardır.Järvel on ka ujuvad saared.
Yahudi cemaati bir de sinagog inşa etti.Liberecis on samuti juudi vähemus, tänu millele ehitati uus sünagoog.
Ayrıca bir de özel kolej bulunmaktadır.Lisaks on hulk eraülikoole.
"Bir de Karabekir'i okumak"."Kuuraniidu õpperada".