Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Bir daha ne çalacak, ne kayıt yapacak, ne de turlara çıkacağım.“No renuncio ni doy parte de enfermo ni me voy de viaje.
Bir daha gitar çalması mümkün olmadı, ancak şarkı söyleyebiliyordu.Siempre grababa la guitarra, sin cantar.
Yüksek dozlu radyasyon tedavisi işe yaradı ve kanseri bir daha geri dönmedi.Tork se sometió a radioterapia para prevenir que el cáncer regresara.
Akadlar tarafından çökertilmesi sonrasında Sümerler bir daha eski haline gelemedi.Luego de ser arrestada, la pandilla no aparece otra vez.
Bu bir daha yaşanamazdı." şeklinde yorum yaptı."Quedé atrapado por aquella mirada", ha dicho en más de una ocasión.
Parti bir daha açılmadı.Nunca se reabrió el proyecto.
Ve bir daha kimse elini süremez.Nadie va a romper mi corazón otra vez.
Üçüncü eşinin 1736'da ölümünden sonra bir daha evlenmemiştir.No volvió a ser el mismo hasta después de que su esposa murió en 1836.
Bir dahaki sefere daha iyi yapacaksın.Farai meglio la prossima volta.
Bir dahakine seni hayal kırıklığına uğratmamayı deneyeceğim.La prossima volta cercherò di non deluderti.
Gençlik Tutkusu (Passion of Youth)nda belirttiği üzere: "Bir daha ne vatanımı ne de sahip olduklarımı gördüm.Il popolo con stupore diceva: "Non si è mai vista una cosa simile in Israele!".
Bir daha film çevirmek istemedi.Non girò mai più film.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.L'esperimento non è più stato ripetuto.
Videonun sonunda her şey normale dönmüş gibidir ve eskiz defteri kuklalara "Bir daha yaratıcı olmayalım." der.Al termine del video tutto pare tornato alla normalità e il taccuino propone "di non essere mai più creativi".
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570 - Baldor figlio di Brego entra nella Porta Proibita ed è disperso.
Lemberg'te uyandıktan sonra bir daha asla uyumadı.Fu portato all'ospedale di Lemberg (Leopoli), dove dopo essersi risvegliato non prese mai più sonno.
Bir daha da onları gören olmadı.E poi non l'ho mai più visto.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.Non lasciò alcuna discendenza che le sopravvisse.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Scontarono cinque anni in carcere e furono liberate a patto che non si fossero più incontrate.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Zippori e Lidda (sede di due delle maggiori accademie legali) non si ripresero mai più.
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''Non lo farò mai più, mi ha decisamente dato dei problemi».
Diğerleriyse bir daha görülmedi.” ^«Non le vedesti più?»
Bir daha o kişiden haber alınamaz.Lei non troverà mai più quell'uomo.
Ama bir daha onu kullanmaz.Non lo rivedrà mai più.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Giura che non lo farà più.
Bir daha asla Xander'ın yüzüne bakmamıştır.Non incontrerà mai più Jasper.
Bir daha evlenmedi.Non volle mai più risposarsi.
Taşbaş'tan bir daha haber alınamamıştır.Di Volpe non si sa più nulla.
Ömrü boyunca bir daha yazı yazmasına izin verilmedi.Non le fu mai permesso di riprendere a scrivere.
Yalnız Dağ, bir daha asla terkedilmedi.Solo le montagne non si incontrano mai.
Bir dahaki gelişinde ona test yapacağını söyler.Gli promette che un giorno gli insegnerà a prepararlo.
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.Thusnelda non tornò mai a casa.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Di entrambi non si seppe più nulla.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.È molto improbabile che gruppi diversi facciano gli stessi errori.
"Andıç bir daha tekrarlanır mı?".«"Non si può ripetere il passato?
Ancak, aynı gece ortadan kaybolan Aydın, bir daha görülmemiştir.Quello che successe nella camera dell'ammiraglio quella notte non è mai stato chiarito in modo definitivo.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Lei non deve più vederla!
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.I due ragazzi non si rivedranno mai più.
Dante sürgün edildikten sonra karısını bir daha görememiştir.Da quel momento, Dante non rivide più la sua patria.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Tuttavia, i giovani non si separano dalla madre prima del compimento del secondo anno.
I. Dünya Savaşından sonra bölge bir daha Romanya'nın eline geçti.Dopo la prima guerra mondiale il territorio è passato alla Romania.
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.È fuori stampa e non verrà ristampato.
Kupa, daha sonraki yıllarda bir daha düzenlenmemiştir.Dumat non ricomparve negli anni che seguirono.
Bu bir daha yaşanamazdı." şeklinde yorum yaptı."Qui non ci sarà più un'immagine," ordinò.
Hakikat-i hali bir daha ifade ve tasrih edeyim.Vorrei concludere semplicemente con una parola e con una preghiera.
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.Nina e sua sorella non rividero più il loro padre.
Doktor, Clara'ya bir daha kendisini geri yollamayacağını söyler.Hal si rende conto che forse non rivedrà mai più suo fratello.
MÖ 8. asırda yangın neticesi yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır.Nel XVIII secolo il campanile crollò a causa d'un incendio e non fu mai più riedificato.
Bir daha fiziksel olarak böyle şeyler yapar mıyım bilmiyorum.Non credo che potrò fare un'altra esperienza simile nella mia vita.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Da allora non è più tornato tra le sbarre.
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Da allora non si sono più lasciati.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Alla fine decide di non tornare in America e di rimanere a vivere in Asia.
Bundan sonra 'Senin için bir daha asla toplamayacağım.' dedim."Da ora in poi non lo farò mai più", una promessa mantenuta.
Isaac o günden sonra bir daha asla Rousseau'yu ziyaret etmemiştir.Dopo questo Rufus non compare più.
Birbirlerine aşık olmuşlar ancak bir daha görüşememişlerdi.Anche se ormai sono innamorati l'uno dell'altra, decidono che sia meglio non rivedersi più.
En sevdiği atını yangından kurtarmak için ahıra dalan Baron bir daha oradan çıkamaz.Durante i lavori per la loro rimozione il cavallo preferito dallo zar morì improvvisamente.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.Allora tornò indietro e non si fece più vedere..
"İnce Memed'den bir daha haber alınamadı.Invece di Milad non si hanno più notizie.
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Smarrirsi per non più ritrovarsi.
Zeus da Alkmene'nin üzerine bir daha hiçbir ölümlü kadınla birlikte olmaz.Bellinger non è più sola nel braccio della morte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod