Daha sonra RTL bir açıklama yaparak ‘Bir daha asla geri dönmeyeceğiz.’ dedi.Einaudi 1986: «Partire, non tornare mai più...
Brüning bundan sonra bir daha siyasete dönmedi.Ultron non è ancora ricomparso da allora.
Kötülük yapan soy bir daha anılmayacak.”Una volta sofferta, l'esperienza del male non si dimentica più».
Güneşin altında yapılanlardan bir daha payları olmayacaktır.”Nulla di nuovo sotto il sole, dunque.
Brian Clough’tan sonra Forest bir daha eskisi gibi olamadı.Ma Kikyo non è più quella di una volta.
Bu yüzden bir daha ne özür dileyeceğini ne de onunla konuşmaya yeltenmeyeceğini bağırarak çekip gider.In seguito però, fugge senza farsi nemmeno ringraziare.
Eurovision'a bir daha katılmayı düşünmüyor.Da allora rifiuta di rivedere George.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Egli stesso decise di non tornare indietro.
Gidenlerin büyük kısmı cephede şehit olarak bir daha geri dönememiştir.La massima parte degli arrestati non fece più ritorno alle proprie case.
Kaçırılan uçak ise bir daha bulunamadı.L'uomo mascherato non venne mai ritrovato.
Birçok filmde rol almasına karşın 1971 yılındaki ilk filmindeki başarıyı bir daha yakalayamadı.Ha realizzato diverse altre pellicole fino al 1967, senza mai raggiungere il successo del primo film.
Bu durum 2007 yılındaki 78. Akademi Ödülleri'ne kadar bir daha asla tekrarlanmadı.Dal 1978, questo premio non è stato più vinto da nessuno..
Parti bir daha açılmadı.Il parco non venne mai più riaperto.
Beni bir daha arama.Не звони мне больше.
Bir daha deneyin.Попробуйте ещё раз!
Bir daha sorma.Больше не спрашивай.
Bir daha ki sefere gelebilirim.Я могу в другой раз прийти.
Bir daha asla böyle konuşma!Никогда так больше не говори!
Bir daha asla böyle konuşmayın!Никогда так больше не говорите!
Bir kez içeri girersen, bir daha asla tekrar çıkmazsın.Если войдёшь внутрь, то никогда уже не выйдешь.
Tom gelebilir ama sonra bir daha gelemez..Том может прийти, но после больше не сможет.
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.Поэтому возвратиться к мирской жизни после него было невозможно.
Expo’58’den sonra Belçika bir daha dünya fuarına ev sahipliği yapmadı.После Экспо’58 Бельгия пока больше не проводила Всемирные выставки.
Ama bir daha onu kullanmaz.Я никогда больше его не увижу.
Octavia bir daha evlenmedi.Замужем Октавия больше не была.
Filoyu ve fabrikaları yenilemeye başlamıştır fakat Düklük eski refah seviyesine bir daha ulaşamamıştır.Он начал восстанавливать флот и фактории, но герцогство так и не достигло прежнего процветания.
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.Бретт тяжело переживал её смерть; он не женился снова.
Peki bu addan bir daha ne zaman bahsedildi?О чем с утра задумался опять?
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Прощай, я не желаю больше тебя видеть».
Bir daha da onları gören olmadı.Больше мы их уже не видели.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Решили не возвращаться.
Kırklara karışan erenler veya yiğitler de bir daha görünmezler.Никто никогда не видел владыку раздраженным или разгневанным».
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.А для того, чтобы они не могли убежать он отрезает им конечности.
Galatasaray'a bir daha dönme şansı bulamadı.Наверняка только можно сказать, что он не вернулся более в Галикарнас.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.После этого торжественно поклялся никогда не покидать страну.
2008 yılında bu konudaki pişmanlığını dile getiren Frota bir daha porno film çevirmeyeceğini açıklamıştır.В 2008 году она сообщила, что более не будет появляться в порно в любом его виде.
Hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile.Так мы с ним и не пообщались и не поговорили ни разу.
Çarpım ise bir daha genel olarak bir göndermedir.Что, опять же, служит уроком большинству.
Isaac o günden sonra bir daha asla Rousseau'yu ziyaret etmemiştir.С тех пор Шарлотта его больше не видела.
Atıkları toplama işlemi bittiğinde valfler kapanır ve bir dahaki işleme kadar kapalı kalır.После завершения сброса клапаны закрываются и остаются закрытыми до конца полёта.
"Andıç bir daha tekrarlanır mı?".«Evil always rises again.»
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.После этого он исчез, и я больше не видел его.
Bir daha film çevirmek istemedi.Больше он кино не снимал.
Bir daha da deneyen olmamıştır.Больше никто не предпринимал подобные попытки.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Отступая, русские подрывать форт не стали.
Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar."Они сели перед ним и также погрузились в созерцание и по прошествии какого-то времени достигли просветления.
Kızına bir daha Johnny ile görüşmemesini söyler.Он угрожает Анне тем, что она больше не увидит их сына.
Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar.Они покидают гнездо следующей весной.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.Больше сюда не приходи, понял?».
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.В родные места на Алтае им никогда не удалось вернуться.
Salinger, bir daha Burnett'la çalışmadı.Бурвиль принял решение никогда более не работать с Фернанделем.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Хильдеберт бежал, и его больше никогда не видели.
Diğerleriyse bir daha görülmedi.” ^Больше они не встретились.»
""Bir daha dünyaya gelsem Kürt olmak istemem"".Ещё раз становиться Сашей Белым я не хочу…».
Brian oğlu veya Amy'i bir daha göremeyeceğini anlar.Он объясняет, что Брайан никогда больше не сможет увидеть его или Эми, и он приносит свои извинения.
Filmi tamamlayabildiyse de, bir daha hiç bu ayarda film yapmayı denemedi.После этого всерьёз подумывала над тем, чтобы никогда больше не сниматься в кино.
Fonda daha sonra bir daha asla yapımcı olmayacağını belirtmiştir.В том же году он заявил, что отныне никогда не будет пить.
Moğollar, Balaban’ın sağlığında bir daha Delhi Sultanlığı topraklarına saldırmaya cesaret edemediler.Бей Дулкадира больше не осмеливался напасть на сирийские земли султаната.
Tılgadindzi'nin eşi ve yedi çocuğu bir daha görülmedi.Лесорубу и его жене нечем больше кормить своих семерых сыновей.
Guy kutsal kitap üzerine yemin ederek müslümanlara karşı bir daha bir silah kullanmıyacağına söz verdi.По некоторым сведениям, Лесли поклялся больше не поднимать оружие против короля.