2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570 — Балдор син Брего пішов Шляхом Мертвих і зник.
Bir daha evlenmedi.Вона ніколи більше не виходила заміж.
Bir daha asla Xander'ın yüzüne bakmamıştır.Він ніколи не бачив Освальда знову.
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.Із батьком доньки, ймовірно, більше не бачилися.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Не зміг повернутися на свою стару роботу.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Тоді і він вирішив не повертатися.
Ve o günden sonra da bir daha asla Narnia'ya gitmedi.Відтоді не припиняє писати і до нині.
Salinger, bir daha Burnett'la çalışmadı.Бурвіль вирішив ніколи більше не грати з Фернанделем.
Bir daha film çevirmek istemedi.Більше він не зняв жодного фільму.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Самого ал-Хакіма або його тіла більше ніколи не бачили.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Після її раптової смерті більше не одружувався.
2008 yılında bu konudaki pişmanlığını dile getiren Frota bir daha porno film çevirmeyeceğini açıklamıştır.У 2008 році вона повідомила, що більше не буде з'являтися в порно в будь-якому його вигляді .
Ve onu bir daha bu şekilde nitelendirmemi istememişti.".Не хочу, щоб вони повторили мою помилку…».
Babası da onu götürüp bir yatılı okula bırakır ve bir daha hiç ortada görünmez.Мого батька теж забрали, заарештували у старій школі, її вже немає.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Йому сказали, що її відвезли на Схід, а звідти ніхто не повертається.
Eğer şimdi kazanamadıysak sanırım bir daha hiç kazanamayız.Вважається, що той, хто програв одного разу вже не зможе більше ніколи перемогти.
Gazeteci olarak burada bir daha yazamayacağım için sonsuz şekilde üzgünüm.Це я до того, як важко журналісту, не знайшла собі читача.
Taşbaş'tan bir daha haber alınamamıştır.Про узурпатора більше ніхто нічого не чув.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Ще один брат, Хільдеберт, втік, і його більше ніхто ніколи не бачив.
Hansteen'in eseri bir daha basılmadı.Побачити знову комету Брорзена не судилося.
Ama Jozef bir daha topraklarını göremedi.Кандзі не хоче далі говорити з сином.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.Він загрожує Анні тим, що вона більше не побачить їхнього сина.
Repertuarlardan çıkartıldı ve bir daha da oynanmadı.Він відсилав знову картини журі, але їх не пропускали.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Поліція знову ні з чим.
Annesi ve babası boşandıktan sonra babası bir daha ortada görünmemiştir.Після розлучення батьків син не бачив матір роками.
Bir daha evlenmeyen Behçet Efendi de hayatı boyunca Makbule Hanım'a sadık kalır.Як правило, паличка, що вибрала свого господаря, залишається з ним на все життя.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Після цих подій Автор їде до Південної Америки та ніколи не повертається в готель.
Oyunculuk kariyeri 1985'te bittikten sonra bir daha beyaz perde ve ekranlarda görünmemiştir.З 1958 року акторка завершила свою кар'єру і більше не з'являлася ані на сцені, ані на екрані.
Scribonia bir daha asla evlenmedi.Scribonia se již nikdy neprovdala.
Bir daha da deneyen olmamıştır.Žádné další pokusy již nebyly uskutečněny.
Banlanan oyuncu bir daha o odaya giremez.Dívka přísahá, že do té místnosti nikdy nevstoupí.
Bu felaketin arından lejyonlar için XVII, XVIII, XIX numaraları asla bir daha kullanılmadı.Legie XVII, XVIII a XIX nebyly už nikdy obnoveny.
Bir daha da onları gören olmadı.Dál jsem ho už neviděl.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Již nikdy to nebude jako dřív.“ .
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.Svou matku a manžela již nikdy nespatřila.
Hakikat-i hali bir daha ifade ve tasrih edeyim.Doznávám a znovu tvrdím!
Kraliçe o günden sonra oğlunu bir daha göremedi.Král Michal od té doby svého otce již nikdy neviděl.
Gemi mürettebatı ise bir daha hiç bulunamadı ve kendilerinden hiç haber alınamadı.Loď se již nikdy ze své plavby do Sumy nevrátila a její posádku již nikdy nikdo neviděl.
Ned de bu konuyu bir dahaki görüşmelerinde anlatacağına dair söz verir.Dave si chce poslechnout, co bude v další zprávě.
Daha sonra aynı şarkıya deniz kenarında bir daha klip çekmiştir.Druhá jmenovaná píseň poté uspěla i za oceánem.
Bir daha davet ederiz, gelmezler.Kdybych tě znovu volal, už se neotáčej...
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Nicméně již nikdy nezískalo svou někdejší prestiž.
Ve kendisinden bir daha da haber alınamadı.Požádala je, aby o něm už nikdy nemluvili.
Gidenlerin büyük kısmı cephede şehit olarak bir daha geri dönememiştir.Řada z nich se již z války nevrátila domů.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Tím zařídili, aby se už nikdy nevrátil.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Antonie se po jeho smrti, i přes strýcův nátlak nikdy znovu nevdala.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.Poté z letiště odešel a už nikdy nebyl spatřen.
Bu olaydan sonra Diaz Karteli çökmüştür ve bir daha hiçbir yerde görülmezler.Během konce války, Caradoc zmizel a už nikdy oněm nikdo neslyšel.
Yalnız Dağ, bir daha asla terkedilmedi.Sama se horolezectví nikdy nevěnovala.
Caligula saltanatının altıncı ayında ciddi biçimde hastalandı ve bir daha asla kendini toparlayamadı.Oldřich Kerhart na sklonku války vážně onemocněl a již nikdy se neuzdravil.
Ortaya bir daha kart koymaz.Neposílejte mi už žádné dopisy.
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.V roce 1975 se podruhé rozvedla a už se nevdala.
2006'da ağır bir kalp rahatsızlığı geçiren Haller, bir daha da sağlığına kavuşamadı.V roce 1984 postihla jeho otce těžká mrtvice, ze které se již nikdy plně neuzdravil.
Bu eşinin de beş yıl sonra vefat etmesi üzerine bir daha evlenmedi.Její manžel se už znovu neoženil a zemřel o deset let později.
Bu arma, kulübün 1913 yılında Highbury'e taşınmasından sonra bir daha kullanılmadı.Znak se změnil po přesunu na Highbury v roce 1913.
Çoban da yiter gider, bir daha kimse ondan haber alamaz.Pan Burns slíbí medvídkovi, že už jej nikdy neopustí...
Hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile.Jestli budeme znovu hrát nebo ne, nevím.
1937 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında bir daha eski sağlığına kavuşamamıştır.Po zranění v roce 1965 se už nikdy nedostal do vrcholné formy.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.Hrozí jí, že už svého milého nikdy neuvidí.
Madrid'e bir daha 1808 yılında dönebildi.Avšak přece jen se roce 1803 do Kodaně vrací.