Eğer şimdi kazanamadıysak sanırım bir daha hiç kazanamayız.一度やっちゃったら、こいつにはもう勝てないって思っちゃう。
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.そして2度と会うことはないだろうと言って別れる。
Avrupa'ya giden babasından bir daha haber alamamıştır.逮捕された他のヨーロッパ人の消息は分かっていない。
Triple H maçın bir dahaki hafta olacağını söyler.」 乙「選挙は来週だよ。
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.それ以降は出てこない。
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.妻の死はロートブラットの人生に深い影響を及ぼし、彼は再び結婚することはなかった。
Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez.興奮期に妊娠すると一般的に同じ年では更なる発情期を迎えない。
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.(濾すというひと手間を惜しむつぶあんが許せないため。
Ama bir daha onu kullanmaz.決して再利用してはいけない。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.イギリス軍は再度砦を占領するための試みを起こさなかった。
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.値は一度決まってしまえばその後変わることはない。
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!盗用ではない」とする門田側の主張にも「承諾していない」と反論している。
Scribonia bir daha asla evlenmedi.ソフィアは決して再婚しなかった。
Kırıldığında bir daha yeniden çıkmaz.また、割れると行き来できなくなる。
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.そのときは諸君とまたまみえることはない」と誓った。
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.第7シーズンまで登場。
Bir daha asla Xander'ın yüzüne bakmamıştır.彼女は二度とバンディの声を聞くことはなかった。
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.また『もう、しませんから。
Ekim 1922'de başbakanlıktan istifa etti ve bir daha iktidara gelemedi.1922年10月、知事を辞職し退官した。
Umarım bir daha böyle keskin bir seçim yapmak zorunda kalmayız.また、あえて選択肢を選ばないこともできる。
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.また、本堂内に入ることはできない。
Yüksek dozlu radyasyon tedavisi işe yaradı ve kanseri bir daha geri dönmedi.医療技術 医療技術は飛躍的に進歩し、癌などはすでに不治の病ではなくなった。
Repertuarlardan çıkartıldı ve bir daha da oynanmadı.単行本は絶版になっており、再発売もされていない。
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''『これはホントにやるんだったら困るなって』。
Bir dahaki gelişinde ona test yapacağını söyler.次回予告は彼女が行う。
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.母親はまた姿を消し、それ以降消息はわかっていない。
Bir daha bu kadar kolay kurtulamazlar" diye konuştu.簡単には倒されないってね」と語った。
Çarpım ise bir daha genel olarak bir göndermedir.ふかがわ号を1往復増回。
Mahkeme heyetine pişman olduğunu ve özür dileyerek "bir daha yapmayacağını(!)" söyler.訂正してお詫びいたします」と改めて謝罪した。
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.以後帝国はかつての栄華を取り戻すことはなかった。
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.だが、かつての勢力を取り戻すには至らなかった。
Yıllar sonra sergilendiği yerden çalınan kartal bir daha bulunamayacaktır.一度掘り出した場所からは二度と入手できない。
Bir daha fiziksel olarak böyle şeyler yapar mıyım bilmiyorum.こういうことは2度とできないなって、思ってやりました。
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.やわらかい食感が好評で、また来る時にとリクエストされることがあるという。
Parti bir daha açılmadı.現在でも店は再開されていない。
Dante sürgün edildikten sonra karısını bir daha görememiştir.彼はワッツを去った後、二度と自分の塔を見なかったと考えられる。
26 Şubat 1995. s. 6. ^ "'Bir daha evlenmem'".結婚翌日12月26日の『いっぷく!
Bir daha bir fırsat yakalayamazsın.こんなチャンス二度と無い!
Bir daha film çevirmek istemedi.二度とカメラを手にすることはなかった。
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.本人曰くギターを持っているのにギターが弾けない。
Brüning bundan sonra bir daha siyasete dönmedi.ビットランド再構築以降出てきたことはない。
Bundan sonra Cirith Ungol uzun yıllar boyunca bir daha kullanılmadı.サザンクロススプラッシュ 近年ではあまり使用していない。
Bir daha davet ederiz, gelmezler.また、注意しに行くが今度は誰も出ない。
Michael, John'ı bir daha oğluna yaklaşmaması gerektiğini söyler ve onu uyarır.また息子たちに会おうとしないジョンの真意もわからず、何故なのかと問いただす。
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.もうあの子は帰ってこないのかもしれない」と言うのだった。
"Bir daha ne çalacak, ne kayıt yapacak, ne de turlara çıkacağım.これは楽器も弾かず、歌うこともない。
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.もともと喫煙者で、病気を機に禁煙したが、失敗して現在は再び喫煙している。
Bu noktadan sonra Benneton F1 bir daha eski konumuna gelemedi.これ以後ベルナールがF1シートを獲得することは無かった。
Bu sıkıştırma ile soğutulan boynuz öylece donar bir daha eğilmez.硬化した彩輪は二度と回復しない。
Ancak Nicholas daha sonra eve hiç gitmemişti ve kendisinden bir daha da haber alınamamıştı.翌日彼女は帰宅し誰もそれについて話したことはないと言った。
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.玛丽和丈夫再未见到对方。
En sonunda, Winslet "çok para kazanmadıkça" bir daha Cameron ile çalışmamaya karar verdi.最後,她決定不再與卡麥隆合作,除非她「賺了很多錢」。
Ama bir daha onu kullanmaz.我已經沒必要使用它。
Un altro bacio! — Addio! - "Bir öpücük anne!; bir daha öpücük!《媽,親一下!》(英语:Kiss Me Mom!
Lemberg'te uyandıktan sonra bir daha asla uyumadı.不過,在利沃夫醒來後,他就再也沒有入睡過。
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.威尔逊的死使布雷特备受打击,之后没有再娶。
Bu tarihten sonra Romalılar bölgeden bir daha ayrılmadılar.此後羅馬人並未放棄這個地區。
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.經過改易後,並未能以高家的身份復活武衛家。
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha gözükmedi.栗姬愈加恚恨,又见不到景帝,以忧死。
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.朋友和家人不知道他们是否还会再次见面。