Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.תמיד בתורנות מטבח על אף שאינו יודע לבשל.
Aynı zamanda bir de mezarlık inşa edilmiştir.שם נבנה גם בית קברות צבאי.
Amerikan askerlerinin oluşturduğu cemaatin yanı sıra bir de Ortodoks cemaat vardı.לצד הקהילה של החיילים היהודים האמריקאים, הייתה גם קהילה אורתודוקסית.
Zaten dış politikada zor durumda olan devlet, bir de içeriden darbeler almaya başlamıştır.אבל ממשלה זו נתקלה בקשיים מבית ומחוץ כבר מתחילתה.
Eleme maçlarında bir de gol attı.במשחק זה הוא רק זורק דברים.
Şarkının bir de İspanyolca kaydedilmiş hali var; "Suerte", Türkçede "Şans" anlamına gelir.במקביל, היא גם הוציאה את הגרסה הספרדית של השיר, ששמה היה "Suerte", כלומר "מזל", עבור השווקים הספרדיים.
Bir de mahallenin kavunu meşhurdur.כן נבחר גם לרבה של השכונה.
Bir de âyet okudu.בנוסף למדו לשחוט.
Yılmaz'ın bir erkek bir de kız kardeşi vardır.אולי איפשהו בעולם קיימים לי אח ואחות.
Orada bir de müze bulunmaktadır.בשמורה נמצא גם מוזיאון.
Olay yerine bir de Müfettiş Arjun gelir.מצד שני פעלה במקום משטרת אבחזיה.
Ek olarak bir de bir savaşçının zarara uğramasını mı bırakalım?האם גם אנחנו ניעלם מבלי להשאיר זכר של התנגדות ?
Ancak bunun bir de bedeli vardı.אך לכל זה יש מחיר.
Bu kitabın bir de 2005 yapımlı filmi bulunmaktadır.הספר עובד גם לסרט פעולה משנת 2005.
Üstüne bir de girdiği ameliyatta yaşadıkları.בעקבות הניתוח שבה לראות באופן חלקי.
Bu sırada bir de sorun anlatılabilir, bu ilerideki olaylar için bir arka plan hazırlar.קיים חשש כי בנקודת זמן כלשהי תמצא פריצת הדרך שתוביל לפתרון הבעיות הללו.
İbn-i Haldun'un bu metni gözden geçirmiş olduğuna dair bir de ibare bulunur.וראו להלן טעמו של הרמב"ם למצווה זו.
Bir de yerel temyiz mahkemesi vardır.ישנו גם בית משפט לחוקה.
Bu kadının bir de 2 kızı varmış.ידוע כי היו לו לפחות שתי בנות.
Bir de Pete'nin Michael adında bir oğlu vardır.יש לו ילד בשם מיכאל.
Bir de yeni komut ekipmanı oluşturulmuştur.מכאן שצריך ליצור מערכת משוואות חדשה.
Tabi bir de ona yardımcı olmak için iyilik meleği..הפיה הטובה חשה לעזרתו.
Şehirde Kraliçeyi temsil eden bir de heykel mevcuttur.נמצאת גם הטירה, בה שוכנת המלכה.
Yine yaşlıların ifadesine göre bu mesire yerinde yıllarca önce bir de kilise bulunmaktaymış.ניתן ללמוד מכך כי עד שנה זו הייתה כבר הכנסייה בשימוש.
Beyşehir adının bir de efsanevi hikayesi vardır.על מקור השם סקורני קיימת אגדה.
Ayrıca bir de şelale mevcuttur.גם במזל זה קיימת הצללה.
Belirtinin bir geçmişi, bir de geleceği vardır da diyebiliriz.כלומר, מה שהיה עד כה היה, ויש להביט לעתיד.
Ayrıca bunların yanında bir de komedi yazmıştır: Le Menteur (1644).През този период той създава и една комедия, Le Menteur („Лъжецът“?, 1644).
Bir de sarı kart aldı.Също получава и един жълт картон.
Ayrıca bir de özel kolej bulunmaktadır.Има и един технически колеж.
Köyde bir de postahane bulunmaktadır.В селото тогава има и пощенска станция.
Sabah uyanmışlar bir de bakmışlar ki ayı gitmiş.Тази сутрин се събудих и окупатора видях.
Ayrıca bir de Charlotte Brontë biyografisi kaleme aldı.Един ден взех биографията на Шарлот Бронте.
Hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur.От всички страни е обиколена от улици и няма двор.
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Санети живее близо до езерото Комо, където държи и ресторант на име „El Gaucho“.
Karaağa'nın bir de sanayi sitesi bulunmaktadır.Колмар разполага също и с товарна станция.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi.На 2 август 2005 г. Роберто Карлош получава двойно гражданство – испанско и бразилско.
Albümün çıkmasının ardından şarkının bir de klibi çekilmiştir.Скоро, след излизането на филма, прави и клип върху песента.
İngilizler yalnızca tepeye tırmanmak değil bir de bataklığı geçmek zorunda kalmışlardı.Не само те бягали от бялото нашествие.
Tunus şehrindeki Yahudi bakım evine bir de hediye gönderdi.Намира подслон в еврейската детска болница във Виена.
Köyün bir de efsanesi de vardır.Селото разполага и с читалище.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.Изведнъж се разнася смъртен крясък из острова.
Bir de yerel temyiz mahkemesi vardır.Съществува Военен съд.
Kısa süren bir de evliliği olmuştur.Те се радвали на щастлив (макар и кратък) брак.
Bir de «Rübab»ı o kadar güzel yorumluyor ki, yazdıklarım bu kadar anlamlı mı imiş!diye şaşırıyorum.Тя интерпретира моите стихове толкова прекрасно-Изненадан съм да открия, че моите думи са толкова смислени.
Kendisi gibi oyuncu olan bir de kız kardeşi vardır.Има брат, който също е актьор.
İlk evlerin kurulduğu yere bir de mektep yapılmıştır.На мястото на първата, която е била разрушена, са били построени къщи.
Bir de Apple 2010 yılında iPad cihazlarını tanıttı.През 2010 г. Apple Inc. пуска на пазара своя iPad.
Bir de punch kafiye vardır.Също е и понтифекс.
Sona bir de onda gördü ki, ona palto giydirmişler.Накрая той осъзнава, че е човек в костюм.
Bir de gol kaydetti.Отбелязва и един гол.
Bir de tırsıyoruz, hiçbir toplumsal şemsiyemiz yok.Няма контнент в, който да няма сомоеве.
Bir de bilgisayarı vardır.Има и компютърни кабинети.
İlk millî olduğu bu maçta bir de gol kaydetti.Там също отбелязва гол в първия си официален мач.
İlk sezonunda 27 maça çıktı ve Tottenham Hotspur takımına bir de gol attı.През първия си цял сезон, записва 23 мача и 17 гола, включително хеттрик срещу Естудиантес.
Mahalle sınırlarında bir de süt ürünleri fabrikası bulunmaktadır.В Дълбок извор има местни фирми за производство на млечни продукти.
Yahudi soykırımına bir de Macar Yahudilerinin gözüyle baktırıyor.Престолонаследникът не крие връзката си с любовница еврейка.
Metro 2033'ün aynı adla uyarlanmış bir de oyunu vardır.В компютърната игра Метро 2033 са щатно оръжие и се стрещат повсеместно.
Aynı zamanda filmin yapımcılarından biri olan yönetmenin filmde bir de küçük rolü vardır.Понякога режисьорът на филма играе незначителна роля в собствения си филм.
1991'den beri bir de Yılın Çalıştırıcısı seçimi yapılmaktadır.От 2004 г. е в Света на директорите на същия институт.