Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.且其凶戾無親,將士不附。
Abasıyanık, bu yanılgıya bir daha düşmeyecektir.我向大家道歉,再也不会发生这样的事。
Bir daha evlenmedi.他没有再婚。
Abbas Filistin Güvenlik Güçlerine bir daha böyle saldırıların gerçekleşmemesini sağlamaları emrini verdi.阿巴斯下令巴勒斯坦警察今后停止这样的攻击。
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.」「我不相信我們將不再見面。
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Tzippori和Lydda(两个主要的律法学院的地点)从未得到恢复。
Ekim 1948'de deniz yoluyla Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı ve ülkeye bir daha dönmedi.1948年,科瓦尔前往欧洲度假,自此再未返回美国。
Filoyu ve fabrikaları yenilemeye başlamıştır fakat Düklük eski refah seviyesine bir daha ulaşamamıştır.公爵试图重建船队和贸易站,但公国再也无法重现它往日的繁荣了。
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.我好不容易才逐漸淡忘一段搭檔關係,我不想再為這煩心了。
Bir daha herhangi bir diplomatik görev almadı.我再也没有想过从事任何其他职业。
Sadece başlangıçta konuşurlar ve bir daha konuşmazlar.只作初声,不作终声。
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.两人再也没有见过面。
Bayram Paşa ölünce bir daha evlenmemiştir.佩德羅一世至死時也沒有再結婚。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.)於是他們再也不敢為寇作盜了。
Türkiye'ye bir daha gelemedi.但他再也不想呆在西间岛。
O bir kez kurban oldu ve bir daha kurban olmayacağına dair kendine yemin etti".他感到非常心痛,並發誓不再愛上任何女人。
Bir daha da deneyen olmamıştır.自此没有再尝试救援。
Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar."』之後,尋找它的緣,觀見『它依於心所依處而生』。
Byron’nın kızıyla hiçbir bağlantısı olmadı ve onu bir daha hiç görmedi.拜倫和女兒再無任何牽扯,終生未曾相見。
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.後來他們便寓居瑞士,一直沒有回到故居。
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.有修其隙于当事,侯不免至再三。
Ondan sonra da tür bir daha görülmemiştir.而且从此之后不能再见面了。
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.想幫助想要挑戰的女方,希望下次能夠更舒心的談話。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.」他說他仍然是無神論者,但自此再也不抽煙了。
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.從此已無緣再享此人間清福」。
1925 senesinde Céline bir daha dönmemek üzere ailesini terk etti.1905年,普列姆昌德的妻子离家出走,再也没有回来。
Ortaya bir daha kart koymaz.他们不应该再随便发誓。
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.他在這就再也沒上過場。
Bir daha film çevirmek istemedi.将不会继续拍摄。
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.之后他便离开了,再也没人看见过他。
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.凱也馬上離開了埃滕,此生再也沒與梵高見面。
Bir kez Amenti'ye ulaştı mı, arınmış olan ruh, asla bir daha bu dünyaya geri dönmez.一旦魔導書被帶到天界,該名惡魔的靈魂就會消失,而且永遠不會復甦。
Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.從此隱居起來,不再參與戰鬥。
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.妻子以为不免改嫁的命运,于是割掉自己的耳朵发誓。
Bir daha toparlanamaz.不能被重复。
Annem, Guido’nun bir daha asla dönmeyeceğini biliyordu.尤里回說她們已永遠不會再回來了。
Mürettebattan ikisi ağır yaralandı ve komutan Lazarev bir daha asla uçmadı.兩名飛行員倖免於難,但迪克森嚴重受傷,無法再次飛行。
Kendisini bir daha göremediler.我以為再也見不她了。
Guy kutsal kitap üzerine yemin ederek müslümanlara karşı bir daha bir silah kullanmıyacağına söz verdi.这枪是神圣的,一旦对着此枪发誓,便不能再反悔。
Bir giydiğini bir daha giymez.한 번 입은 옷은 다시는 입지 않는다.
Salinger, bir daha Burnett'la çalışmadı.브룩스는 다시는 번디와 이야기할 수 없었다.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.그는 돌아온 뒤 다시는 스웨덴을 떠나지 않았다.
Bir daha film çevirmek istemedi.또 영화를 이용할 것도 생각하지 않았다.
Navon bir daha asla Kudüs'e dönmedi.알렉산드로스는 이집트로 다시는 돌아오지 않았다.
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.그는 이후로 완전한 기량을 회복하지 못하였다.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.'이처럼 아름다운 이는 본적이 없어.
Filmi tamamlayabildiyse de, bir daha hiç bu ayarda film yapmayı denemedi.(중략) 항상 내가 다시 영화를 할 수 없을지도 모른다는 생각을 한다.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.그 때 서로 보았을 뿐이고 그 후에는 다시 본적이 없습니다.
Repertuarlardan çıkartıldı ve bir daha da oynanmadı.그 카드는 폐기된 것이며 더 이상 플레이되지 않는다.
Parti bir daha açılmadı.경기는 다시 재개되지 않았다.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.제한시간이 지나면 문은 더 이상 열 수 없게 된다.
Avrupa'ya giden babasından bir daha haber alamamıştır.그는 아버지에게 돈을 보내고는 다시는 만나지 않았다.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.그 후도 일절 등장하고 있지 않다.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.그가 떠난 뒤로 한시도 편하지 않았어요.
Bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.따라서 더 이상 그는 멕시코를 대표할 권위가 없었다.
Eğer şimdi kazanamadıysak sanırım bir daha hiç kazanamayız.오늘 네가 아니었다면 난 영영 사랑을 몰랐을 거야.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.그리고 서복은 떠났으나 다시는 돌아오지 않았다.
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.평소보다 긴장감은 떨어지겠지만 설렁설렁하고 싶지 않다.
Bir daha fiziksel olarak böyle şeyler yapar mıyım bilmiyorum.나는 이런 일을 확실하게, 다시 하지 않을 것이다.
Ve bir daha kimse elini süremez.손을 드는 사람이 하나도 없군요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod