Eşi 1916'nın Nisan ayında öldü ama Sabine bir daha evlenmedi.Suaminya meninggal di dalam Perang Poitiers pada tahun 1356, dan Isabella tidak pernah menikah lagi.
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.Ia tidak pernah lagi menetap di negeri kelahirannya.
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.Selanjutnya Dia meninggalkan ibu kota dan tidak pernah terdengar lagi kabar beritanya.
Kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz.Irwan lalu mengalami stroke dan tidak dapat berbicara lagi.
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Maka Fatimah Radiyallahu Anha. pun berkata: “Kekacauan kaum muslimin, sebab anda tidak pergi ke masjid.”
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Tidak akan pernah mau berhenti pada suatu titik keadaan, tidak pernah merasa puas, dan selalu merasa kurang.
Umarım bir daha böyle olaylar yaşamam" dedi.Dia sangat menginginkan hal semacam ini takkan pernah terjadi lagi".
Rahul İngiltere'ye bir daha dönmemek üzere gider.Konvoi kembali ke Inggris tanpa ada insiden lain.
Bu tarihten sonra, dünya kupası bir daha üst üste iki defa aynı kıtada düzenlenmemiştir.Sejak pendiriannya, gedung sekolah ini telah dibangun ulang dua kali di lokasi yang sama.
Bir daha evlenmedi.Ia tidak pernah menikah lagi.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Ia tidak pernah merasakan godaan yang dahsyat seperti itu lagi.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Setelah suaminya meninggal, ia tidak pernah menikah lagi.
Ancak Nicholas daha sonra eve hiç gitmemişti ve kendisinden bir daha da haber alınamamıştı.Kirsa tidak pernah kembali ke rumah malam itu dan tidak pernah terlihat sejak saat itu.
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Aku memberi tahu agenku bahwa aku tidak pernah ingin melakukannya lagi."
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Mary putus asa, dan ia memutuskan untuk tidak menari lagi.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.Setelah mereka kaluar, mereka tidak akan kembali lagi ke tempat ini.”
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Frankie tidak pernah kembali ke pusat kebugaran.
Ve bu olayın onu daima belirsikliklere sürüklediğini ve bunu bir daha hiç hatırlamak istemediğini söyler.Dia tidak pernah menyembunyikan fakta ini dan menyatakan bahwa ia tidak menyesali keputusannya itu.
Bunlar dışında, İstanbul Boğazı'nda birkaç yılda bir, daha küçük çapta kazalar yaşandı.Sebagai tambahan, terdapat juga beberapa insiden di stasiun metro pada beberapa tahun terakhir.
Ama bir daha onu kullanmaz.Ini tidak akan terjadi lagi.
Parti bir daha açılmadı.Acara tersebut sudah tidak ditayangkan lagi.
Ondan bir daha haber alınamamıştır.Maria tidak pernah terdengar lagi selanjutnya.
Böylece Dünya'ya bir daha Peri Dünyasına gelmemek üzere gönderilirler.Karena itu mereka tidak akan kembali ke dunia Narnia.
Elveda, bir daha kavuşulmayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir sözdür.Perpisahan terjadi karena merasa sudah tidak ada kecocokan lagi.
Bir giydiğini bir daha giymez.Mereka sudah tidak pakai sweater lagi.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Cuối cùng thì Gauguin vẫn rời Arles và không bao giờ gặp lại Van Gogh một lần nữa.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Claudius sau đó đã được nuôi nấng bởi mẹ của mình, người không bao giờ tái hôn.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Thí nghiệm này đã không được lặp lại.
En sonunda, Winslet "çok para kazanmadıkça" bir daha Cameron ile çalışmamaya karar verdi.Sau này, Winslet nói rằng cô sẽ không bao giờ làm việc với Cameron nữa trừ khi nhận được "rất nhiều tiền".
Diğerleriyse bir daha görülmedi.” ^Họ không hề nhìn thấy chúng tôi nữa."
Caligula onlara bir daha ne aşırı sevgi ne de saygı gösterdi.Không còn tình yêu cuồng nhiệt hoặc sự tôn trọng nào Caligula dành cho họ.
Bir daha da onları gören olmadı.Hai người không bao giờ gặp lại.
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.Hai chị em không bao giờ gặp nhau lần nào nữa.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Một người con trai khác, Miguel, đã biến mất và không bao giờ gặp lại.
Susan, içindeki Narnia inancını kaybeder, bir daha Narnia'ya hiç dönmez.Peter và Susan đã lớn nên sẽ không quay trở lại Narnia được nữa.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Cánh cửa mãi không mở được.
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.Quan điểm trái chiều về sự cố không bao giờ được đem ra giải quyết lại.
Doktor, Clara'ya bir daha kendisini geri yollamayacağını söyler.Frankie hứa sẽ không bao giờ bỏ cô lại nữa.
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Tuy nhiên, cả hai quyết định là sẽ không gặp nhau nữa.
O bir kez kurban oldu ve bir daha kurban olmayacağına dair kendine yemin etti".Tuy nhiên, cậu thề rằng sẽ không bao giờ giết người nữa.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.Đế quốc La Mã sẽ không bao giờ có thể tiến chiếm xa hơn nữa về phía đông kể từ đó.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Vị Tác giả trẻ sau này khởi hành đến Nam Mỹ và không bao giờ quay trở lại khách sạn nữa.
Bu olay sonra teknik direktör Berti Vogts Effenberg'i millî takımdan kovdu ve bir daha maçlarda oynatmadı.Với sự bê bối này, huấn luyện viên Berti Vogts đã quyết định loại Effenberg khỏi phần còn lại của giải đấu.
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Anh luôn an tĩnh và không thích bị làm phiền.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Dù chồng bất hạnh có chết đi, bà cũng không bao giờ lấy ai nữa.
Sonrasında da küçük bot bir daha asla Mary Celeste'ye yetişemedi.Một con thuyền nhỏ trong bão không thể so sánh được với Mary Celeste.
Bu tarihten sonra Romalılar bölgeden bir daha ayrılmadılar.Người La Mã chưa từng từ bỏ khu vực này trong lịch sử.
Şehir bir daha kurulmaması için yerle bir edilir.Sau khi bị phá hủy, thành phố chưa từng được xây dựng lại.
Türkiye'ye bir daha gelemedi.Ông không bao giờ còn trở lại Nga nữa.
Fonda daha sonra bir daha asla yapımcı olmayacağını belirtmiştir.Fonda sau đó nói rằng ông sẽ không bao giờ sản xuất một bộ phim nào nữa.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Quân Thanh không dám tấn công quân Trịnh thêm một lần nữa.
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.Xác định một ngày rồi thì không thay đổi nữa.
O tarihten sonra semtte bir daha ahşap bina yapılmadı.Từ đó, thành xây không đổ nữa.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Từ đó họ không bao giờ xuất hiện nữa.
Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar."後日に御見知り置かれ行末万端御熟懇(ゆくすえばんたんごじっこん。
Melkor, Utumno’ya bir daha geri dönmedi.マルカム まだ戻っておりません、陛下。
Bir daha da onları gören olmadı.私は彼らを再び見ることはありませんでした。
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.二度と会うことは無い二人。
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.ただし後日に再度の遠征が報じられることはなかった。
Öğrendiği bir şeyi bir daha unutmamaktadır.一度覚えたことは絶対忘れない。