Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.Jakmile je odhalena, její oprava nebývá obvykle problém.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Do politiky však již nezasahoval.
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.S otcem se již nikdy neusmířili.
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.V této době královská moc ve Švédsku upadla jako nikdy předtím.
Bu bir daha yaşanamazdı." şeklinde yorum yaptı.Doufám, že se něco podobného nebude opakovat,“ řekl v projevu.
Bir daha evlenmedi.Znovu se už nikdy neprovdala.
Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar.Mláďata zůstávají s rodiči do příštího jara.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Člověk musí litovat svých hříchů a zbavovat se jejich.
Brüning bundan sonra bir daha siyasete dönmedi.Braito se již do večera nevrátil.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Jednou podaný odpor již nelze vzít zpátky.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Această încercare nu s-a mai repetat însă.
En sonunda, Winslet "çok para kazanmadıkça" bir daha Cameron ile çalışmamaya karar verdi.La final, ea a decis că nu va mai lucra din nou cu Cameron decât dacă va câștiga „mulți bani”.
Mürettebattan ikisi ağır yaralandı ve komutan Lazarev bir daha asla uçmadı.Chiar și așa, cei doi au suferit leziuni grave și comandantul, Lazerev, n-a mai zburat niciodată.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Participă la campania din est de unde nu se mai întoarce.
Fakat bir daha başbakan atanmadı.Premiera nu o mai văzuse.
Bu olay onun sonraki yaşamını derinden etkiledi ve bir daha asla evlenmedi.Acest lucru l-a afectat profund pentru tot restul vieții sale, iar el nu s-a mai recăsătorit.
Fakat Karanlıklar Efendisi bir daha insanların gözüne asla adil görünemedi.Vederea ochiului drept nu a mai putut fi însă recuperată niciodată.
Bir daha da onları gören olmadı.De atunci, nimeni nu îi mai văzuse.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.La momentul condamnării sale se afla în Elveția și de atunci nu s-a mai întors în SUA.
1928'de bir iş gezisi için yurtdışına çıktı, bir daha Rusya'ya dönmedi.În 1969 a făcut o excursie în străinătate, din care nu s-a mai întors în România.
Ondan bir daha haber alınamamıştır.De atunci, nu s-a mai auzit nimic de el.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.După decesul soțului ei, n-a mai vrut să se recăsătorească niciodată.
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.Dispozitivul nu mai este văzut din nou până în sezonul 4.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.Imperiul Roman nu va mai înainta niciodată atât de mult spre est.
Değişkenlerin değeri bir kere verildi mi, bir daha değişmez.După descoperirea erorii, nu a mai fost schimbat.
Hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile.Niciodată nu am avut șansa de a vorbi cu ea sau de a ști despre ea.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.El plecase de acasă într-o seară și nu mai fusese văzut de atunci.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.Din acel moment nu a mai fost nevoit să se angajeze.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Gauguin a reușit să fugă, iar van Gogh și-a tăiat în acces urechea.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.De atunci nu s-a mai întors în Iordania.
I. Dünya Savaşından sonra bölge bir daha Romanya'nın eline geçti.După cel de-al Doilea Război Mondial orașul a devenit din nou românesc.
Mahkeme heyetine pişman olduğunu ve özür dileyerek "bir daha yapmayacağını(!)" söyler.Cere pardon și spune că nu mai faci altă dată!”
Geçen sezonu bir daha yaşamamak için de neredeyse bütün takımı değiştirdi.În ultimul timp al vieții aproape nu a mai fost capabil să se miște.
Öğrendiği bir şeyi bir daha unutmamaktadır.Treptat începe să uite tot ce știa.
Parti bir daha açılmadı.Misiunea nu s-a mai reluat.
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.El nu se va mai întoarce la Atena niciodata.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.Orașul a fost distrus dar apoi reconstruit iarăși.
Üçüncü eşinin 1736'da ölümünden sonra bir daha evlenmemiştir.După moartea celui din urmă, în 1943, nu s-a recăsătorit.
Kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz.Am plâns atât de mult încât nu mai puteam vorbi.
""Bir daha dünyaya gelsem Kürt olmak istemem"".Chiar și în cea mai rea zi, nu voi face playback”.
Eğer şimdi kazanamadıysak sanırım bir daha hiç kazanamayız.N-am câștigat până acum, o să câștigăm de acum încolo.
Gerçek bir gitara ise orta okul sıralarında sahip oldu ve bir daha bırakmadı.În continuare ea a mai fost reorganizată o dată în școală medie incompletă, apoi în gimnaziu.
Efesli yöneticiler onu adının bir daha asla tekrarlanmamasına karar verdiler.Colegii săi fizicieni nu încetaseră niciodată să-l nominalizeze.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Claudiust ezután anyja nevelte, aki nem házasodott újra.
Scribonia bir daha asla evlenmedi.Scribonia sosem házasodott meg újra.
Octavia bir daha evlenmedi.Octavia többé nem ment férjhez.
Bir daha da onları gören olmadı.Soha többet nem látták őket.
Editör Whitney Ellsworth Batman'in bir daha öldürmemesi ve ateşli silah kullanmaması kararını almıştır.Whitney Ellsworth szerkesztő megtiltotta, hogy Batman a jövőben lőfegyvert használjon vagy gyilkoljon.
Hayatım boyunca bir daha 1889 yılındaki fizik dersi gibi ders anlatamayacağıma dair şüphelerim vardı.Kétlem, hogy életemben valaha is jobban tanítottam, mint első fizikakurzusomon 1889-ben.
Böylece kapı bir daha açılmayacakmış.Azóta nem merik a bányát ismét megnyitni.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.Ám azóta sem találja nyugalmát.
Bir daha film çevirmek istemedi.Nem akarom újra szabni a filmet.
Bir daha o kişiden haber alınamaz.Soha többet nem hallanak a lányról.
Bir daha kimse o hayvana el sürmez.Azóta senki sem foglalkozott többet ezzel a hallal.
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.A nyúlgát újbóli megerősítésével sikerült megoldani, hogy ne történjen nagyobb baj.
Elveda, bir daha kavuşulmayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir sözdür.Búcsút azoktól, akikről azt hittük, sosem hagynak el.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Elhatározzák, hogy nem maradnak tovább, és visszamennek kelet felé.
Ama bir daha onu kullanmaz.Soha többé nem bánthatja őt.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Attól félt, hogy többé nem tud útnak indulni.
Ve bir daha rejenerasyon geçirememektedir.A neurotranszmitter itt ismét az acetilkolin.