Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir.Il refusa cependant, disant « je préfère mourir bottes aux pieds ».
O bir kez kurban oldu ve bir daha kurban olmayacağına dair kendine yemin etti".Il se jura à lui-même que plus jamais, on n'abuserait de lui.
1987 yılında küme düştükten sonra bir daha profesyonel liglerde yer alamadı.Quand elle arrive au parc en 2006, elle n'est plus capable de marcher.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Ses médecins sont formels, il ne pourra plus rejouer de guitare.
Hakikat-i hali bir daha ifade ve tasrih edeyim.Messieurs, il faut parler plus haut et plus vrai !
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi."Il ne devrait plus jamais être autorisé à marcher parmi nous."
O andan itibaren bir daha ayrılmazlar.Ils ne se sépareront plus après cela.
Bir daha ona bakarsa onu öldüreceğini söyler.Puis il lui annonce qu'il va la tuer.
Bran bir daha yürüyemeyeceğini öğrenir.Pavel ne sait plus où aller.
Bu hayat kitabına yazılmamış olanlar bir daha dirilmeyecekleri için ikinci ölüme gitmiş olacaklardır.Ils ne seront jamais dénoncés et ce jusqu'à la mort du dernier d'entre eux.
Çift 1978'de boşandı, ve Margaret bir daha evlenmedi.Ils divorcèrent en 1978 et elle ne se remaria pas.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.Il réitère à son fils l'ordre de ne plus la voir.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Depuis, on ne le reverra plus.
Antlaşmada müdahale hakkı bir daha belirtildi.Dans cette querelle le rôle du droit fut réaffirmé.
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.Il n’est vraisemblablement jamais revenu dans son pays natal.
Annem, Guido’nun bir daha asla dönmeyeceğini biliyordu.Ils partent pour la Guyane et n'en reviendront jamais.
Kendisinden bir daha haber alınamadı.On n'entend plus parler de lui.
Binanın girişi çok sağlamdı ve kapı kapandığı takdirde bir daha açmak mümkün değildi.Il y serait devenu si gros qu'il n'aurait pas pu en sortir, même si la porte était restée ouverte.
Bundan sonra 'Senin için bir daha asla toplamayacağım.' dedim."Il est pour eux que nous disons 'Plus jamais'.
Ama bu fikir, Anaximander'in ölümünden sonra bir daha hatırlanmamıştır.Cependant, il n'a aucun souvenir de ce qu'il s'est passé après avoir retrouvé Daisy.
Belki bir dahaki sefere!¡Quizá para la próxima!
Amcam bir daha dönmemek üzere 1983 yılında Meksika'ya gitti.Mi tío se fue a México en 1983, para nunca volver.
Bir daha asla!¡Otra vez no!
Lütfen bunu bir daha söyle.Por favor dígalo una vez más.
Lütfen bunu bir daha yapma.No hagas eso otra vez, por favor.
Doğduğu yeri bir daha dönmemek üzere terk etti.Él abandonó su pueblo natal para nunca volver.
Seni bir daha görmek istemiyorum.No quiero volver a verte.
Tom bir daha geç kalmayacağına söz verdi.Tom prometió que no volvería a llegar tarde.
Tom bunu bir daha yapmayacağına söz verdi.Tom prometió no volver a hacerlo.
Bir daha bu hatayı yapmayacağım.Nunca más cometeré ese error.
Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.Siento mucho lo occurido pero no os preocupéis. No volverá a suceder.
Bir dahaki sefer olmayacak.No habrá una próxima vez.
Vallahi bir daha oraya gitmeyeceğim.Te juro que no vuelvo a ir allí.
Oraya bir daha dönmemeyi tercih ederim.Prefiero no volver allí.
Bir daha asla içki içmeyeceğim.Nunca más volveré a beber.
Bu bir daha asla ama asla olmayacak.Esto no va a volver a pasar jamás.
Dünyaya bir daha gelsen hangi işi yapmak isterdin?Si volvieras a nacer, ¿a qué te gustaría dedicarte?
Tom, Mary'nin bir daha geri dönmeyeceğini düşünüyor.Tom cree que María no volverá nunca.
Bir daha asla bilgisayarımı kullanma.No vuelvas a usar mi ordenador.
Bir daha ağlamayacağım.No volveré a llorar.
O olaydan sonra Tom'u bir daha görmedim.Después de eso no volví a ver a Tom.
Tom'a bunu bir daha yapmayacağımı söyledim.Le dije a Tom que no lo volvería a hacer.
Huber'in eşi, o günden sonra bir daha Orff'u görmez.La esposa de Huber no vio nunca más a Orff.
Kelley iki küçük kızı bir daha görmemek üzere teslim etti.Kelley entregó a las niñas para no volverlas a ver de nuevo.
15 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ ""Sahneye anaokulunda çıktım, bir daha inmedim"".Archivado desde el original el 15 de diciembre de 2017. «"Sahneye anaokulunda çıktım, bir daha inmedim"».
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Uno de ellos alzó la voz y dijo: — No lograrán huir del castigo que merecen por ofender al rey de Uxmal.
9 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Serhat Hacıpaşalıoğlu – Rüya - Ben Bir Daha".Archivado desde el original el 9 de enero de 2016. «Serhat Hacıpaşalıoğlu – Rüya - Ben Bir Daha».
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.Adam y su madre nunca se reunieron.
Buna kızan firavun, Musa'ya eğer bir daha karşısına çıkarsa öldürüleceğini belirtti.Waraqa dijo, "Este es el mismo que mantiene los secretos que Alá había enviado a Moisés (el ángel Gabriel).
(“Biz üçümüz bir daha ne zaman buluşacağız?” - Macbeth: 1. perde, 1. sahne)."¿Cuándo volvemos a vernos?",​ dice una de las brujas (Primera línea de Macbeth).
Bir dahaki gelişinde ona test yapacağını söyler.Entonces ella le dice que en la siguiente visita le gustaría hacerle una pequeña prueba.
Ortaya bir daha kart koymaz.Creo que parece que no escribo nada más.
Un altro bacio! — Addio! - "Bir öpücük anne!; bir daha öpücük!¡Otro beso! - ¡Adiós!".
Briggs ailesi ve gemi personelinden ise bir daha haber alınamadı.Briggs, su familia y la tripulación nunca fueron encontrados.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Tzippori y Lydda (sitio de dos de las academias legales principales) nunca fueron reconstruidas.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi."No volverá a enojarme ¿Verdad?..."
Diğerleriyse bir daha görülmedi.” ^Y nunca lo volví a ver".
Öğrendiği bir şeyi bir daha unutmamaktadır.Nunca olvida lo que aprende.
Ancak Nicholas daha sonra eve hiç gitmemişti ve kendisinden bir daha da haber alınamamıştı.Nicholas nunca llegó a casa y desde entonces se le perdió el rastro.
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.No volvió a actuar en política.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod