Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Той никога вече не бил способен да достигне предишната си мощ.
Caligula saltanatının altıncı ayında ciddi biçimde hastalandı ve bir daha asla kendini toparlayamadı.Шест месеца след възкачването си на трона Калигула сериозно заболял и никога не се възстановил.
Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar.Тези малки се изоставят от майката през есента.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.След смъртта на съпруга ѝ тя не се омъжва повече.
Bir daha da onları gören olmadı.Повече никой не ги е видял.
Tedavi görüp bir hafta sonra sete döner ve bir daha uyuşturucu almayacağına yemin eder.Посрамен, дава клетва никога повече да не пие.
I. Dünya Savaşından sonra bölge bir daha Romanya'nın eline geçti.След Първата световна война селото става отново румънско.
Ama bir daha onu kullanmaz.Слава Богу, че тя повече няма да го види.
Yine de Milet, eski debdebeli günlerini bir daha göremedi.Миле не се завръща повече към стария си стил.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.За това той бе принуден да напусне Женева и никога да не се завърне в своя собствен град.
Ömrü boyunca bir daha yazı yazmasına izin verilmedi.Никога не ѝ е позволено да поднови писателската си дейност.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Той обаче постъпил така както никога вече не ще постъпи!
Bir daha evlenmeyen Behçet Efendi de hayatı boyunca Makbule Hanım'a sadık kalır.Ека Попова не се омъжва повторно и остава вдовица до края на живота си.
Umarım bir daha böyle keskin bir seçim yapmak zorunda kalmayız.Усещам, че вече няма да можем да издържим подобен ужасяващ момент.
Bu turnuvadan sonra Karayipler Kupası'nda bu değişik kural bir daha asla uygulanmadı.Никой друг карибски остров не си е сменял собственика толкова често.
Einstein bu gezisinde Almanya'ya bir daha geri dönmeyeceğini söyledi.Айнщайн никога повече не се завръща в Германия.
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.Развеждат се през 1978 г., а тя не жени повторно.
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.Той лично никога не се връща обратно в историческите земи на зулу.
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Аз никога няма да искам от тях да превземат вражеска позиция, а ще настоявам да ме последват до тази позиция.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.И оттогава не е завръщал там.
1996'daki bu filmden sonra bir daha televizyonda gözükmemiştir.Тази серия никога повече не бива излъчена по телевизията някога.
Kendisini bir daha göremediler.Те повече не се виждат.
Ağustos 1983'ten sonra bir daha halk arasında görülmedi.Към юли 2006 година вече няма постоянни жители.
Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.След грандиозната победа въстаниците отново поемат на юг.
Sürgündeki cücelerin hiçbiri bir daha Smaug'un viranesine gidemediler.Този му срам го кара никога повече да не стъпи в родната провинция Айдзу.
Bir daha kimse gecikmeyecek.Никога повече няма да закъснея.
Bir daha da onları gören olmadı.Nisu se nikada više susreli.
Ve kendisinden bir daha da haber alınamadı.Nisam očekivao da ću ga ponovno čuti.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.Nakon toga je bez riječi izašao i više nikad se nisu sreli.
Ama bir daha onu kullanmaz.Nemojmo ponovno prolaziti kroz to.
Fonda daha sonra bir daha asla yapımcı olmayacağını belirtmiştir.Fonda je poslije izjavio kako više nikad neće producirati film.
Ve bir daha rejenerasyon geçirememektedir.Ponovo se radi o osjetilnoj adaptaciji.
Oyun oynanan saha büyükse havadaki çeliğe bir daha vurarak mümkün olduğunca uzağa gönderir.Igrač se mora što prije snaći u prostoru, inače će ga noćne more ubiti.
Antlaşmada müdahale hakkı bir daha belirtildi.Vojna intervencija je opet isključena.
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.Do kraja života više nije vidjela majku i sestru.
Taşbaş'tan bir daha haber alınamamıştır.Nakon toga više nema vijesti o Naftaliju.
Dante sürgün edildikten sonra karısını bir daha görememiştir.Nakon progonstva, nikad više nije vidio svoju ženu.
Michael, John'ı bir daha oğluna yaklaşmaması gerektiğini söyler ve onu uyarır.Michael mu mirno odvrati da ga više ne smatra bratom i da ga ne želi vidjeti.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Nikada prije nije vidio tako lijepu ženu.
Türkiye'ye bir daha gelemedi.Nikad se nije vratio u Španjolsku.
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Ne volim se dokazivati, ne volim objašnjavati, ne volim kad moram previše puta ponavljati.
Musa da, bir daha karşısına çıkmayacağını söyledi.Zaklinje se da ga više nikada ne želi vidjeti.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Kao što joj je i obećao prije smrti, nikada se nije ponovno oženio.
Ve o günden sonra da bir daha asla Narnia'ya gitmedi.Nakon toga nikad više nije dobio poruku od Edena.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Pušten je uz uvjet da se doseli u Petrograd i nikad više ne vrati u Ukrajinu.
Bir daha evlenmedi.Nakon toga nije se ponovno udavala.
Bu nedenle bir daha profesyonel spor kulüplerinde görev alamayacaktır. ^1996. - USVA prestaje biti profesionalni klub.
Ağustos 1983'ten sonra bir daha halk arasında görülmedi.Nakon 3. travnja nije više viđen.
Aman ise ölümlülerin bir daha asla ulaşamayacakları bir yere taşındı.Zarobljeni se više nikad nisu vratili u svoj kraj.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Claudius bol preto vychovaný len jeho matkou, ktorá sa už nikdy znovu nevydala.
Bir daha da onları gören olmadı.Nikdy viac sa už nestretli.
Kraliçe o günden sonra oğlunu bir daha göremedi.Kráľ Michal od tej doby svojho otca už nikdy nevidel.
Bir daha ona bakarsa onu öldüreceğini söyler.Ak to neurobí on, povie jej to ona.
Repertuarlardan çıkartıldı ve bir daha da oynanmadı.Operu okamžite stiahli z repertoáru a nesmela sa hrať.
Bu savaştan sonra Spartalılar bir daha eski güçlerine kavuşamadı ve Yunanistan'da liderlik Tebai'ye geçti.Z tejto porážky sa Sparta už nikdy nespamätala a prestala byť hegemónom v gréckom svete.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Ruskí vojaci neochotní ďalej bojovať ustupovali.
Bu olaydan sonra hepsinin hayatı bir daha geri dönülemez bir çıkmaza girmiş.Mnohí sa čudujú ako sa mu vôbec odtiaľ podarilo vrátiť živému.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Odvtedy sa už od seba neodlúčili.
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.Po porážke v tejto bitke Rád nemeckých rytierov svoj bývalý vplyv už naspäť nezískal.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Obyvateľstvo sa tak nemalo ďalej zaoberať politikou.