Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rahul İngiltere'ye bir daha dönmemek üzere gider.Hij verlaat Engeland om er nooit meer terug te keren.
Bir daha evlenmeyen Behçet Efendi de hayatı boyunca Makbule Hanım'a sadık kalır.Een paartje van de zwarthalsooievaar blijft elkaar het hele leven trouw.
Bu olaydan sonra tapınaktaki Ahit Sandığı kaybolmuş ve bir daha bulunamamıştır.Echter, Bay heeft nooit in het graf gelegen, aangezien er niets van hem is teruggevonden.
Eşi 1916'nın Nisan ayında öldü ama Sabine bir daha evlenmedi.Hij stierf in 1907 en Chaminade hertrouwde niet.
Temmuz 1660'tan itibaren Cromwell Fransa'ya gitmiştir ve bir daha karısını görememiştir.In juli 1794 verliet hij Roermond om er nooit meer weer te keren.
Oyun oynanan saha büyükse havadaki çeliğe bir daha vurarak mümkün olduğunca uzağa gönderir.Bij het zetten gaat het erom de kloot zover mogelijk door de lucht te gooien.
Byron’nın kızıyla hiçbir bağlantısı olmadı ve onu bir daha hiç görmedi.Noriko's moeder wil daarom geen contact meer met haar.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Sindsdien is Moldavië niet meer op het festival teruggekeerd.
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.De ene keer gebeurt dit met dik aangezette contouren, een volgende keer fijn aangezet.
Antlaşmada müdahale hakkı bir daha belirtildi.Een uitleveringsclausule was ook opgenomen in het verdrag.
(“Biz üçümüz bir daha ne zaman buluşacağız?” - Macbeth: 1. perde, 1. sahne).Later komt er nog één vervolg met alle originele acteurs, namelijk American Pie: Reunion.
Carlos Allende ise bir daha ortaya çıkmadı ve olay bu şekilde kapandı.De Carlos Portero vaart intussen al weg, dus de zaak lijkt verloren.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Ida's lichaam werd nooit teruggevonden.
Sürgündeki cücelerin hiçbiri bir daha Smaug'un viranesine gidemediler.Ook geen enkele Roemeense man nam vaker deel aan het WK Sprint.
"İnce Memed'den bir daha haber alınamadı.Van de San Lesmes is nooit meer iets vernomen.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Zijn oude niveau haalde hij echter nooit meer.
Bir daha evlenmedi.Ze trouwde nooit weer.
Nightwish Albümlerini Bir Daha Yayınlıyor.Verder verscheen het Nightwish-album Once.
Fakat annesi Emrah'ın kendi canına kıyacağını ve bir daha görüşemeyeceklerini anlamıştır.Ze wil graag weten of Emma haar heeft vergeven en of ze samen opnieuw kunnen beginnen.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.Waarop hij zegt: 'Nou, doe dat dan niet.'
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir."Laat mij maar sterven", klaagt hij, "ik ben liever dood dan dat ik zo verder moet leven".
Caligula onlara bir daha ne aşırı sevgi ne de saygı gösterdi.Venka werd nooit meer met minachting behandeld.
Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez.Een ezel stoot zich in 't gemeen geen tweemaal aan dezelfde steen.
Kör bile düştüğü kuyuya bir daha düşmez.Een ezel stoot zich geen twee maal aan dezelfde steen.
Bir daha sana geleceğim zaman, tatilde çektiğim resimleri getireceğim.Als ik weer bij je kom, neem ik de foto’s mee die ik in de vakantie gemaakt heb.
Beni anlamamışlarsa, bir daha açıklarım.Als ze me niet begrepen hebben, leg ik het nog een keer uit.
Vallahi bir daha oraya gitmeyeceğim.Ik ga daar echt niet nog eens heen.
Bir daha gelmeyeceğimi bilsen, son cümlen ne olurdu?Als je wist dat ik niet weer zal komen, wat zou dan je laatste zin zijn?
Bugün bir daha plaja gidecek misin?Ga je nog een keer naar het strand vandaag?
Sakın bir daha beni suçlama, olur mu?Beschuldig mij nooit meer, goed?
Tom ve Mary'nin bunu bir daha yapmayacaklarını sanıyordum.Ik dacht dat Tom en Mary dat niet nog eens zouden doen.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Gauguin wyjechał z Arles i już nigdy więcej van Gogha nie zobaczył.
Bir daha da deneyen olmamıştır.Więcej prób już nie było.
Üçüncü eşinin 1736'da ölümünden sonra bir daha evlenmemiştir.Nigdy nie ożeniła się ponownie po śmierci męża w 1936.
Hansteen'in eseri bir daha basılmadı.Podręcznik Hansteena nie został ponownie wydany.
Huber'in eşi, o günden sonra bir daha Orff'u görmez.Orff wyszedł spiesznie, a żona Hubera nie widziała go nigdy więcej.
Şimdi bunun için sadece bir dahaki dolunaya kadar vakti kalmıştır.Dopiero po tym okresie przystępuje do kolejnego rozrodu.
Bir daha da onları gören olmadı.Nigdy więcej ich nie zobaczyli.
Müslümanların ve yahudilerin çoğu kasabayı terk etti ve bir daha geri dönmedi.Wielu muzułmanów uciekło i już nie wróciło pod miasto.
Sadece başlangıçta konuşurlar ve bir daha konuşmazlar.Najpierw mówi, a dopiero potem myśli.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.Będą starać się aby nie powtórzyły się błędy popełnione w przeszłości.
1937 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında bir daha eski sağlığına kavuşamamıştır.Ataku serca doznał w 1973 roku, po którym już nigdy nie odzyskał pełni zdrowia.
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.Nie pojawi się w sezonie szóstym.
Eurovision'a bir daha katılmayı düşünmüyor.Nie pojadą na Eurowizję.
Ondan bir daha haber alınamamıştır.Nigdy więcej o nim nie słyszano.
Navon bir daha asla Kudüs'e dönmedi.Wagner nigdy nie powrócił do Gdyni.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Już nigdy nie odzyskało ono swojej dawnej potęgi.
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.Matka i siostra nigdy jej nie odwiedziły.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Nie może też już nigdy oglądać córki.
Einstein bu gezisinde Almanya'ya bir daha geri dönmeyeceğini söyledi.Einstein, dowiedziawszy się o tym oświadczył, że nie wraca do Niemiec.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Już nigdy w szeregi palestry nie powrócił.
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Rozstają się, nie oczekując, że jeszcze kiedykolwiek się zobaczą.
Eşini 1388’de kaybettikten sonra bir daha evlenmedi.Po jego śmierci w 38 n.e. nie wyszła ponownie za mąż.
Bir daha evlenmedi.Nigdy więcej nie wyszła za mąż.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Po śmierci żony nie ożenił się ponownie.
Orduları bir daha toparlanamayacak şekilde bozuldu.Rozproszonych oddziałów nie udało się już ponownie zebrać.
Gençlik Tutkusu (Passion of Youth)nda belirttiği üzere: "Bir daha ne vatanımı ne de sahip olduklarımı gördüm.Młodszy syn powiedział później: We never saw our house again.
Fakat bir daha başbakan atanmadı.Jednak jego premiera się nie odbyła.
Ve onu bir daha bu şekilde nitelendirmemi istememişti.".Mówiłem, ci abyś nigdy tu nie przychodził.”.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Leonardo zbiegł i nigdy więcej go nie widziała.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bir daha ile cümle - Sayfa 33 - bir daha kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App