Tekrar çok ciddiyetle bir daha dua eder ve kalbi kırık olraka Wartburg'a döner.После разрешения трупного окоченения сердце возвращается в диастолу.
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''Я должен выздороветь снова, мне столько нужно сделать!».
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.За неё больше не стыдно.
Gazeteci olarak burada bir daha yazamayacağım için sonsuz şekilde üzgünüm.И даже просил журналистов не писать о нём никогда.
İlk geceden kapandığı odasından bir daha çıkmaz.Он говорит, что ничего не помнит, с момента, как вышел из офиса шерифа предыдущей ночью.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Такого больше не повторится.»
Ancak TSİ 04.33'den itibaren uçakla telsiz bağlantısı bir daha yapılamadı.Больше никаких сообщений от системы ACARS не было получено до потери контакта с самолётом в 00:33.
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Кажется, больше им не суждено встретиться.
Eski dostu Jefferson ile bir daha görüşmedi.С отцом Генриетта больше не виделась.
Un altro bacio! — Addio! - "Bir öpücük anne!; bir daha öpücük!Помоги!», или «Еще раз с Днем рожденья!
Mürettebattan ikisi ağır yaralandı ve komutan Lazarev bir daha asla uçmadı.Два члена экипажа были тяжело ранены, но Катаев не вышел из боя.
Ondan bir daha haber alınamamıştır.С тех пор о нём больше ничего не слышно.
Annem, Guido’nun bir daha asla dönmeyeceğini biliyordu.Дает понять Бэмби, что мама больше никогда не вернется.
Parti bir daha açılmadı.В партии не восстановлен.
İnönü, onu bir daha milletvekili yapmadı.Больше он уже никогда не служил в качестве штатного сотрудника.
Ondan sonra da tür bir daha görülmemiştir.В последствии особей этого вида больше не встречали.
O tarihten sonra bir daha bu madalya kimseye verilmemiştir.Больше это звание никогда и никому не присваивалось.
Bir daha bir fırsat yakalayamazsın.Разве вы не хотели бы иметь ещё один шанс?
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Не думай, что легко отделался, так смутив меня.
Umarım bir daha böyle olaylar yaşamam" dedi.Со мной такого больше не повторится».
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Если грехи будут продолжаться совершаться и дальше, для них не будет больше прощения.
Triple H maçın bir dahaki hafta olacağını söyler.Следующим поединком стал матч Triple H против Скалы.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Бывалой славы он уже не обретет никогда.
Briggs ailesi ve gemi personelinden ise bir daha haber alınamadı.Ни его, ни команду его шлюпки, ни саму шлюпку, больше не видели.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Девушка убежала, и больше никогда его не видела.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Эта система больше никогда не повторялась.
Temmuz 1660'tan itibaren Cromwell Fransa'ya gitmiştir ve bir daha karısını görememiştir.19 ноября 1986 года подруга Хелле привезла её домой, после чего Крафтс никто более не видел.
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.После этого случая Анна и её братья и сёстры больше никогда не видели мать.
Eğer dişler yaklaşık olarak bu zamanlarda gelişmeye başlamazsa bir daha hiç gelişmeyecektir.و إذا لم يبدأ السنّ بالتطوُّر في هذه الأوقات أو قريباً منها، فإنها لن تتطوَّر على الإطلاق.
Parti bir daha açılmadı.مرة أخرى لم يكن هناك حفل.
Bir daha asla Xander'ın yüzüne bakmamıştır.ومن يومها لم يتغير وجه جيري ثانية.
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.لم ترَ أمها أو أختها بعد ذلك.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".بمجدر خسارته لمرة واحدة لا يمكن استعادته ابدا".
Cabot, ertesi yıl Amerika'ya bir seyahat daha düzenlese de gemilerinden bir daha haber alınamadı.ثم قاد كابوت رحلة أخرى إلى الأمريكتين في العام التالي ولكنها فقدت ولم يسمع عن سفنه مرة أخرى بعد ذلك.
Diğerleriyse bir daha görülmedi.”فَلاَ يَرَىَ بَعْضُهُمْ بَعْضاً".
Gençlik Tutkusu (Passion of Youth)nda belirttiği üzere: "Bir daha ne vatanımı ne de sahip olduklarımı gördüm.كتب رايش في يومياته: "لم أرَ قط أيا من وطني أو ممتلكاتي مرة أخرى.
Daha sonra tekrar kurulmasına rağmen, imparatorluk eski gücüne bir daha hiç kavuşamadı.وبالرغم من أنه عمل على تقوية الإمبراطورية إلا أنه فشل في استعادة قوتها السابقة.
Kendisini bir daha göremediler.و لم يجتمع شملهما مرة أخرى.
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.أنا لم أستفز أحداً من قبل، لم أفعلها أبداً، والأفضل عدم الرد على الاستفزازات.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.فأجاب: "نعم، هل هناك شىءٌ آخر لفعله؟".
Lemberg'te uyandıktan sonra bir daha asla uyumadı.ومع ذلك، عندما سقطت نائمة لم تستيقظ بعدها.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.هؤلاء لن يستطيعو الصعود من هناك أبدا.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.و يجزم الشيعة ألا نسل له.
İlk erkek uçuş görevlilerden biri olduğu ortaya çıkktığı "Fear of Flying" bölümüne kadar bir daha görünmedi.لم يظهر مره أخري حتي حلقة " الخوف من الطيران " حيث ظهر بأنه أول ذكر أصبح مضيفًا للطيران .
1875'te son kez görüşmelerinden sonra bir daha asla görüşmezler.منذ 1975 لم يتم ممارسه تلك الصلاحيات مره أخرى .
Kraliçe o günden sonra oğlunu bir daha göremedi.لم يسمح للملكة السابقة برؤية ابنتها لفترةٍ بعد الطلاق.
Ama bir daha onu kullanmaz.حتى انه لم يعد يسمع طلبه.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.قال إنه لن يفعل ذلك مرة أخرى".
Daily Mirror gazetesinin haberine göre Bourdin bir daha asla kimseyi taklit etmeyeceğini iddia etmiştir.وفقا لصحيفة ذي تايمز، استبعد بوي إعطاء مقابلة مرة أخرى أبداً.
Savaş sırasında şehirden ayrılan Sırplar ise bir daha geri dönmemiştir.فالجيل الذي عاد من الحرب لايعتبر نفسه بأي حالٍ من الأحوال ضائعاً.
Bir daha hiç evlenmeyen Mayer'in çocuğu da olmadı.ولم يكن هناك أطفال من هذا الزواج، ولم تتزوج إيفانز مرة أخرى.
1992 seçimlerinde bakanlık koltuğunu kaybetti ve bir daha politikaya dönmedi.وفي الانتخابات العامة عام 1945، فقدت مقعدها، ولم يتم إعادة انتخابها للبرلمان.
Onuruna colonia yapıldığı halde Hadrianus Italica'yı bir daha hiç ziyaret etmedi.بعد اكمال الاوراتوريو لم يكتب شيئا باقي العام.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.فكان رحيلا بدون أية نية للعودة مرة أخرى.
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.ولكنهم انفصلوا في عام 1978م، ولم تتزوج الأميرة من بعد ذلك.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.في عمر التاسعة، كانت مُدخنة و انكرت في السابق ان التدخين اثر بصوتها.
""Bir daha dünyaya gelsem Kürt olmak istemem"".إذا كنت لا ترغب في العودة إلى الوراء فإن لدي أوامر لاطلاق النار".
Eurydike'nin ruhu sonsuzluğa karışırken eşini bir daha kaybeden Orpheus iyice kahrolur.الساحرة يفقد رابونزيل إلى الأبد عندما تنجرف مع أميرها على الرغم.
Şehir bir daha toparlanamadı (MÖ 336)...لم أدخل إلى منزل آخر (...)
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.ويتم إرساله مرة أخرى ومازال لا يمكنه معرفة أي شيء.