Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Nunca se interessou pela política.
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Se separaram, sem esperar voltar a se encontrar.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Depois que seu marido morreu, ela nunca se casou novamente.
Müslümanların ve yahudilerin çoğu kasabayı terk etti ve bir daha geri dönmedi.Outros, especialmente os judeus, foram expulsos da Europa Oriental e não tinham intenção de voltar.
O gece birbirlerine âşık olurlar ve bir daha göremeyeceğim diye çok korkarlar.Eles ficam muito amigos e prometem que se verão novamente.
Salinger, bir daha Burnett'la çalışmadı.Mas o diretor nunca mais voltaria a trabalhar com Sutherland.
Bu bir daha yaşanamazdı." şeklinde yorum yaptı."Não havia mais nada a dizer - sobre a pintura, ela relembrou mais tarde.
Roma İmparatorluğu doğuda bir daha onun zamanındaki kadar genişlemedi.Nunca o Império Romano tinha avançado ou voltaria a avançar tão longe a oriente.
Beş yıl sürdürdüğü bu göreve 1976'da seçimle bir daha geldi.No entanto, depois de uma eleição disputada em 1996, este mandato passou de cinco para sete anos.
Daha sonra aynı şarkıya deniz kenarında bir daha klip çekmiştir.Eles parecem convergir, de novo, no horizonte distante.
Askeri taşımayla, Sivastopol'den Türkiye'ye kaçtı ve Rusya'ya bir daha dönmedi.Ao abandonar a expedição em Kamtschatka regressou à Rússia via Sibéria.
Umarım bir daha böyle olaylar yaşamam" dedi.Isto nunca mais me vai voltar a acontecer".
1875'te son kez görüşmelerinden sonra bir daha asla görüşmezler.Para o relatório argentino, veja Nunca Más.
Bir daha evlenmedi.Nunca voltou a se casar.
Claudius Praetorianları bir daha evlenirse kendisini öldürmeleri için yemin ettirdi.Cláudio chegou mesmo a pedir à guarda pretoriana que o matassem caso voltasse a casar-se.
Daha sonra RTL bir açıklama yaparak ‘Bir daha asla geri dönmeyeceğiz.’ dedi.Ele ainda disse para Below: "Nós nunca vamos nos render!
Bu mutsuz evliliği 1902 yılında sonlandırır ve bir daha da onunla konuşmaz..Seu casamento acabou em divórcio em 1982 e ele não mais casou desde então.
Bir daha konser veremedi, derin bir bunalıma düştü.Só que não conseguiu mais ganhar e acabou na zona do rebaixamento.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Eles nunca retornariam para casa novamente.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.A partir daí não mais parou.
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.Hij trok zich nochtans niet volledig uit het openbaar leven terug.
Isaac o günden sonra bir daha asla Rousseau'yu ziyaret etmemiştir.Sindsdien heeft hij Piroschka nooit meer teruggezien.
Diğerleriyse bir daha görülmedi.” ^Ik heb de man daarna nooit meer gezien.”
Susan, içindeki Narnia inancını kaybeder, bir daha Narnia'ya hiç dönmez.Behalve Susan want die geloofde niet meer in Narnia
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.Hierna zouden moeder en dochter elkaar nooit meer zien.
Bir daha bu görevde yer almamasına karar verildi (fakat bu onun başbakan olmasına engel teşkil etmemekteydi).Zij waarschuwde hem om een bepaald wandelpad niet te nemen.
Paul bir daha dizide gözükmez.Pol is niet meer in het café te zien.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.Nooit zou een Romeins leger nog zo'n grote overwinning boeken in het Oosten.
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.Hij is te zien tot en met seizoen 7.
Çocuğu olmayan oyuncu bir daha hiç evlenmemiştir.De nog jeugdige componist hertrouwde niet.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.Het gebouw werd vernietigd en werd niet weer opgebouwd.
Türkiye'ye bir daha gelemedi.Hij zou nooit meer naar Turkije terugkeren.
Bir daha da onları gören olmadı.Ze zijn nooit meer gezien.
Efesli yöneticiler onu adının bir daha asla tekrarlanmamasına karar verdiler.Hun ouders maakten een afspraak om zijn naam nooit meer te noemen.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Dokters vertelden hem dat hij nooit meer gitaar zou kunnen spelen.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Hij durft zich daarom thuis niet meer te vertonen.
Şehir bir daha toparlanamadı (MÖ 336)...Opnieuw slaagde zijn opzet echter niet (103 v.Chr.).
Abasıyanık, bu yanılgıya bir daha düşmeyecektir.Dat paard zal mij niet meer slaan. - Die fout maak ik niet nog eens.
Bir daha film çevirmek istemedi.Ze wilde niet meer presenteren.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Na zijn dood zou ze, hoewel haar oom daarop aandrong, niet hertrouwen.
Bu yenilgiden sonra isyancılar, bir daha cephe savaşına girişmediler.Rebellen: De Rebellen bestaan nog niet aan het begin van het spel.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Hierna hebben ze elkaar nooit meer verlaten.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Uiteindelijk vertrok hij naar het westen, vanwaar hij nooit is teruggekeerd.
1997'de, "Rüya-Ben Bir Daha" adlı ilk single'ını yayınlayarak müzik kariyerine başladı.In 1997 startte zijn muzikale carrière met zijn eerste single "Rüya-Ben Bir Daha".
Ama bir daha onu kullanmaz.Ze kent hem niet meer.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Plesman werd neergeschoten en van hem is nooit meer iets gehoord.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.Hierna dook zij onder water en werd nooit meer gezien.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Hou me voor de gek, je kunt niet nogmaals voor de gek gehouden geworden").
Taşbaş'tan bir daha haber alınamamıştır.Er is nooit meer iets van Donkey gehoord.
O tarihten sonra bir daha bu madalya kimseye verilmemiştir.Daarna kwam men niet meer voor deze medaille in aanmerking.
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Ze besluiten het hierna niet opnieuw te proberen.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Het ging opnieuw niet goed met haar.
Akadlar tarafından çökertilmesi sonrasında Sümerler bir daha eski haline gelemedi.Ook na de rust konden de Duivels geen vuist maken.
Ortaya bir daha kart koymaz.Ze weet niets meer op papier te zetten.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Van beide mannen werd echter nooit meer iets vernomen.
Kendisini bir daha göremediler.Ze zouden elkaar nooit meer zien.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Hij interesseerde zich niet voor politiek.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.Dan zal hij hun geheimen niet prijsgeven.
Galatasaray'a bir daha dönme şansı bulamadı.Ze kon niet anders dan Gerbrandy opnieuw vragen.
Peki bu addan bir daha ne zaman bahsedildi?Maar wat zei men ook alweer bij het huisvestingsbureau?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod